05.01.2008 23:05
Sakarya'da 121. Başörtüsü Eylemi
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sakarya Başörtüsü Platformu’nun gerçekleştirdiği 121.Başörtüsü Eyleminde; ABD emperyalizminin başta Ortadoğu coğrafyası olmak üzere tüm dünyayı sömürme politikası ve bunun Türkiye’deki yansımalarına ilişkin açıklamalarda bulunuldu.

Sakarya Başörtüsü Platformu'nun gerçekleştirdiği 121.Başörtüsü Eyleminde; ABD emperyalizminin başta Ortadoğu coğrafyası olmak üzere tüm dünyayı sömürme politikası ve bunun Türkiye'deki yansımalarına ilişkin açıklamalarda bulunuldu.

Sakarya Başörtüsü Platformu adına Özgür-Der Geyve Temsilcisi Mustafa Özer tarafından okunan 121.basın açıklamasında; ABD'nin tek ve alternatifsiz güç olma hesabı ile başta Ortadoğu olmak üzere tüm dünyadaki direniş hareketlerini ortadan kaldırmaya çalıştığı ifade edildi. Bu durumun Türkiye'deki yansımasının baskı, yasak ve darbelerle kendisini hissettirdiği vurgulanarak halkın oylarıyla iktidar olanların egemenlerin çıkarlarına göre hareket ettiği "Başörtüsü yasağı devam ediyor. Yasakçılar dokunulmazlıklarını koruyor. Halk başörtüsünü özgürlüğüne kavuşturması ve Kürt meselesine adaletli bir çözüm üretmesi için bir siyasi partiyi Hükümet yapıyor. Ak Parti halkın ağzına bir parmak bal çalarsam vaziyeti kurtarırım politikasının acziyetinde çırpındıkça batıyor. Kendisine güvenen ve medet uman geniş halk kesimlerini de çırpındığı çukura çekiyor." cümleleriyle ifade edildi.

BOP'tan GOP'a dönüştürülen politikaların Irak'tan sonra Pakistan'da da işgal ve katliam senaryoları ürettiğinin dile getirildiği açıklamada ayrıca Müslümanların teveccühü ile bu seviyeye gelen Ülker firmasının likörlü çikolata üreticisi Godiva'yı satın alması ile ilgili olarak ise şu sözlere yer verildi: "Ancak üzerindeki gömlekleri bir bir çıkartanların likörlü çikolata ile elde edecekleri kar dünyalıklarını artırmaktan başka ne işe yarayacak merak ediyoruz."  

Yaşadığımız günlerde tevhid ve adaleti ikame etmek için derin bir sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi gerektiği şu sözlerle ifade edildi: "Bugünler hepimizin onurumuzu korumamız gereken günlerdir. Bugünler dik durmamız gereken günlerdir. Bugünler adil şahitler olarak hakkı ayakta tutmamız gereken günlerdir. Bugünler kurşunla kaynatılmış binalar gibi durmamız gereken günlerdir. Bugünler ahirette vereceğimiz hesabı unutmadan, sakınarak ve sadece Allah'tan korkarak ibadet etmemiz gereken günlerdir."

"Başörtüsü İslam'ın Emri; Müslüman Kadının Kimliğidir" ve "Tevhid Adalet Özgürlük" yazılı pankartlar taşıyan platform mensupları, eylem boyunca "Emperyalizm Yenilecek; Direnenler Kazanacak ", "Tevhid Adalet Özgürlük", "Hamas'a Selam Direnişe Devam" sloganlarını attılar. Eylemde "Yasak Sürüyor (D)uyuyor musunuz", "Hepimiz Başörtülüyüz", "Yaşasın Başörtüsü Direnişimiz" ve "Hamas'a İntifada'ya Bin Selam"  yazılı dövizler de taşındı.

Sakarya Başörtüsü Platformu 121.Basın Açıklaması Tam Metni:

 

BUGÜNLER ADİL ŞAHİTLER OLARAK HAKKI AYAKTA TUTMAMIZ GEREKEN GÜNLERDİR.

Vahşi Kapitalizm hiçbir değer yargısı tanımadan, kimsenin gözünün yaşına bakmadan, insani tüm değerlere kendince bir tanım ve boyut getirerek, öteki olarak algıladığı bütün olguları dışlayarak,  bunlara karşı olan ezici üstünlüğünü devam ettirirken, aynı zamanda içine düştüğü çukuru görememek gibi bir açmaz ve aymazlığı da yaşıyor. Daha da ötesinde bulunduğu çukura tüm dünyayı çekebilmek için her türlü planı ve tuzağı devreye sokmaktan da çekinmiyor. "Ben batacaksam dünya da benimle birlikte batar" der gibi korkunç bir politika izliyor.

Yeniden şekillenen dünyada herkes bu süreci en az zararla nasıl atlatırımın derdine düşmüş durumda. ABD'nin başını çektiği azgın emperyalizm; İran'ı yalnızlaştırarak, Ortadoğu'daki Hizbullah, İslami Cihad ve Hamas gibi Müslüman halka umut olmuş hareketleri yok ederek veya diz çöktürerek tek ve alternatifsiz bir güç olmanın hesaplarını yapıyor. Azme ve sebata dayalı bir direnişin tüm engelleri ortadan kaldıracağı muhakkakken, işbirliğine alıştırılmış siyasi hükümetler halkı mevcut sömürü çarklarına eklemlemek için emperyalizme payanda olmanın sakıncalarının farkına varamıyorlar.

Türkiye yasaklarla, baskılarla, muhtıralarla, yüzde kırkyedilerle, dindar Cumhurbaşkanıyla yepyeni bir yıla giriyor. Giriyor girmesine ama geride bıraktığı yıldan kalma hesaplarını egemenlerin çıkarlarına göre kapatıyor. Halkın vicdanında açılan yara kapanmıyor. Başörtüsü yasağı devam ediyor. Yasakçılar dokunulmazlıklarını koruyor. Halk başörtüsünü özgürlüğüne kavuşturması ve Kürt meselesine adaletli bir çözüm üretmesi için bir siyasi partiyi Hükümet yapıyor. Fakat o, ucundan kıyısından işlerle vakit geçiriyor. Başörtüsüne özgürlüğü üniversitelere mahkum etmeye çalışarak Müslüman halkı alın bununla yetinin mesabesine getirmeye çalışıyor. Ayrımsız genel af söylemleri bir ara ortalıkta dolaşıyor, fakat ani bir dönüşle olay kısmi af boyutuna sıkıştırılarak noktalanmak isteniyor. Ak Parti halkın ağzına bir parmak bal çalarsam vaziyeti kurtarırım politikasının acziyetinde çırpındıkça batıyor. Kendisine güvenen ve medet uman geniş halk kesimlerini de çırpındığı çukura çekiyor.

BOP ile başlayıp GOP'a dönüştürülen ve ne zaman nerede ne yapacağı belli olmayan politikalarla kargaşa ve kaostan demokrasi çıkartma ustaları Pakistan'da fazla mesai yapıyor. Lal Mescidi ile başlayan kanlı süreç Benazir'in katledilmesi ile zirveye ulaşıyor. Tıpkı Irak'ın işgaline benzer bir senaryo Pakistan'da da uygulamaya konmaya çalışılıyor. Her gün yüzlerce insan birbirini katlediyor, fitne ve fesat tohumları ekenler ve ekini ve nesli yok etmeye çalışanlarla birlikte tüm dünya seyrediyor.

Bütün bunların yanında dünyaca ünlü likörlü çikolata devi Godiva'yı Müslüman Ülker firması satın alıyor. Müslümanların teveccühü ile bu seviyeye gelmiş Ülker'e yeni markasının neler getireceğini zaman gösterecek. Ancak üzerindeki gömlekleri bir bir çıkartanların likörlü çikolata ile elde edecekleri kar dünyalıklarını artırmaktan başka ne işe yarayacak merak ediyoruz.

Bugün insani değer ve erdemlerin tekrar diriltilmesi gereken gündür. Bugün ifsada karşı direnebilecek alanları açabilmenin yollarını aramanın günüdür. Bugün zulme karşı onurlu bir direnişi hakim kılabilmenin günüdür. Bugün yasaklara, baskılara, zorbalıklara karşı boyun eğmemenin günüdür. Bugün tamamen ve hiçbir şart olmadan başörtüsünü özgürlüğüne kavuşturabilmek için mücadele etmenin günüdür. Bugün kapitalizme, emperyalizme,  tüketim çılgınlığına karşı durabilmenin günüdür. Bugün ezilenlerle birlikte olunması gereken gündür. Bugün adaletin sağlanmasının önündeki tüm engellerin kaldırılması gereken gündür.

Bugünler hepimizin onurumuzu korumamız gereken günlerdir. Bugünler dik durmamız gereken günlerdir. Bugünler adil şahitler olarak hakkı ayakta tutmamız gereken günlerdir. Bugünler kurşunla kaynatılmış binalar gibi durmamız gereken günlerdir. Bugünler ahirette vereceğimiz hesabı unutmadan, sakınarak ve sadece Allah'tan korkarak ibadet etmemiz gereken günlerdir.

Şüphesiz her zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Elbette ki her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.(İnşirah Suresi-Ayet 5-6)