30.10.2016 16:25
‘’İslami Mücadelede Sabır ve Sebat‘’
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tatvan Özgür-Der’de ‘’İslami Mücadelede Sabır ve Sebat‘’ konuşuldu.

Özgür-Der  Tatvan şubesinin Cuma seminerlerinin bu haftaki konuğu Diyarbakır Özgür-Der'den Nureddin Yargıcı oldu.

''İslami Mücadelede Sabır Ve Sebat'' meselesinin konuşulduğu seminer, Tatvan Özgür-Der'in dernek binasında icra edildi. Cahit Oktay'ın moderatörlüğünü yaptığı seminer, İbrahim Aykan'ın okuduğu Kur'an-ı kerim ve mealinin ardından başladı.

Nureddin Yargıcı; konuşmasında şu hususları belirtti:

Gerçekten de Sabır, müslümanlar için çok değerli bir haslettir. İslam aleminin ahlaki değerler çerçevesinde kaybettiği ilk değer nedir? Derseniz ben gönül rahatlığıyla 'sabır'dır derim. 

Ümmet olarak, biz de dahil olmak üzere bu önemli meziyeti, fıtri ahlakı kaybetmiş bulunmaktayız. 

Sabır, kelime manasıyla dayanmak, meşakketlere, sıkıntılara karşı direnmek, darlık zamanında kendini tutmak manalarına gelir. Ancak kendine hakim olma durumu, yalnızca darlık zamanlarında değil, varlık ve zenginlik anlamlarında da bir karşılık bulmalıdır.

Sabır, kelime anlamı olarak aklın ve şeriatın gerektirdiği şekilde hareket etme kabiliyeti manasına da gelmektedir. Ayrıca sabır kelimesi, İstikrar manasına da gelir.

Sabır kavramını, bir gerçeklik olarak şu şekilde ikiye ayırmak gerekir;

1.) Dünyevi sabır

2.) Uhrevi sabır

Açacak olursak, dünyevi ihtiyaçlarımızı karşılamak, yaşamımızı idame edebilmek için çalışmak, çabalamak, proje üretmek... Bir de ahiret merkezli yani Allah'ın rızası için çalışma, mücadele etme, Allah'ın dinini hakim kılmak için proje üretmek, şahitlik yapmak... anlamlarında anlayabiliriz.

Bu anlamda hepimizin muhakkak ki dünya işlerini yaparken, hayatı idame ettirirken sabır göstermemiz gerekmektedir. Aynı şekilde ahiret hayatımız için, Allah'ın rızasını kazanmak için de sabır göstermemiz gerekmektedir.

Alemlerin Rabbi olan Allah da biz insanların fıtratına dünyevi ve uhrevi maişetimizi, ihtiyacımızı  giderebilmek için sabretme yani dayanma, mücadele etme, çalışma ve direnme kabiliyetini yüklemiştir.

Kur'an-ı Kerim'de bakara suresi 175. ayette فَمَآ أَصْبَرَهُمْ عَلَى النَّارِ  ''Onlar ateşe ne kadar dayanıklıdırlar'' diye sorularak sabır kelimesinin ''dayanmak'' manasındaki bir kullanımına işaret edilmiştir. 

Ali imran suresi 200. ayette de Uhrevi sabrın mahiyetine şu şekilde değinilmektedir: ''Siz ey imana ermiş olanlar! Zorluklara sabırla katlanın ve birbirinizle sabırda yarışın, (doğru olanı yapmaya) her zaman hazır olun ve Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyun ki mutluluğa erebilesiniz!''

Müslümanların uhrevi sabrını tehlikeye atacak en büyük tehlike ise muhakkak ki dünyevileşme tehlikesidir. Mal biriktirme, dünyaya sarılma arzusu arttıkça Allah yolunda çalışma, dayanma, direnme vasfı da zayıflamaktadır.

Müslümanları Allah yolunda sabır göstermekten alıkoyan başka bir tehlike de ''korku''dur. Korku putunu, endişe putunu yenmeden Allah yolunda sabır göstermek, mücadele etmek, direnmek kesinlikle mümkün değildir.

Allah'ın dini ile bizlerin arasına giren her türlü engel bizim putumuzdur. Allah'a karşı şirk koştuğumuz ortaklarımızdır.

İşte bu putları yıkmaktır, Sabır.

Bu putlardan uzaklaşmaktır, Sabır.

nefsi ve şehevi arzulara karşı direnç göstermek, şeytanın aldatmalarına karşı durmaktır, Sabır.

Sabrı ise ancak Allah'a karşı haşyet duyanlar, şuurlu ve bilinçli olanlar kuşanabilirler.

Aile olarak, cemaat olarak, toplum olarak sabır gösterenlerden olmak zorundayız zira sabır eylemi, topluca disiplin içinde icra edildiği takdirde başarıya ulaşacaktır. Çünkü Sabır eylemini tek başımıza taşıyamayız, kuşanamayız.

Her zaman övdüğümüz, imrendiğimiz, örneklerden olan Hz İbrahim ve Hz İsmail bizler için Sabirunların en güzel örneklerindendir. Saffat suresi 102. ayette şöyle buyurulmaktadır: ''Ve (bir gün, çocuk, babasının) tutum ve davranışlarını anlayıp paylaşacak olgunluğa eriştiğinde babası şöyle dedi: "Ey yavrucuğum! Rüyamda seni kurban ettiğimi gördüm, bir düşün, ne dersin?" (İsmail): "Ey babacığım" dedi, "sana emredilen neyse onu yap! İnşallah beni sıkıntıya göğüs gerenler(sabredenler) arasında bulacaksın!"

Allahu teala yüce kitabında bizlerden sıkıntı ve zorluklara karşı sabır ile mücadele etmemizi ister:  ''Ey iman edenler! (Allah'tan) sabır ve salat ile yardım isteyin. Zira Allah sabredenlerle beraberdir.(Bakara-153)''

''Öyleyse Rabbinin hükmünü sabırla bekle ve onlardan hiçbir günahkara veya nanköre uyma''(İnsan-24)

''Mallarınızla ve canlarınızla mutlaka sınanacaksınız: Ve doğrusu, hem sizden önce vahiy verilenlerden hem de Allah'tan başka varlıklara ilahlık yakıştıranlardan birçok incitici söz işiteceksiniz. Ama eğer zorluklara sabırla katlanır ve O'na karşı sorumluluğunuzun bilincinde olursanız; bilin ki bu, azimle sarılınacak bir iştir.''(Ali imran-186)

Seminer, soru-cevap faslının ardından sona erdi.

DİĞER HABERLER