16.05.2010 00:07
“Kuran’da Tefekkürün Mahiyeti” Semineri
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Özgür-Der Siverek Temsilciliği'nin alternatif eğitim seminerleri Metin Demir’in sunumunu yaptığı “Kur'an’da Tefekkürün Mahiyeti” konulu seminer ile devam etti.

Özgür-Der Siverek Temsilciliği'nde devam eden alternatif eğitim seminerleri Metin Demir'in "Kuran'da Tefekkürün Mahiyeti" konulu sunumuyla devam etti. Demir'ın sunum notlarını paylaşıyoruz:

Tefekkür düşünmenin Kuran'ı tabirle akletmenin bir çeşididir.

Meleklerin Cehenneme atılan bir grupla olan diyalogundan hareketler akletmenin önemine ve mahiyetine bakalım. Mülk süresinin 10. ayetinde "Eğer kulak vermiş ve aklımızı kulanmış olsaydık şu alevli ateştekilerden olmazdık."

Bu ayette görüldüğü gibi akletme uyarıyı/vahyi dikkate almak için bir yol olarak gösterilmekte.

Bugün İslam coğrafyasında yaygın bir biçimde akletme olaylar ve olgular üzerinde düşünme ve Kuran üzerinde yoğunlaşarak onu fıkıh etme çabalarını engelleyici bir zihniyet besleyen bir miras söz konusudur.  Bu anlayış çok düşünme kafayı yersin türü öğütlerle desteklenmekte olup yanlış bir anlayışın gelenekselleşmesine neden olmuştur.

Bu düşünce sözde düşünce öretme bazı insanlar tarafından da şöyle dile getirilir. "Batı dünyası aklın Doğu dünyası gönlün vatanıdır." Bu söylem adeta aklı kullanmanın saptırıcı bir sonuç doğurduğunu ve insanların içinde muzır bir şeytan gibi telaki edilmesine sebep olmuştur.

Kuran bu söylemlerin aksine akletmeye çağırır ve akletme fiiline /eylemine çok fazla vurgu yapmaktadır. Akletme fiilini farz kategorisinde görür.

7/179 : " Onlar kalpleri olup akletmeyen, Gözleri olup görmeyen, kulakları olup işitmeyenlerdir. Onlar hayvanlar gibidirler. Hatta daha da aşağıdırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridirler.

Kuran'da akıl türevleri ile beraber 776 ayette kullanılmıştır.  Tamamında fiil olarak kullanılmıştır. Akıl salt bir organdan ziyade işlevselliğin bir mahiyet taşıdığını gösterip akletme merkezi olarak ta kalbi işaret etmektedir.

Metin DEMİR sözlerine tefekkürün türevlerine değinerek örneklerle açıklama getirdi.

Kadim bir tartışma olarak aklın yaratılmış olup olmadığı meselesine değinene Demir; aklın yaratılmış olduğuna değinip bazı meselelerde aklın Naas'a, meseleler de ise Naas'ın akla tabi olması gerektiğini örnekler vererek açıkladı. 

Aklın vahiyi hak ve hakikati kavramada bir araç olduğuna değinen Demir vahyi merkeze alan ilk Kuran neslinin inşası için bizlerin yeterli bir Kuran kültürüne ve bu kültürü şahitlikle yoğurmanın önemine bunun da yolunun akletmeyi gerektiği kadar kullanmamıza değindi…

Adnan YEŞİLDAĞ/ Haksözhaber

DİĞER HABERLER