14.02.2010 23:27
Diyarbakır “Geleceğimizi Karartmanıza İzin Vermeyeceğiz”
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Meslek Liseleri mezunlarının üniversiteye girişinde uygulanan katsayı adaletsizliğini aza indiren 17 Aralık 2009 Tarihli YÖK kararının da Danıştay 8. Dairesi tarafından yürütmesinin durdurulmasına bir tepki de Diyarbakır’dan geldi.

Aralarında Özgür-Der, Mustazaf-Der, Mazlum Der, Ay-Der ve Memur-Sen'in de bulunduğu 44 kurum, Ofis AZC plaza önünde ortak basın açıklaması yaparak Danıştay 8. Dairesi'nin vermiş olduğu kararı protesto ettiler.

Sivil toplum örgütlerinin öncülüğünde gerçekleşen ve katsayı mağdurları öğrencilerin de katıldığı eylemde, "Geleceğimizi Karartmanıza İzin Vermeyeceğiz" pankartı açıldı ve "Danıştay Darbesine Hayır, "Müslümanlar Zulme Boyun Eğemez, Darbeci Baro Zorba Danıştay, İslam Düşmanı Yargı Bürokrasisi, Zalimin Zulmü Varsa Müminin De Rabbi Var, Darbeci Baro Hesap Verecek" şeklindeki dövizler taşındı.

Yasin Yıldız'ın yönettiği eylemde, katsayı mağdurlarından Mushap Aydın 44 STK adına basın açıklaması okudu. 

Konuşması sık sık "Zulme Karşı Direneceğiz, Danıştay Şaşırma Sabrımızı Taşırma ve "Zulme Karşı Omuz Omuza" şeklinde sloganlarla kesilen Mushap Aydın, Danıştay'ın elindeki gücü halka karşı fütursuzca kullandığını ve tarihe kara bir leke olarak geçecek bir hukuk skandalına imza attığını söyledi.

Tüm gelişmiş ülkelerde Mesleki ve teknik eğitimin özendirildiğini, eğitim kalitesinin arttırıldığını, bu ülkelerin istihdam politikalarının, ekonomik, sosyal ve kültürel beklentilerine göre bu okullardaki eğitimin desteklendiğini belirten Aydın, Türkiye'de ise Meslek Liselerinin durumu adeta yaz-boz tahtasına döndüğünü ifade etti.

Ak Parti iktidarının yargı sistemini baştan aşağı değiştirmesi gereğinin vurgulandı açıklamad, "Hükümetin; tüm yargı sistemini baştan aşağı düzeltip halk iradesine dayalı yeni bir anayasa ile istediği gibi çelişkili kararlar verebilen yargı mensuplarının hesap vereceği düzenlemeler yapması gerekmektedir. Hükümet, tepesine dikilen kapatma sopası ve demokles kılıcıyla yapılan zulümleri görmezden gelemez.

Ak Parti Hükümeti bütün insiyatifine rağmen; ne yazık ki; İktidar olup, salt çoğunlunu elde etmesine rağmen pasif ve uzlaşmacı varlığıyla, kalıcı ve yasal yollarla değil, günü birlik kurumlar üzerinden bir ileri iki geri mantığı ile 7 yıldır kamuoyu desteğine rağmen, ne yazık ki muktedir olamamıştır."şeklinde ifadeler kullanıldı.

 

Açıklamanın tam metni:

Kafes - Balyoz harekat planları işlemeye devam ediyor…

Ülke sorunlarının had safhada olduğu, toplumun tüm kesimlerinin adeta kendini gözden geçirip değiştirdiği ve daha özgürlükçü bir ortam oluşturmak için herkesin elinden geleni yapmaya çalıştığı bir dönemde Danıştay 8. Dairesi, YÖK'ün üniversiteye girişte farklı katsayı uygulanmasına ilişkin 17 Aralık 2009 tarihli kararının yürütmesini oy birliğiyle durdurdu.

Danıştay 8.Dairesi kara bir leke olarak tarihe kaydedilecek bir hukuk skandalı kararına imza atmıştır. Danıştay bu kararla, milletin alın teriyle toplanan vergilerle oluşturulan kurumlardan olduğunu unutarak ve millete zulmederek halka karşı yetkilerini silah olarak kullanmaktadır.

Ülkemizin zor dönemlerden geçtiği, bu kritik dönemlerin bir takım faşizan ruhlu insanlar tarafından her zaman istismar edildiğinin farkındayız. Çünkü bir avuç azınlığın, yönetim erk-ini elinde tuttuğunu, ne zaman hegemonyalarına son verecek, ket vuracak demokratik açılımlar ve uygulamalar yapılmaya çalışılsa; Yargı, Yürütme, Yasama birimleri ile karşı karşıya gelmekteyiz. Demokrasiden dem vurup da demokratik olmayan yürütme durdurulması talebine evet oyu verenleri de bu millet unutmayacaktır.

Sözde hukuku temsil eden ve darbelere çanak tutan İstanbul Barosunun âdete halktan saklanarak gizli bir şekilde Danıştay'a. başvurması İstanbul Barosunun yüz karasıdır. Bu durum İstanbul Barosunun iflas etmiş ideolojik sapkınlıkların militan yuvası haline gelmiş olduğunu bir kez daha göstermiştir. Baronun Hukuk ve insan hakları alanında yaşanan sıkıntılara hiçbir çözüm önerisi getirememiş olması, Ergenekon ve cuntaların milletin mukaddesatlarına saldırdığı bir dönemde piyasada boy göstermesi manidardır. 

Sabih Kanadoğlu'nun, siyasallaşan İstanbul Barosu ve Danıştay'ın önceden birlikte tasarladıkları izlenimi veren bu karar ve gelişim aşaması bizleri halen derin devletin nelere kadir olduğu, toplumu nasıl gerdirme çabası planını uygulamaya koyduğunu düşündürmektedir.   Danıştay da sözde hukuk adına alınan bu kararla, adama- ideolojiye göre muamele, çifte standart uyguladığını bir kez daha göstermiştir.

Bu kararı ile son günlerde hukukun siyasallaştığını özelikle Ergenekon yapılanmasında hukuk sistemimizin anlayışının geldiği nokta bakımından oldukça düşündürücü ve üzüntü vericidir.

Tüm gelişmiş ülkelerde Mesleki ve teknik eğitimin özendirilmekte, eğitim kalitesi arttırılmakta, ülkenin istihdam politikasına, ekonomik, sosyal ve kültürel beklentilerine göre bu okullardaki eğitim desteklenmekte iken,  Ülkemizde meslek liselerinin durumu adeta yaz-boz tahtasına dönmüştür. Yıllarca hukuk adına alınan siyasi ve ideolojik kararlarla gençlerimizin geleceği karartılmakta, vasıfsız ve niteliksiz fertler yetiştirilerek toplumun temel dinamiklerinin önüne engeller çıkarılmaktadır.

Çelişkiye bakın! Meslek Lisesi elektrik bölümü mezunu olan biz öğrenciler, düz lise mezunu olan öğrencilere göre 50 puan daha fazla alması lazım ki Elektrik Mühendisliğini kazana bilelim. Bu durun ne akla ne vicdana ne de izana sığmayacak bir zulümdür.

Bu aşamada "Meslek Liseleri Memleket Meselesi" olarak meseleyi sloganlaştıran Hükümet derhal bu konuyu yasal düzenleme yaparak ülke gündeminden düşürerek bu zulmü kökünden çözmelidir. Diploma notları yüksek ve başarılı gençler olarak YÖK'ün kararına güvenerek meslek liselerini tercih ettik, ne yazık ki yargı bu kararı ile biz gençlerin hevesini kursağında bırakmıştır. Milyonlarca öğrenci ve aileleri bu kararın mağduru olmuşlardır.

Bu siyasi kararlar bir milyondan fazla öğrencimizin psikolojik morallerini bozmak için hedeflenmiştir. Ama bizlerin akıtacağı her damla gözyaşı, Mahkeme-i Kübra da mazlumun zalimden hakkını alacağı gün, zalimin zulmünden daha şiddetli olacaktır.

Hükümetin; tüm yargı sistemini baştan aşağı düzeltip halk iradesine dayalı yeni bir anayasa ile istediği gibi çelişkili kararlar verebilen yargı mensuplarının hesap vereceği düzenlemeler yapması gerekmektedir. Hükümet, tepesine dikilen kapatma sopası ve demokles kılıcıyla yapılan zulümleri görmezden gelemez.

Ak Parti Hükümeti bütün insiyatifine rağmen; ne yazık ki; İktidar olup, salt çoğunlunu elde etmesine rağmen pasif ve uzlaşmacı varlığıyla, kalıcı ve yasal yollarla değil, günü birlik kurumlar üzerinden bir ileri iki geri mantığı ile 7 yıldır kamuoyu desteğine rağmen, ne yazık ki muktedir olamamıştır.

Unutulmamalıdır ki, hiçbir şey, "bitsin, gitsin, olmasın artık" demekle değişmeyecek. Eğer gerçek manada değişimden bahsetmek istiyorsak, önce bedelini ödeyeceğimiz fedakârlıklar yapabilmeliyiz.

Biz inanan insanlar olarak umudumuzu hiç kaybetmedik. Zulmün bir gün yerini adalete, hukuka, insan haklarına, eşitliğe bırakacağına inancımız tamdır. Ancak zaman göstermiştir ki; mücadelemizin başından bu yana değişen bir şey olmamıştır. Genelde insan hak ve hürriyetleri özelde ise katsayı ve başörtü üzerindeki baskı ve ayrımcılık açık bir şekilde devam etmektedir.

Biz mazlumun yanındayız, Meslek lisesi mezunları için elit tabaka olmadıklarından bahisle eşit olmadıklarını söyleyen zihniyeti lanetliyoruz, meslek lisesi mezunlarına hukuk, mühendislik ve tıp yollarını layık görmeyen zihniyeti lanetliyoruz ve meslek lisesi mezunlarının bu okullara girmesini engellemek için hukuki kılıf uyduranları lanetliyoruz.

Biz aşağıda isimleri bulunan sivil toplum kuruluşları, veli ve öğrenciler olarak diyoruz ki; Her türlü engellemelere rağmen gelecek; insanlık adına mücadele eden, tarafını haktan, hukuktan ve özgürlüklerden yana koyanların olacaktır.

KATILIMCILAR :

Anadolu Gençlik, Ay-Der, Bağı var Der, Bayındır Memur–Sen, Bem Bir-Sen, Birlik Haber–Sen, Büro Memur-Sen, Cami Der, Dicle Fırat Diyalog Grubu, Di-Der, Din Bir Sen, Diyanet-Sen Diyarbakır Düşünce Okulu Der, Diyarbakır İnsanı Yardım Derneği, Eğitim Bir-Sen, Emekli Bir–Sen, Enerji Bir-sen, Gönül Köprüsü Derneği, Hayat Der, Hizmet Der, Hür Der, Islah Hareketi, İhya Der, İkra Eğitim Der, İlim Der, İnsan ve Erdem, İrşad Der, Kardeş Der, Köprü Der, Hak Sen, Köy Der, Kültür Memur-Sen, Eğitim Hak Sen, Mazlumder, Memur Sen, Mustazaf–Der, MÜSAİD, Öğ-Der, Özgür-Der, Sağlık-Sen, Sahabe Der, Şura Der, Toç Bir-Sen,  Ulaştırma Memur-Sen.

DİĞER HABERLER