02.02.2008 18:36
Diyarbakır Haykırdı: Başörtüsüne Şartsız, Her Yerde Özgürlük!
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Özgür-Der Diyarbakır Şubesi üyeler ve gönüldeşleri kadın erkek, genç yaşlı çocuk hep birlikte bugün Ofis AZC Plaza önünde bir araya gelerek pazarlıksız, şartsız, her yerde başörtüsüne özgürlük taleplerini haykırdılar.

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi üyeler ve gönüldeşleri kadın erkek, genç yaşlı çocuk hep birlikte bugün Ofis AZC Plaza önünde bir araya gelerek pazarlıksız, şartsız, her yerde başörtüsüne özgürlük taleplerini haykırdılar.

Yoğun katılımla gerçekleştirilen eylemde, "Başörtüsüne Şartsız, Sınırsız, Her Yerde Özgürlük" pankartı açıldı. Eylem, genel başkan yardımcısı Mustafa Eğilli"nin giriş konuşmasıyla başladı. Burada bulunma gerekçelerini anlatan Eğilli, bunu Türkiye'de yakıcı bir hal alan ve Ak Parti ve MHP"nin serbest bırakılması noktasında yaptıkları çalışmalar ve bu çalışmaların sınırlı ve şartlı şekilde yapılması olarak açıkladı.   Yapılması düşünülen düzenlemelerin Başbakan Erdoğan"in dillendirdiği özgürlük anlayışına aykırı olduğunu ve şartlı ve sınırlı yapıldığına dikkat çekti.  Başörtünün üniversitede serbest edilmesinin olumlu bir adım olmakla beraber yetersiz olduğunu, yasağın her yerde kalkması gerektiğini; üniversitede, lisede, ilköğretimde, bütün kamu alanlarında ve hatta kışlada da serbest olması gerektiğini söyledi. Başörtünün Allah"ın emri olduğunu, Allahın emrinin pazarlık konusu edilemeyeceğini, bu emre sınırlama getirilemeyeceğini, bu nedenle mevcut haliyle düzenlemeyi kabul etmelerinin söz konusu olamayacağını ifade etti.   

Eğilli"nin ardından şube İnsan Hakları İzleme Komisyonu üyesi Zeynep Akkardeniz topluluk adına basın açıklaması okudu. Açıklamada, konunun işleyiş tarzı eleştirildi.  Yasağın sadece yüksek öğrenim kurumlarını kapsayacak şekilde çözülmesinin yetersizliği dile getirildi.  Bazı rektör ve öğretim üyelerinin "özgürlük manifestosu" adlı bildirileri selamlandı. Yapılan düzenlemelerin gözlerimizi boyamaya yetmeyeceği ve hak ve adalet taleplerinin devam edeceği vurgulandı.

Coşkulu bir kalabalığın bulunduğu eylem alanı şu sloganlarla yankılandı; "Uyan Diren Özgürleş, Başörtüsü Onurumuz Koruyacağız, Direne Direne Kazanacağız, Yılmak Yok Direniş Var ve Allah"u Ekber"  

"Şiyarbe Be Berxwe Bide Azad Be, Hep Aynı Nakarat; Laiklik Elden Gidiyor! İnancımıza Dil Uzatanlar Hesap Verecek! Cuntaya Hayır Başörtüsüne Özgürlük! Her Kes İçin Adalet Başörtüsüne Özgürlük, Başörtüsüne Pazarlıksız, Şartsız, Sınırsız, Her Yerde Özgürlük, Çene Altı Dayatmasına Hayır! " dövizlerinin taşındığı eylemde kalabalık Özgür-Der Müzik Grubunun söylediği başörtüsü marşıyla coştu.

Eylemde yolda yürüyen vatandaşların, atılan sloganlara eşlik etmesi ve alkışlarla destek vermesi dikkat çekti.

Yapılan basın açıklamasının tam metni

Basına ve kamuoyuna

BAŞÖRTÜSÜNE SINIRSIZ ÖZGÜRLÜK TANINMALIDIR!

Sivil anayasa tartışmalarıyla beraber tekrar gündeme gelen başörtüsü yasağının üniversitelerde kaldırılması için iki partinin anlaşması seviyesiz bir tartışmayı da beraberinde getirmiş bulunuyor. On binlerce mağdur üreten ve uzun yıllar görmezden gelinen sorun AKP ve MHP'nin mutabakatıyla üniversiteler için umut verici bir aşamaya geldi. Ancak son derece yetersiz olmasına rağmen düzenleme karşısında belli kesimler sadece halkın inançlarına değil bizzat halkın kendisine hakaretamiz bir tutum takınmış durumdalar.

Üniversitelerarası Kurul Başkanı rektör Mustafa Akaydın, başörtülülerin okullara alınması ile kopya çektiklerinde denetlenemeyeceğini, İstanbul Üniversitesi rektörü Mesut Parlak, örtülülere üniversite yolu açıldığı takdirde istemeden onlara hak etikleri notu veremeyeceğini söylerken Prof. Celal Şengör başörtülüler içeri girdiği takdirde üniversitelerin kapısına kilit vururuz demekte ve başörtüyü gamalı haç ile bir tutacak kadar hadsizleşebilmektedir. Yaşanan bu kadar mağduriyeti görmemekte ısrar eden bu kişi ve çevreler, utanmadan başörtülülerin başı açıklara baskı yapacağını dile getirerek yasakçılıklarına kılıf aramaya ve İslam'a olan düşmanlıklarını gizlemeye çalışmaktadırlar.

İki partinin üzerinde uzlaştıkları son nokta yasağın sadece yüksek öğrenim kurumlarını kapsayacak şekilde çözülmesidir ki olumlu olmakla birlikte son derece yetersizdir. Uygulama alanı yüksek öğrenimle sınırlı olmayan bu yasağın çözümünün bu kadar dar bir alana sıkıştırılması kabul edilemez. On yılı aşkın bir süredir hem üniversitelerde hem de çalışma hayatında mağduriyetlere sebep olan bu yasak böyle bir çözümle yeni mağduriyetlerin oluşmasını engelleyemez. İnanç özgürlüğünün sadece kampuslarda değil yaşamın her alanında güvence altına alınması zorunludur. Çünkü Müslüman kadının başörtüsü sadece üniversite öğrencilerine değil hizmet alana da hizmet verene de farzdır!

Bu arada bazı rektör ve öğretim üyelerinin yasakçı açıklamalarına karşı  "özgürlük manifestosu" adlı özgürlükçü bildiriyi yayınlayan 600'ü aşkın akademisyenin yasak karşıtı tavırlarını destekliyoruz. Ayrıca üniversitelerde herkesin aynı saldırgan ve yasakçı zihniyette olmadıklarını göstermesi bakımından da bildiriyi önemsiyoruz.

Bizler Özgür-Der olarak AKP ve MHP'nin meclisten geçirmeye hazırlandıkları bu teklifi olumlu bulmakla birlikte yetersiz görüyoruz. Kimse bizden, bu düzenleme karşısında diğer haklarımızdan vazgeçmemizi veya öteki yasaklar hakkında sessiz kalmamızı beklemesin. İnancımız ve haklarımız konusunda pazarlığı asla kabul etmiyoruz. Yasak, hizmet alan - hizmet veren veya özel alan – kamusal alan ayırımı gözetilmeksizin yaşamın tüm alanlarında derhal son bulmalıdır. Adil ve hakkaniyete uygun olan da insani olan da budur. Diyarbakır / 02.02.2008

 

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi

Zeynep AKKAR DENİZ

 

Emin Altun / Haksöz-Haber

DİĞER HABERLER