Çorum Özgür-Der, Rotasını Filistin'e Çevirdi
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İHH’nın “Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım” projesine destek olmak için Çorum’da açılan fotoğraf sergisinde Özgür-Der Çorum Şubesi tarafından bugün 13.30’da bir basın açıklaması yapıldı.

Basın açıklamasını Özgür-Der Çorum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Murat İslam yaptı. Basın açıklamasına İHH Yardım Koordinatörü Selim Özkabakçı ve bazı STK temsilcileri de katıldı.

Murat İslam'ın okuduğu basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

Siyonist katiller tüm dünyanın gözleri önünde 27 Aralık 2008 günü Gazze halkına karşı vahşice bir saldırı başlatmış ve 22 gün boyunca Gazze'yi yakıp, yıkmışlardır. Ancak; direniş iradesini zayıflatamadılar ve zelil bir biçimde geri çekilmek zorunda kaldılar. Ne var ki, Siyonist saldırganlık suçu, kuşatma ile devam etti ve halen de hiçbir insani ilke, kural tanımaksızın sürmekte. Tüm insanlık Gazze ile imtihan olmakta. Siyonist barbarlık Gazze'de sadece savunmasız Filistin halkını değil; hukuku, adalet duygusunu, vicdanı ve insanlığı kuşatmış bir durumda.

İnsani Yardım Vakfı (İHH), gerçekleştirdiği Filistin'e Özgürlük adlı yardım konvoyunun ardından bu kez de "Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım" adı altında yeni bir yardım proje başlatmıştır. Gazze'de yaşanan drama sessiz kalmamak, kamuoyu oluşturarak Gazzeliler'e destek vermek için Çorum'da bulunan bazı kuruluşlar bir araya gelerek, ortak hareket etme kararı aldılar.

Siyonist İsrail emperyalist batının, ABD ve birleşmiş milletlerin şımarık çocuğudur. Bundan dolayıdır ki; Filistin topraklarında yaşanan vahşi katliamlar, hukuksuzluklar, zulümler ve işkenceler görmezlikten gelinmiştir. Biz biliyoruz ki, zalim Siyonist Yahudiler karşısında ezilen Müslümanların, uluslararası hukukta, insan haklarında, birleşmiş milletler kararlarında hiçbir kıymeti yoktur. Önceden beri gelişmiş ülke olarak tabir edilen, emperyalist devler ve kapitalist sermayedarlar her ortamda İsrail'in katliamlarını görmezden gelmiştir. Bu dev bilinen cüceler her zaman Siyonistlerin katliamlarını küçük kınamalarla geçiştirip, ezilenlerin haklarını koruma noktasında ikiyüzlülüklerini ortaya koymuşlardır.

Tüm bu haksızlıklara ve hukuksuzluklara rağmen, katliama ve işkencelere maruz bırakılan Filistin halkı hakkını almanın tek yolunun direnişten geçtiğinin anlamıştır. Artık Filistin halkı direniş azmini yalnızca Allah'tan alıyor. Filistin İslami direnişi gün geçtikte konumunu daha da güçlendiriyor. Müslümanlar ve adaletten yana olan insanlar İsrail isimli çetenin tırmandırdığı zulme, işgale, hukuksuzluğa karşı sessiz kalmamalıdırlar. Sessiz kalmak, Siyonist çetenin politikalarına alet olmaktır.

Türkiye ise söz ile gösterdiği sahiplenmeyi, somut icraata dönüştürmemektedir!

İsrail ordusu ile yapılan ortak tatbikatının iptal edilmesi ve Türk hava sahasının İsrail eğitim uçuşlarına kapatılması olumluluk olmakla beraber, İsrail ile ekonomik, sosyal ve askeri ilişkilerin devam ettiğini biliyoruz. Heron insansız uçakları ve M60 tanklarının modernizasyonu ihalelerinde yaşanan aksaklıklar ve Türkiye'nin uğradığı zarar milyar dolarlarla ifade edildiğini burada hatırlatmak gerekir.

Elçisine yapılmış bir saygısızlığa en sert şekilde tepki veren Türkiye Cumhuriyet'i Hükümeti nezdinde Gazze'lilerin değerinin kaç Heron veya kaç M60 tankı ettiğini sormamız gerekir! Bu vesileyle AK Parti Hükümetine bir kere daha soruyoruz? Siyonistlerle diplomatik ilişkileri kesmek için Gazze özelinde tüm Filistin halkının ve Mescid-i Aksa'nın tümden yok edilmesi mi gerekiyor?

Hatırlanacağı üzere bundan önce Gazze'ye düzenlenen yardım konvoyunu Mısır devleti Ürdün'ün Akabe limanından Mısır'a geçip Refah üzerinden Gazze'ye ulaşmasına izin vermemişti. Daha sonra binlerce kilometre dolaşarak Ariş limanına gelen konvoy burada taşlı saldırıya uğramıştı. Oysa Gazze'ye sınırı bulunan ve 1967 savaşına kadar Gazze'nin idaresini elinde bulundurmuş olan Mısır, Gazze'de yaşanmakta olan insanlık dramını bitirebilecek güç konumunda bir ülkeyken, tam tersini yapmış ve İsrail'in suçuna ortak olmuştur. Mısır hükümetinin Refah sınır kapısını insan ve ihtiyaç malzemelerinin geçişine açması ile Siyonist kuşatmayı önemli ölçüde boşa çıkacaktır.

İlk konvoy sürecinde yaşananlara bakıldığında bu yolculuğun da kolay bir yolculuk olmayacağı aşikârdır. Umarız konvoy hiçbir sorunla karşılaşmadan Gazze'ye ulaşır. Konvoyun seyahati süresince yaşanabilecek tüm olumsuzlara karşı Müslümanlar gerekli duyarlılığı göstererek ve tepkisini ortaya koyarak, konvoya sahip çıkmalıdırlar.

Burada Gazze'ye yapılan yardım kampanyası sırasında bazı kesimlerden "Türkiye'de yardıma ihtiyacı olanlar varken, neden Filistin'e yardım yapılıyor?" serzenişiyle tepkiler alındığını hatırlatmak gerekir. Elbette Türkiye'de de ekonomik, sosyal, düşünce ve inanç konularında sorunların yaşandığını ve özellikle ekonomik ihtiyaç sahiplerinin olduğunu elbette biliyoruz. Türkiye'de hali hazırda İHH ve diğer kuruluşlar vasıtasıyla yardım faaliyetlerine devam ediliyor.

Bizler Müslümanlar olarak kapitalist ve tüketim politikaları ile insanları açlığa ve yoksulluğa iten sistemi iyi tanımalı ve bu politikalarına alet olmamalıyız. Gazze ve Filistin'de İslami kimliğe yönelik bir kuşatmanın söz konusu olduğunu ve Siyonist İsrail'in dünyanın birçok coğrafyasında Müslümanların kan ve gözyaşını döken emperyalist zalimlerin yine Müslümanların kalbine sapladığı zehirli bir hançer olduğunu her fırsatta dile getirmek ve aklımızdan hiç çıkarmamız gerekir. " Müminler ancak kardeştir" (Hucurat/10) ayeti ışığında ümmet olma bilinci ile ulusal sınırlara hapsedilerek birbirinden ayrılmış Müslümanlar birbirine her fırsatta yardım etmeli ve İslami mücadele desteklenmelidir.

Bu vesile ile yardım kampanyası süresince büyük fedakârlık göstererek gerek maddi, gerekse manevi destek olan kardeşlerimizden Allah razı olsun, Allah ecirlerini arttırsın.

Ve… Allah'ın yardımı o'nu razı etmeye çalışan tüm Müslümanların üzerine olsun…

"Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım" konvoyunun Allah yolunu açık etsin…

ÖZGÜR-DER ÇORUM ŞUBESİ

DİĞER HABERLER