21.02.2010 21:07
Akhisar'da "Kur'an Nesli Oluşumunda Aşamalar" Semineri
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Özgür-Der Akhisar Temsilciliğince düzenlenen alternatif eğitim seminerlerinin onuncusu Batman Özgür-Der'den Şefik Sevim'in sunduğu “Sahabenin Yetişme Tarzı ve Kur'an Nesli Oluşumunda Aşamalar” başlıklı sunumla gerçekleştirildi.

Şefik Sevim özetle konu hakkında şunları anlattı:

"Vahyin ilk dönemlerinde inzal olan ayetler, vahiy merkezli bir eğitim ve birliktelik konusuna yeterince dikkatleri çekmektedir. Müzemmil Süresi'nin son ayetinde Rasul ve onunla beraber olanların birlikteliklerine ve ortak eğitimlerine işaret edilirken şu ayetlere atıfta bulunuluyordu:

"Bir kısmı hariç geceleyin kalk, gecenin yansında veya daha azında veyahut daha fazlasında tertil üzere Kur'an oku" (Müzzemmil, 73/2-4)

Müzzemmil Süresi'ndeki müslümanların iç eğitimleriyle ilgili vurgulardan anlaşılan şudur: Egemen şirki reddetme çağrısı çerçevesinde Rasul ile inanç ve amelde aynılaşma kararlılığını gösteren kişileri bekleyen ilk görev, vahyi mesajın kavranmasıdır. Cahiliyyeye karşı çıkmanın mantığı da; kulluk bilincini kavramanın, Rabbimizin emir ve yasaklarını öğrenmenin yolu da idraklerin diri olduğu günün belirli saatlerinde "tertil" üzere yani ciddi, sürekli ve programlı bir şekilde Kur'an okuma eylemiyle sağlanmaktadır. Bu eylemle ilgili Müzzemmil Sûresi'ndeki işaretlere bakıldığında, İslami mesajı kabul eden sahbenin eğiticileri rehberliğinde, belirli bir dönem, sürekli ve yoğun bir eğitime tabi tutuldukları kavranılabilmektedir.

İnzal olan ayetleri "bilgi", "emir" ve "nehiy" bağlamında kavrayan ilk müslümanların, kendisine "hikmet'' verilmiş olan Rasullerininin eğiticiliğinde bu ayetlerin vakıaya nasıl tekabül ettiğini, karşılaşılan sorunları bu ayetler ışığında nasıl değerlendirip siyasi, taktik veya stratejik bir tavır izlemeleri gerektiğini tayin ve tesbit ettiklerini söyleyebiliriz.

Evlerinde okunan Kitabı ve hikmeti hatırlama ihtarı, müslüman olmayanlarla yapılacak tartışmalarda "hikmetle ve güzel öğütle" çağrıda bulunmanın ve onlarla "en güzel şekilde mücadele et"menin yolunun önceden muhkem ayetler ışığında veya bu çerçevede alınan kararlar doğrultusunda belirlenmiş olduğu ve müslümanların da bu konuda eğitilmiş bulundukları anlaşılmaktadır.

Rabbimiz Kur'an'ın ağır ağır okunabilmesi için O'nu okuma parçalarına ayırıp azar azar indirdiğine işaret etmekte ve Rasulü'ne de "bir kerede indirmediği", "tertil" üzere ilettiğini bildirmektedir.

Bu vurgular, hem eğitim ve tebliğ sürecinde merhalelerin gözlendiğine, toplumu ve nefisleri değiştirme metoduna önem verildiğine, hem de Kur'ani mesajı taşıyan dışa dönük bir kimliğin ciddi bir eğitim süreci ile oluşturulabileceğine işaret etmektedir. Biz bu sürecin, daha vahyin inzal olduğu ilk yıllardan başladığını, İslami şahitliği ve birlikteliği anlamlı kılan bir iç yoğunlaşmayı sağladığını, Müzzemmil Sûresi bütünlüğünde açıkça görebilmekteyiz.

Vahyin ilk dönemlerinde sözünü ettiğimiz yoğun iç eğitim, Rasul'le birlikte İslami mücadeleyi taşıyabilen ve İslami kimliği temsil edebilen güçlü bir kadronun oluşmasına zemin hazırladı.Sahabeler öncelikle kendi nefislerinde olan cahili değerleri vahyin değerleri ile değiştirdiler.Bu zihinsel ve kimliksel bir arınma şeklinde gerçekleşti.

Siyer kitapları ilk müslümanların buluşma, eğitim ve teşkilatlanma yeri olarak Erkam'ın evini zikretmektedirler. Burada yetişen ilk müminler 10 ayet öğrenir bunu hayata geçirdikten sonra diğer 10 ayeti öğrenirlerdi.Sahabe Kur'an'a anlamak ,anladıklarını yaşamak üzere bütüncül bir perspektifle yaklaşıyorlardı.Dini öğrenme ,hayatı anlamlandırma konusunda temel kaynakları vahiydi.Sahabe vahyi teorik tartışmalar olarak görmemiş pratikte uygulamıştır.

Kur'an hayata müdahale etmek için gelmiş ve Rasul de kendisine ve getirdiği mesaja inananları mücadele zemini içinde kazanmıştır. 

İlk İslami yapılanma sınıf ve statü farklılığına göre değil, iman kardeşliğine göre teşekkül etmişti. "Talep" edenler varken ayrıcalıklı ve güçlü özelliklen olan kişilere yöneldiği için Rasul'ü ikaz eden ilahi buyruk"Nefsini sabah akşam rızasını isteyerek Rabblerine yalvaranlarla beraber tut. Gözlerin dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan başka yana sapmasın..." emriyle öncelikle ilahi mesaja iman etmiş kişilerle iç bütünleşmenin tamamlamasına işarette bulunuyordu. Bu emir, zengin-fakir, hür-köle ayırt etmeden bilgi ve takva temelli bir birlikteliğin örgütlenmesi, için yapılan en önemli çağrılardan birisiydi.

Mekke müşrikleri tevhidi çağrının yükselen gücü karşısında azgınlaşıp şirretleşmeye ve müslümanlar üzerinde işkence ve baskıları yoğunlaştırmaya başlamışlardı. Ancak Mekke'nin ilk Kür'an nesli "insanlar yalnız inandık demekle, hiç sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?"sorusunu büyük ölçüde edindikleri iç eğitim ve örgütlülükleri sayesinde kolaylıkla cevaplandırabiliyorlardı.

Mekke'de hakim olan cahili sistem içinde kuşatılan ve kafirlerin her türlü itham ve saldırılarına maruz kalan müslümanların varlıklarını devam ettirebilmeleri için, ilkeli bir şekilde aile bağı, kabile bağı gibi birtakım imkanları değerlendirmelerine ait Mekki sûrelerde birçok işaret bulunmaktadır. Siyer bilgisinin gösterdiği panayır gibi, himaye müessesi gibi sistem içi araçları kimliğinden ve ilkelerinden taviz vermeden elde edilen yapısal kazanımların kollanması, yeni açılımları gözetleyerek tebliğin taşınması için gerçekleştirilen uygulamalar, ilk müslümanların yapısal işleyişi içinde ciddi bir siyasi karar mekanizmalarının varlığına işaret etmektedir.

İlk dönem Mekke müslümanları, tevhidi mesajı ve ilkeleri taşıma konusunda üstlendikleri şahitlikleriyle birlikte ciddi bir beraberliğin, yapısal işleyişte üstlenilecek "emanetler" ve işbölümü konusunda "ahidleşmiş" bir sorumluluğun ideal bir örnekliğini yaşadılar. Rabbimizin "yaratılmışlar içinde doğrulukla hakka götüren ve hak ile adalet yapan bir ümmet de vardır" Mekki ayetiyle övdüğü bu nesil, başlangıç itibariyle sayıca az ama sınanan ve nitelikli bir beraberliğin geleceği dönük bir mücadele için ne kadar önemli olduğunu göstermiş oldular.

Rasulullah ve arkadaşlarının Mekke dönemindeki pratikleri, başarı için başarının altyapısını; hoşa giden bir ekin için ekinin sağlıklı tohumunu oluşturmanın çabası içinde geçmiştir. Yitirilen İslam ümmetini yeniden ihya etmenin ve zinde bir Kur'an neslini yeniden oluşturmanın bilinç ve kararlılığı içinde olan herkesin öncelikle dikkat etmesi gereken husus; Mekke dönemindeki pratiğin içinde ve mücadele zemininde gerçekleştirilen bu örnek Kur'an neslinin oluşumunun seyri, ilkeleri ve kullandığı imkanlar olmalıdır." 

Seminer programı yapılan katkılardan sonra sona erdi.

DİĞER HABERLER