23.01.2010 18:00
Diyarbakır'da İhya-Der Kararı Protesto Edildi
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Elazığ İhya-Der başkan ve üyelerine verilen toplam 150 yıllık hapis cezası Diyarbakır'da yüzlerce kişinin katılımıyla protesto edildi.

Sessiz Protesto

 

Elazığ İhya-Der yönetici ve üyelerine verilen toplam 150 yıllık hapis cezası, Özgür-Der, Mustazaf-Der, Mazlumder ve Memur-Sen'in aralarında bulunduğu 41 STK tarafından Diyarbakır Dağkapı Meydanında, ağızlara yapıştırılan bantlarla sessizce protesto edildi.

 

"Sivil Toplum Kuruluşları Susturulamaz"

 

"Sivil Toplum Kuruluşları Susturulamaz" pankartının açıldığı eylemde, "Meşru Hakların Suç Sayılması Zulümdür, Vampir Yarasalar Karanlığı Bekler, Derinler Yine İş Başında, Cenaze Namazına Kutlu Doğuma Bende Katıldım Bana da 150 Yıl" şeklinde dövizler taşındı. Ayrıca, "Suç 1: Kutlu Doğum Programına Katıldı, Suç 2: Kutlu Doğum Programını, Suç 3: Hz. Hüseyin'in Kerbela Tiyatrosuna Katıldı, Suç 4: Bölgedeki STK'larla Dayanışma İçinde Bulundu, Suç 5: İhtiyaç Sahiplerine Yardımcı Oldu, Suç 6: Ramazan Etkinliğine Katıldı, Suç 7: Mitinglere Katıldı, Suç 8: Seminer Organize Etti" gibi dövizlerle verilen cezanın hukuksuzluğu ortaya kondu.

 

Mehmet Eroğlu'nun sivil toplum kuruluşları adına okuduğu ortak basın açıklamasında, Sivil alandaki temel hak ve özgürlüklerle ilgili meşru çalışmaların niyet okumalarla, suç olarak algılanması bir zihniyet sorunu olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, toplumsal barış ve bir arada adil bir yaşam için herkesin kendi inanç ve değerleriyle, görüşüyle var olması ve faaliyet yürütmesinin en temel hak olduğu ifade edildi.

 

"İrtica İle Mücadele Eylem Planı" Uygulanıyor mu?

 

Ergenekon davasında ıslak imzalı belgenin kriminal incelenmesinde yargılanan sanığa ait olduğu tespit edildiği halde delil olarak kabul edilmediğini hatırlatan Eroğlu; İhya- Der Genel Merkezi'nin arandığı sırada üyelerin bile varlığını kabul etmediği bilgisayar çıktısı/ fotokopi belgenin mahkemelerce kabul edilmesi düşündürücü olduğu kadar ürkütücü de olduğunu söyledi. Eroğlu; "İrtica eylem planı çerçevesinde mütedeyyin çevrelerin ev ve kurumlarına belge, silah bırakma gibi yürütülecek komplo faaliyetlerinin uygulamaya konduğu şüphesini güçlendirmektedir. Ayrıca, operasyonun hazırlık aşamasındaki ilgili kolluk amiri Ergenekon kapsamında halen tutuklu bulunması da dikkat çekicidir" dedi.

 

"Cezalar Kaldırılmalıdır"

 

İhya-Der üyelerine karşı soruşturma ve yargılamadan doğan meşru haklarının ihlalini kınadıklarını belirten Eroğlu; "Dini veya diğer hassasiyetleri nedeniyle çalışma yapan STK'ların ulusal ve uluslar arası hukuka göre meşru faaliyetleri suç sayılmamalı, hakları engellenmemeli, soruşturmalara son verilmeli, cezalar kaldırılmalıdır." dedi.

 

Yapılan konuşmaların ardında karara tepki göstermek amacıyla 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi. Grup daha sonra sessiz bir şekilde dağıldı.

 

Islah-Haber / Diyarbakır

 

 

 

 

 

 

 

 

Açıklamanın Tam Metni:

 

Biz aşağıda isimleri bulunan sivil toplum örgütleri olarak bugün burada, sivil toplumun meşru faaliyetlerinin suç sayılmasını protesto etmek amacıyla bulunmaktayız.          

                                                                                                                         

MEŞRU HAKLARIN SUÇ SAYILMASI ZULÜMDÜR

 

Sivil toplum örgütleri, Türkiye'de dini, etnik veya diğer hak taleplerinin yaşama geçirilmesi için çalışan vazgeçilmez unsurlardır. Son yıllarda farklı sivil toplum örgütlerinin yasal ve meşru faaliyetleri, örgütsel faaliyetler olarak suçlanmakta ve üyelerine cezalar verilebilmektedir. Hak savunucuları cezaevine kapatılabilmektedir. En son Elazığ'da İhya-Der Genel Başkanı ve 18 üyesine, 150 yıl hapis cezası verilmesi bu kabildendir. Bu ceza ve bu cezanın gerekçesi büyük haksızlıklar içermektedir.

 

Türkiye yasaları ve İnsan Hakları Avrupa sözleşmesi ve mahkemesi kararlarına göre; hakaret, müstehcenlik veya şiddete çağrı yapılmadığı sürece ifade özgürlüğü sınırlandırılmamalıdır. Aynı şekilde başkalarının hak ve özgürlüklerini sınırlamayan, baskı ve şiddet içermeyen her türlü faaliyet, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı kapsamındadır. Bu yönleriyle tamamı meşru olan aşağıdaki fiillerin ceza verilmede gerekçe gösterilmesi, soruşturmaya konu olması hukuka ve insan haklarına açıkça aykırılıktır. Şöyle ki;

-Dernek içerisinde düzenlenen toplantının organize edilmesi veya katılım,

-Dernek bünyesinde uzlaşı ve sivil toplum komisyonu, taziye ve ilmi araştırma komisyonlarını kurmak veya katılmak,

-Ramazan ve Kardeşlik isimli konferansının organize edilmesi veya katılım,

-Kutlu doğum haftası etkinliğinin organize edilmesi veya katılım,

-Miting organize edilmesi veya katılım,

-Düğün törenlerinin organize edilmesi veya katılım,

-Dernek üyelerinin misafir kabul etmesi,

-İhtiyaç sahiplerine kurban eti dağıtımı,

-"Hz. Hüseyin'in şehit edilmesi ve Kerbela" konulu tiyatro etkinliğinin organize edilmesi veya katılım,

-Öğrencilere yönelik yardım faaliyetlerinin organize edilmesi,

-Filistin'e yardım etkinliği, ölen Filistinliler  için giyabi cenaze namazının organize edilmesi ve düzenlenen mitinge katılım,

-Dayanışma gecesi düzenlemek, yasadışı örgütsel faaliyetler olarak kabul edilip cezalandırma gerekçesi yapılmıştır

 

Tamamı sivil toplum örgütlerinin usulünce kabul edilmiş tüzüklerinde bildirilen faaliyet alanları içinde bulunan ve yetkililerin bilgisi dâhilinde yasal olarak yapılan çalışmaların örgütsel faaliyet olarak gösterilmesi zulüm olduğu kadar, hukuk skandalıdır da.

 

İfade ve örgütlenme özgürlüğü; bir düşünce, inanç, kanaat, tutum veya duygunun barışçıl yollardan açığa vurulmasının veya dış dünyada ifade edilmesinin ve bunun için örgütlenmenin serbest olması demektir. İfade özgürlüğü, sadece kabul gören fikir ve ifadeler için değil, halkın veya resmi ideolojinin hoşuna gitmeyen, hatta şok eden ifadeler için de sağlanır, sağlanmalıdır. Tektipçiliği ve belli kalıplara girmeyi zorlayan; çok sesliliği, farklılıkları engelleyen tutumlar kabul edilemez, kabul etmeyeceğiz.

 

Başkalarının hak ve özgürlüklerini ihlal eden -şiddete yönelik faaliyetleri- yasal olarak soruşturma veya cezalandırılma gerekçesi olarak değerlendirilebilir ise de, bunları içermeyen faaliyetlerin bu kapsama alınması haksızlıktır.

 

Ergenekon davasında ıslak imzalı belgenin kriminal incelemesinde yargılanan sanığa ait olduğu tespit edildiği halde delil olarak kabul edilmemesine rağmen, İhya-Der Genel Merkezinin aranmasında ise, dernek yetkililerinin kabul etmediği bilgisayar çıktısı/fotokopi belgenin mahkemece delil olarak kabul edilmesi düşündürücü olduğu kadar ürkütücüdür de.

 

Bu durum irtica eylem planı çerçevesinde mütedeyyin çevrelerin ev ve kurumlarına belge, silah bırakma gibi yürütülecek komplo faaliyetlerinin uygulamaya konduğu şüphesini güçlendirmektedir. Ayrıca bu operasyonun hazırlık aşamasındaki ilgili kolluk amirinin Ergenekon davası kapsamında halen tutuklu bulunması da dikkat çekicidir.

 

Sivil alandaki temel hak ve özgürlüklerle ilgili meşru çalışmaların niyet okumalarla, suç olarak algılanması bir zihniyet sorunudur. Toplumsal barış ve bir arada adil bir yaşam için herkesin kendi inanç ve değerleriyle, görüşüyle var olması ve faaliyet yürütmesi en temel haktır. Bu haklar hiçbir şekilde engellenmemelidir.

Sonuç olarak;

-Temel hak ve özgürlükler ideolojilere kurban edilemez.

-Şiddete yönelik olmayan, ifade ve örgütlenme özgürlüğü kapsamındaki faaliyetleri suç olarak değerlendiren zihniyet terk edilmeli, bir arada eşit ve adil yaşamaya değer verilmelidir.

- İhya-Der üyelerine karşı soruşturma ve yargılamadan doğan meşru hakların ihlalini kınıyoruz.. 

- Dini, etnik veya diğer hak talepleri nedeniyle çalışma yapan STK'ların ulusal ve uluslar arası hukuka göre meşru faaliyetleri suç sayılmamalı, ifade ve örgütlenme hakları engellenmemeli, soruşturmalara son verilmeli, cezalar kaldırılmalıdır.

 

Ay-Der, Anadolu Gençlik, Diyanet-Sen, Diğ-Der, Özgür-Der, Eğitim-Bir-Sen, Mustazaf-Der, Memur-Sen, Sağlık-Sen, Enerji-Bir-Sen, Mazlumder, Kültür-Memur-Sen, Birlik-Haber-Sen, İnsan ve Erdem, Toç-Bir-Sen, Dicle Fırat Diyalog Grubu, Diyarbakır İnsani Yardım Derneği, Gönül Köprüsü Derneği, Özerk Diyanet, Şura-Der, İkra-Der, İlim-Der, Cami-Der, Ulaştırma Memur-Sen, Bayındır Memur-Sen, Köy-Der, Hizmet-Der, İhya-Der, Sahabe-Der, Hayat-Der, Islah Hareketi, İrşad-Der, Öğ-Der, Müsiad, Diyarbakır Düşünce Okulu Der, Büro Memur Sen, Emekli Bir Sen, Hür Der, Bem-Bir Sen, Köprü Der, Bağıvar Der

DİĞER HABERLER