Gençlik Seminerleri Devam Ediyor…
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
19 Aralık 2009 Cumartesi günü Özgür-Der Küçükçekmece Şubesinde gençlere yönelik aylık seminerlerin ikincisi yapıldı.

Sezen Akyıldız ve Merve Tahmaz'ın konuşmacı olduğu bu seminerde konu "Dua" idi.

İlk konuşmacı Sezen Akyıldız sözlerine duanın kelime ve terim anlamını yaparak ve duanın bir hayat tarzı olduğunu hatırlatarak başladı. Sadece sözlü duanın yetmeyeceğini aynı zamanda dua edip eylem yani bir faaliyet göstermemiz gerektiğini vurguladı.  

Konuşmacı sözlerine "Dua ederken önceliğimiz kendimiz, kendi dünyevi isteklerimiz değil zulüm altında olan kardeşlerimiz olmalı ve şeytandan korunmamızı, Allah yolunda dosdoğru yürüyen, ayaklı Kur'an'lar olmayı dilemeliyiz. Ve dua ederken ben diye değil biz iye dua etmeliyiz" diyerek devam etti.

Günümüzde insanların dua kavramını nasıl yanlış algıladıklarının üzerinde duran Akyıldız Kur'an'dan ayetlerle örnekler vererek konuşmasını bitirdi.

İkinci konuşmacı olan Merve Tahmaz, duanın tanımını yaparak ve duanın kelime ve terim anlamını açıklayarak konuşmasına başladı.

Duanın varlık gayemiz olduğunu ve Allah'ın duamıza muhtaç olmadığını sık sık vurguladı.

Ve duadaki aracılık konusu hakkındaki görüşlerini şöyle beyan etti.

"Tevhid ve duayı birbirinden ayırmamak gerekir. Hatta dua tevhid demektir.

Kur'an'ın 1/3 'ü müşriklerden bahseder. Müşrikler Allah'a dua etmezlerdi ve araya aracı olarak putlarını koyarlardı.

Bugün Müslümanları bekleyen en büyük tehdit müşrikleşmektir."

"Kur'an'ın hiçbir yerinde Allah'ın birliği söz konusu değildir. Allah'ın birliği anlatılır. Buna örnek olarak İhlas Suresi'ni verebiliriz. Burada da görüyoruz ki Allah'ı teklemeliyiz."

Bir başka alt başlık olarak peygamberler ve dua konusu işlendi.

Peygamberlerin hayatlarının her aşamasında duanın olduğu ve onların hiçbir zaman keyfi dua etmediklerini aynı zamandı beddua noktasında da peygamberlerin hayatına bakmamız gerektiğine; çünkü onların yine bedduayı da çok az ve keyfi olarak yapmadıklarına değinildi.

Ve onların ortak özelliklerini teslimiyet olduğu söylendi. Örnek olarak şunlar verildi:

1. İmran Ailesi. İmran'ın karısının bir türlü çocuğu olmuyordu ve çocuğu olması için durmadan Allah'a canı gönülden dua ediyordu. Duası kabul olunca henüz doğmamış olan çocuğunu Allah'a adamıştı.

2.  Hz. Zekeriya. Hz. Zekeriya'nın çok yaşlı ve eşi  kısır olduğu için çocuğu olmuyordu. Ve bu yüzden sürekli Allah'a dua ediyordu. Sonunda Allah bu dualarının karşılığı olarak ona bir çocuk bağışlamıştı.

Merve Tahmaz Duanın yapısında teslimiyet, tevhid, tesbih, sabır, şükür gibi kavramlar söz konusudur diyerek Asr Suresi ile sözlerini noktaladı.

Gençler için düzenlenen seminer sorulan sorular ve yapılan bazı açılımlarla son buldu.

Haber: M. Sevra Türkmen
Fotoğraf: Ahsen Şener

DİĞER HABERLER