Ece Nur'un Mağduriyetine Mazeret: Kanunsuz Yönetmelikler
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Özgür-Der: “Eğitim ve öğrenim hakkı ile inanç özgürlüğü gibi iki temel hakkın bir kıytırık yönetmelikle yasaklanması karşısında hükümetin diyecek ve yapacak hiçbir şeyi yok mudur? Bu bir acizlik midir yoksa ‘Biz elimizden geleni yaptık ama buraya kadarmış!’ pişkinliği mi?”

Ece Nur Özel'in mağduriyeti üzerine Selahattin Demirtaş'ın verdiği soru önergesine Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun yönetmelikler mazeretine sığınarak sürgünü sahiplenmesi üzerine Özgür-Der Diyarbakır Şubesi bir basın açıklaması yaptı. Özgür-Der Diyarbakır Şubesi Başkanı Av. Serdar Bülent Yılmaz tarafından yapılan açıklamada Bakan Çubukçu'nun verdiği cevaptan hükümetin veya en azından Milli Eğitim Bakanlığının gündeminde başörtüsü yasağının olmadığının anlaşıldığı ifade edildi. Vahim olanın bakanın, yasakçı mevzuatı yapılan haksızlığa gerekçe göstermesi ve yapılanların hukuki ve üstelik kanuni olduğunu ima etmiş olması olduğunu belirten Yılmaz, hükümetin Ece Nur olayında yasakçı ve hukuk dışı yönetmeliği kendi aymazlığına kılıf yaptığını belirtti.

 

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi'nden yapılan açıklama:

 

KANUNSUZ YÖNETMELİKLER ECE NUR'UN MAĞDURİYETİNİN MAZERETİ KILINMAMALIDIR!

 

17 Şubat 2010

Diyarbakır'da Hamravat İlköğretim Okulu'nda başörtüsü taktığı gerekçesiyle okulunda çeşitli eziyetlere maruz bırakıldıktan sonra sürgün edilen 12 yaşındaki Ece Nur Özel'in mağduriyeti devam ediyor. Babasının tüm itirazlarına rağmen istemedikleri bir okulda okumak zorunda bırakılan Ece Nur Özel ile ilgili olarak şu anda BDP genel başkanı olan Selahattin Demirtaş, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu tarafından cevaplandırılması istemiyle meclise bir soru önergesi vermişti.

 

Selahattin Demirtaş'ın soru önergesine cevap veren Nimet Çubukçu; söz konusu öğrencinin; öğrenim hakkının elinden alınmadığı, kılık kıyafet yönetmeliğine aykırı davranmakta ısrar ettiği gerekçesiyle "mevcut mevzuat hükümleri" doğrultusunda Vali Nafiz Kayalı Yatılı İlköğretim Bölge Okuluna nakil gönderildiği; eğitim-öğretim faaliyetlerinin mevcut kılık kıyafet yönetmeliği çerçevesinde sürdürüldüğünü ifade etmiştir.

 

Nimet Çubukçu'nun cevabi yazısında Demirtaş'ın sorduğu dört sorudan hiç birine cevap vermediği görülmektedir. Özellikle de "Başörtüsünün bir inanç özgürlüğü olduğu ve kişilerin kendi inançları doğrultusunda yaşama hakları olduğuna göre, Bakanlığınızın başörtüsü mağdurları konusunda almayı düşündüğü herhangi bir idari tedbir var mıdır?" şeklindeki soru yanıtsız bırakılmıştır.

 

Bakan Çubukçu'nun verdiği cevaptan hükümetin veya en azından Milli Eğitim Bakanlığının gündeminde başörtüsü yasağı yoktur. Ancak daha vahim olan ise bakanın, yasakçı mevzuatı yapılan haksızlığa gerekçe göstermesi ve yapılanların hukuki ve üstelik kanuni olduğunu ima etmiş olmasıdır. Oysaki bakanın yasağa dayanak gösterdiği ve mevcut mağduriyete neden olan yönetmelik hiçbir yasal dayanağa sahip değildir.

 

Anayasa doktrini dahi temel hakların ancak anayasa ve yasalarla kısıtlanabileceğini söylerken, eğitim ve öğrenim hakkı ile inanç özgürlüğü gibi iki temel hakkın bir kıytırık yönetmelikle yasaklanması karşısında hükümetin diyecek ve yapacak hiçbir şeyi yok mudur?  Bu bir acizlik midir yoksa "biz elimizden geleni yaptık ama buraya kadarmış" pişkinliği mi?

 

Ece Nur Özel, istemediği bir okulda okumaya zorlanmaktadır. Ailesinin bu konuda yaptığı başvuru ve itirazlar reddedilmekte, AK Partinin ilgili birimlerine yapılan başvurular ise yasakçı bir dille geri çevrilmektedir. Böylece yasağın aileye verdiği mağduriyet devam etmektedir.

 

Hükümet maalesef bu olayda yasakçı ve hukuk dışı yönetmeliği kendi aymazlığına kılıf yapmakta, bu yasakçı yönetmeliğin arkasına saklanmaktadır. Buna karşın Ece Nur Özel küçük yaşıyla bu oyunu bozmaya devam etmektedir.

 

Hükümeti bir an önce bu mağduriyeti gidermeye, Ece Nur Özel'i eski okuluna iade etmeye ve öğrencilerin inançları doğrultusunda okumaları için gerekli olan düzenlemeleri yapmaya davet ediyoruz. Özgür-Der olarak Ece Nur Özel'in haklı davasının savunucusu ve takipçisi olmayı sürdüreceğiz.

 

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi

DİĞER HABERLER