22.09.2007 22:00
Sakarya'da106. Başörtüsü Eylemi
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sakarya Başörtüsü Platformu 106.Başörtüsü Eylemini gerçekleştirdi.

Sakarya Başörtüsü Platformu 106.Başörtüsü Eylemini gerçekleştirdi. Ana eksenini gündemdeki "sivil anayasa" tartışmalarının oluşturduğu basın açıklamasında ayrıca YÖK ve ulusal medyanın başörtüsü yasakçılığındaki tavırları protesto edildi.

Sakarya Başörtüsü Platformu adına Özgür-Der Geyve Temsilciliği üyesi Mustafa Özer tarafından okunan basın açıklamasında; "sivil anayasa" hazırlığı konusunda gelinen nokta değerlendirildi. Açıklamada, kararın Başbakanın inisiyatifine bırakılması ve yasağın sadece üniversitelerde kaldırılmasına yönelik çözüm arayışları ile ilgili olarak şu ifadelere yer verildi. "Hayatın her alanında, müslümanların rahatça ve özgürce İslami inanç ve kimlikleri gereği taktıkları başörtüsünün sadece üniversiteler gibi sınırlı ve kısıtlı bir alana sıkıştırılmak istenmesi açıkça bir dayatmadır, zorbalıktır. Ayrıca; on binlerce Müslümanı ilgilendiren böyle yakıcı bir sorunu bir kişinin tekeline bırakmış olması da Ak Partinin bu konudaki ciddiyetsizliği ve samimiyetsizliği olarak algılanacaktır."

Özer, YÖK Başkanı Teziç'in Rektörler Komitesi toplantısı sonrası yaptığı basın açıklamasında "Kılık kıyafet yönetmeliğinde başörtüsü lehine bir karar değişikliği yapmak hukuken mümkün değildir. Bakın daha önce iki parti kapatıldı" gibi sözlerle hükümete ve halka gözdağı vermeye çalıştığını, Hürriyet'in Başyazarı Ertuğrul Özkök'ün ise "Başörtüsü serbest olacağına darbe olsun daha iyi" başlıklı bir yazı kaleme alarak darbeye ve darbecilere açık bir çağrı yaptığını belirtti. İslam'dan, başörtüsünden, namazdan ve namaz kılanlardan büyük rahatsızlık duyanlar olduğunu söyleyen Özer açıklamasına "Yapılması gereken, İslam'a her zamankinden çok daha fazla sahip çıkmaktır. Yapılması gereken, başörtüsüne özgürlük için verilen mücadeleleri desteklemek ve omuzlamaktır. Yapılması gereken; içimiz ürpererek, takvayı kuşanarak,  Rabbimizden sabır ve namaz ile yardım dilemektir." sözleriyle devam etti.

Özer, açıklamasını şu cümlelerle bitirdi. "Açıklamamızı bu hafta içinde vefat eden, İslami camianın mücadeleci şahsiyetlerinden Fikret Özdemir ağabeyimize Rabbimizden rahmet ve mağfiret dileyerek bitirmek istiyoruz. Hayatını İslami mücadeleye adadığına şahitlik ettiğimiz Fikret Özdemir'i Rabbimizin huzuruna uğurlarken inşallah mekanı cennet olur diyoruz. Amin."

"Zulme Karşı Direneceğiz; Başörtüsüne     Özgürlük" ve "Tevhid Adalet Özgürlük" yazılı pankartlar taşıyan platform mensupları, eylemde "Direne Direne Kazanacağız" sloganını attılar. Eylemde "Namazımız Orucumuz Başörtümüz Kimliğimizdir", "Direnmek; O'nun İçin O'nun Adına, Direnmek; Zulme ve Zalime Karşı, Dün Bugün Yarın" yazılı dövizler de taşındı.

 

Sakarya Başörtüsü Platformu 106. Basın Açıklaması Tam Metni:

 

 

Sivil anayasa mı? Yoksa darbecilerle uzlaşma arayışı mı?

Başörtüsü yasağı yine gündemin ilk sırasındaki yerini koruyor. 22 Temmuz'dan aldığı cesaret ile mevcut anayasayı değiştirerek "sivil bir anayasa" taslağı hazırlama çabası içerisine giren AKParti söz konusu anayasa taslağı üzerindeki çalışmalarını bitirdi. Komple bir anayasadan çok gündem başörtüsü konusunun ne olacağına odaklanmış durumda. Tüm hazırlıklarını bitiren heyet başörtüsü üniversitelerde serbest olsun mu olmasın mı konusunda tüm inisiyatifi Başbakan Erdoğan'a bırakmış görünüyor. Bundan sonra Başbakan'ın neyi gözeteceği, nasıl ve ne şekilde karar vereceği önem kazanmış gibi duruyor.

Bu konuda Sakarya Başörtüsü Platformu olarak şunu ifade etmek istiyoruz;

Başörtüsünün, "türban" adı altında üniversitelerde serbest olup olmaması noktasına indirgenmesi hiçbir şekilde kabullenilemez bir durumdur. En başta başörtüsü İslam'ın açık bir emridir ve asırlardır bu coğrafyada bu şekilde kullanılmaktadır. Hayatın her alanında Müslümanların rahatça ve özgürce İslami inanç ve kimlikleri gereği taktıkları başörtüsünün sadece üniversiteler gibi sınırlı ve kısıtlı bir alana sıkıştırılmak istenmesi açıkça bir dayatmadır, zorbalıktır. Ayrıca; on binlerce Müslümanı ilgilendiren böyle yakıcı bir sorunu bir kişinin tekeline bırakmış olması da Ak Partinin bu konudaki ciddiyetsizliği ve samimiyetsizliği olarak algılanacaktır. Toplumun kahir ekseriyetinde çok geniş bir kabul gören başörtüsü konusunda Başbakan'ın alacağı tavır, beklentileri boşa çıkaracak bir sonucu doğurmamalıdır.

Bununla birlikte üniversitelerde başörtüsüne özgürlük konusu gündeme gelince YÖK Başkanı Erdoğan Teziç başkanlığında Rektörler Komitesi olağanüstü olarak toplandı ve Hükümete ve Müslüman halka göz dağı vermeye yönelik açıklamalar yaptı. Basına konuşan Teziç;

"Kılık kıyafet yönetmeliğinde başörtüsü lehine bir karar değişikliği yapmak hukuken mümkün değildir"

"Bakın daha önce iki parti kapatıldı" gibi sözlerle vermek istediği gözdağının boyutlarını da ortaya sermiş oldu. Ayrıca yine bununla alakalı olarak Kartelin amiral gemisi Hürriyet'in Başyazarı Ertuğrul Özkök; "Başörtüsü serbest olacağına darbe olsun daha iyi" başlıklı bir yazı kaleme alarak darbeye ve darbecilere açık bir çağrı yaptı.

Tüm bunlar açıkça göstermektedir ki;

Bazıları İslam'dan, başörtüsünden, namazdan ve namaz kılanlardan büyük rahatsızlık duymaktadır, korkuya kapılmaktadır. On yıllardır İslam'ı ve Müslümanları hiçe sayan bu zihniyet bugün açıkça darbe şakşakçılığına soyunmuş durumdadır. Yapılması gereken, İslam'a her zamankinden çok daha fazla sahip çıkmaktır. Yapılması gereken başörtüsüne özgürlük için verilen mücadeleleri desteklemek ve omuzlamaktır. Yapılması gereken, namazımıza her zamankinden çok daha fazla sahip çıkmaktır. Namazımızı korumaktır. Başörtümüzü korumaktır. Yapılması gereken; içimiz ürpererek, takvayı kuşanarak,  Rabbimizden sabır ve namaz ile yardım dilemektir.

Açıklamamızı bu hafta içinde vefat eden, İslami  camianın mücadeleci şahsiyetlerinden Fikret Özdemir ağabeyimize Rabbimizden rahmet ve mağfiret dileyerek bitirmek istiyoruz. Hayatını İslami mücadeleye adadığına şahitlik ettiğimiz Fikret Özdemir'i  Rabbimizin huzuruna uğurlarken inşallah mekanı cennet olur diyoruz. Amin.