05.04.2010 04:11
“Çetecilik, İstiklal Mahkemeleri, İnkılaplar” Semineri
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Özgür-Der Bağcılar Temsilciliği dernek binasında gerçekleştirdiği “çetecilik, istiklal mahkemeleri ve inkılaplar” konulu programla faaliyetlerine yeni bir sayfa daha ekledi.

Programın oturum başkanlığını Bahattin Urlu gerçekleştirirken, programın konuşmacısı Abdülhakim Sarıkaya idi.

Bahattin Urlu programı açış konuşmasında İstiklal Mahkemelerin çeteciliğin kurumsallaşmış hali olduğunu ve bu dönemde yeni alfabenin kabulü ile insanların bir gecede cahil hale getirildiğini söyledi.

Abdülhakim Sarıkaya konuşmasına çetenin bağımsız silahlı grup olarak tanımlandığını belirterek başladı. Sistem ve düzenin ortadan kalktığı durumlarda bu grupların sayısının hızla arttığını belirten Sarıkaya aynı durumun Ankara'nın yeni bir iktidar merkezi olarak kendini kabul ettiremediği ve emrinde önemli bir askeri kuvvet bulunmadığı 1920 yılının başında da geçerli olduğunu belirtti. Bu dönemdeki çete liderlerinden birisinin Çerkez Ethem olduğunu belirten Sarıkaya bu hususta şu görüşleri dile getirdi; Çerkez Ethem Osmanlı ordusunda bir başçavuş idi.1.Dünya savaşından sonra köyüne dönen Ethem, Yunan işgalinden sonra harekete geçmiş ve önce eski İzmir valisi Rahmi'nin oğlunu kaçırarak 50 bin lira fidye almıştı. Daha sonrada civardan 300 kişilik bir müfreze örgütleyerek Yunanlılara karşı mücadeleye girişmişti. Çerkez Ethem Salihli cephesinde Yunan askeri birliklerine karşı düzenlediği gerilla saldırılarıyla kısa sürede ünlenmiş ve emrindeki kuvvetlerin sayısı da artmıştı. Süreç içerisinde Kütahya ve havalisinde egemen duruma gelen Çerkez Ethem Kuvvayı Seyyare Umum Komutanı olmuştu.

Sarıkaya, Ankara'daki harekete karşı gelişmeye başlayan yerel isyanların birçoğunun Çerkez Ethem tarafından bastırıldığını belirterek ,ilk bastırılan isyanın 16 Şubat 1920 tarihli ikinci Aznavur isyanı olduğunu ifade etti.Ardından Geyve,Adapazarı,Düzce ve Bolu bölgesindeki tüm isyanların Ethem tarafından bastırıldığını belirten Sarıkaya Çerkez Ethem'in ününü ve gücünü iyice arttırdığını belirtti.Son olarak Çerkez Ethem Yozgat bölgesinde Çapanoğulları tarafından başlatılan isyanı bastırmak üzere Meclis tarafından Ankara'ya davet edildi..Burada   yaptığı konuşmalarda oradaki paşaları  Mustafa Kemal dahil olmak üzere eleştirdi ve paşalar bunu unutmayacaklardı.Çerkez Ethem bu Yozgat isyanını da bastırdıktan sonra Ankara'ya döndü ve Meclis tarafından kendisine milli kahraman unvanı verildi.Fakat o  dönemlerde Meclis Başkanı olan Mustafa Kemal kendisiyle karşılaşmak istemediği için Ankara'dan ayrılıp Eskişehir'e gitmişti.O'da oraya geldi fakat o gelmeden M. Kemal oradan ayrılıp Afyon'a geçti.Adeta köşe kapmaca oynuyorlardı.Aslında amaçlanan  düzenli orduya geçip ,Kuvvayı Seyyareyi dağıtmaktı.Nasılsa Çerkez görevini başarıyla yapmış ,Ankara'nın başına sorun oluşturacak unsurları bertaraf etmişti.Düzenli orduya katılması teklif edildi kabul etmeyince de Mustafa Kemal 27 Aralık 1920'de Garp Cephesi komutanlığına Çerkez Ethem'in kuvvetlerinin imha edilmesi emrini verdi ve 26 Ocak 1921'de yenilgiye uğratıldı.

Abdulhakim Sarıkaya çeteci unsurlara bir başka örnek olarak ta Topal Osman'ı verdi. Topal Osman'ın Karadeniz bölgesinde Rumlara karşı giriştiği katliamlar ve işkencelerle büyük bir zulüm gerçekleştirdiğini belirten Sarıkaya Topal Osman'ında daha sonra ortadan kaldırıldığını belirtti.

Sarıkaya, çetecilikten sonra sözü İstiklal Mahkemelerine getirdi. İstiklal Mahkemelerinin üç dönem olarak sınıflandığını belirten Sarıkaya ilk dönem İstiklal mahkemelerinin savaştan kaçanları yargılamak için kurulduğunu ve 18 Eylül ile 17 Şubat 1921 tarihleri arasında görev yaptığını belirtti ve 8 mahkeme bölgesi olduğunu dile getirdi. Bunlar Ankara, Eskişehir, Konya, Isparta, Sivas, Kastamonu, Pozantı ve Diyarbakır mahkemeleridir. İkinci dönem İstiklal Mahkemeleri 30 Temmuz 1921 tarihi ile 1923 Ekim tarihleri arasında çalışmıştır. Konya, Samsun ve Yozgat ta kurulmuştur. Bu mahkemeler asker kaçakları, düşmana yardım edenler ve isyan çıkaranları yargılamıştır. Üçüncü dönem ise Cumhuriyet dönemini kapsamaktadır.1923 ile 1927 yılları arasında çalışmıştır. Hilafet ve saltanat propagandası yapanları ve Cumhuriyetin ilanını eleştirenleri yargılamak için Ankara ve İstanbul İstiklal mahkemeleri kurulmuştur. Ankara İstiklal mahkemesi üyeleri Kılıç Ali, Ali Çetinkaya, Necip Ali ve Reşit Galip Bey'dir.1925 yılında Şeyh Sait Kıyamından sonra Şark İstiklal Mahkemesi kurulmuştur. Bu mahkemelerin verdiği kararların temyizinin olmadığını belirten Sarıkaya buradaki hakimlerin birer hukuk adamı olmadığını kanun adamı olduklarını ifade etti. İstiklal mahkemelerinin kararlarını ve emirlerini bütün asker ve sivil memurların uygulamak zorunda olduğunu söyleyen Sarıkaya mahkemelerin sınırsız bir güce sahip olduğunu vurguladı. Birçok kişinin bu mahkemelerin verdiği kararlar sonrasında idam edildiğini belirten Sarıkaya bu mahkemelerin bir siyasi tasfiye mekanizması görevi gördüğünü de söyledi.

Son olarak sözü İnkılaplara getiren Sarıkaya yapılan kanunların ve değişikliklerin Batı'dan alındığını ve böylelikle yeni bir ulus oluşturulmak istendiğini dile getirdi.

Program dinleyicilerin soru ve katkılarıyla sona erdi.

DİĞER HABERLER