14.11.2016 16:55
“15 Temmuz Sonrası İslamcılığın Geleceği”
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Özgür-Der Diyarbakır Şubesi, "15 Temmuz Darbe Girişimi Sonrası Türkiye’de İslamcılığın Geleceği" konulu bir konferans düzenledi.

Gazeteci-Yazar Kenan Alpay'ın konuşmacı olduğu konferans, Selahattin Eyyubi Konferans Salonu'nda düzenlendi. Ahmet Maruf Demir'in sunduğu programa Nurullah Canpolat'ın okuduğu Kur'an tilaveti ile başlandı.

"15 Temmuz Önceki Darbelerden Daha Kirli Ya Da Daha Temiz Değildir"

Türkiye'nin darbe tarihinin kısa bir sunumunu yapan Kenan Alpay,15  Temmuz'un Cumhuriyet tarihindeki darbeler zincirinin son halkası olduğunun altını çizerek "15 Temmuz, önceki darbelerden daha kirli ya da daha temiz değildir" ifadelerini kullandı. Tüm darbelerin ortak amacının İslam'ı kamusal alandan uzaklaştırarak toplumu laikleştirmek olduğunun altını çizdi.

 "15 Temmuz, sadece Türkiye açısından değil, İslam coğrafyasının, ümmetinin siyasal ve toplumsal tarihi açısından da büyük bir kazanım olmuştur. Bu kazanımın ortaya çıkmasındaki temel faktör, halkın İslami duygusu, duyarlılığı ve cesareti olmuştur." diyen Alpay, her ne kadar bu kazanımın belli çevrelerce çalınmaya çalışılsa da İslamcılığın önünü açacağını belirtti.

"Batıya Göre İslamcı Göründüğü İçin Devrilmeye Çalışılan Hükümetin Eli Daha Da Güçlenmiştir "

"Tabiki devlet İslamcı bir karakter kazanmamıştır, İslami mücadelenin geleceğini kurtarmak için hareket etmemektedir.  Ama gelişen olaylar, çok büyük bir oranda bize yol açıcı bir karakter izlemektedir. 15 Temmuz girişimi hedeflerinden birisi hükümeti düşürmekti. Çünkü Avrupa ve ABD nezdinde Türkiye, "İslamcı bir siyaset" izleyerek kamusal alandaki seküler karakteri tecrit etmektedir. Mustafa Kemal ile getirilen "Avrupai kazanımları, laik kazanımları" geriletmektedir. Hükümetten duyulan rahatsızlıklardan biri de hükümetin yerel siyaset biçiminin bölgesel politikalara sirayet etmesidir." diyerek hükümetin, Mısır cuntasına dönük yaklaşımı ile Suriye ve Irak'taki ABD ve Avrupa'ya rağmen takındığı tutumu örnek gösteren Alpay, 15 Temmuz'a karşı zafer kazanan bir hükümetin bu konularda elinin güçlendiğini kaydetti.

15 Temmuz ile birlikle her ne kadar kamuoyunda Gülen örgütü üzerinden "cemaat, imam, infak, biat" gibi İslami kavramlar üzerinden saldırı ve toplumda bir ürküntü oluşturulmaya çalışılsa da Müslümanlar açısından kazanımların olduğunu belirten Alpay, "Toplumun İslami karakterinin daha çok dışa vurması yönünde daha çok hayatı belirlemesi noktasında kazanımlar elde ettiğimizi düşünüyorum.  Toplumda ABD ve Avrupa'ya karşı oluşan güvensizlik 15 Temmuz ile tavan yapmıştır ve "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur" gibi saçma sapan sözleri bir tarafa bırakarak Müslümanların kendi içerisinde dayanışmasına, birlik olunmasına dönük bir bilinç oluşmuştur." dedi.

Kişi Kültüne Karşı Sağlam Bir Direniş, Kemalizmi De Fetullahçılığı Da Türk-Kürt Ulusalcılığını Da Geriletir

Alpay şunları kaydetti; "Kişi kültü dediğimiz; şeyhlerini, imamlarını, önderlerini rabler edinen ve bunu da değişik sapıklıklar halinde tezahür ettiren bu türden yapıların tasfiye edilmesine dönük bir söyleme, davete sahip çıkmamız, sarılmamız gerekiyor. Eğer bu sahip çıkışı, yazarak, konuşarak, geziyle, piknikle, ev çalışmalarıyla destekleyecek olursak Türkiye'de Kemalizmi de, Fetullahçılığı da, Türk ve Kürt ulusalcılığını da bastırabilecek bir kazanıma Allah'ın bir lutfüyla erişebilir."

"Tabiat, toplum boşluk kabul etmiyor.  Hakikatin şahitleri öne çıkmazsa, topluma önderlik etmezse, bedel ödeme noktasında öne atılmazsa yerine başkaları geçer, geçiyor. Bu yüzden hayır üretmek gerekiyor."

diyarbakir-20161114-02.jpgdiyarbakir-20161114-03.jpgdiyarbakir-20161114-04.jpgdiyarbakir-20161114-05.jpg

diyarbakir-20161114-06.jpgdiyarbakir-20161114-07.jpgdiyarbakir-20161114-08.jpg

DİĞER HABERLER