01.07.2008 00:18
Haziran 2008'de Yaşanan Hak İhlalleri
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Özgür-Der Diyarbakır Şubesi her ay periyodik olarak hazırladığı aylık hak ihlalleri değerlendirme raporunu kamuoyuyla paylaştı. Haziran 2008'de yine kabarık olan insan hakları ihlallerinden yargı darbesi, özgür düşünceye linç, Hayata Dönüş davasındaki zam

HAZİRAN 2008 HAK İHLALLERİ DEĞERLENDİRME RAPORU

 

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi olarak topluma ve çağa tanıklığımız sürüyor. Her ay periyodik olarak hazırladığımız aylık insan hakları raporunu kamuoyuyla paylaşıyoruz.

 

Giriş

 

Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay'dan teşekkül eden yüksek yargı bürokrasisi Türkiye'de hukukun, adaletin, toplumsal barışın tesisinde hiçbir katkı sağlamadığı gibi tam tersine bu değerlerin önündeki en önemli engellerden biri olmaya devam ediyor. Yüksek yargı bürokrasisi 367 saçmalığından sonra kelimenin tam anlamıyla rejim muhafızlığı ve resmi ideolojinin ajanlığı anlamına gelebilecek skandal bir karara daha imza attı. Anayasa Mahkemesi başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin Anayasa değişikliğini iptal etti ve yürürlüğünü durdurdu.

 

Anayasa Mahkemesi'nin yetkisini aşarak verdiği bu karar, insanlık dışı-keyfi uygulamaları beraberinde getirdi.  Verilen karardan cesaret alan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Rektörlüğü, kampus alanına başörtülü öğrencileri içeri almadı. Bunun üzerine Van Hak ve Özgürlükler Platformu üyeleri ve YYÜ öğrencileri bu faşizan uygulamayı protesto ettiler. Asılsız bir ihbarı bahane eden "Terörle Mücadele" ekipleri gece yarısı operasyonuyla Platformun temsilcileri ve öğrencilerden oluşan 9 kişiyi gözaltına aldılar. İlkel yasak, okullara öğrenci taşıyan servislere, kampüsten geçen toplu taşıma araçlarındaki sıradan vatandaşlara ve ÖSS için çocuğunu götüren başörtülü velilere kadar uzandı.

 

İnsan hak ve hürriyetini ayaklar altına alan, inanç özgürlüğüne pranga vuran bu karar Kemalist medyanın eliyle "Humeyni'yi sevip, Atatürk'ü sevmemek" söylemi etrafında meşrulaştırmaya çalışıldı. Kanal 1 televizyonunda Fatih Altaylı'nın sunduğu Teke Tek adlı programa katılan başörtülü bayanlar medya lincine maruz kaldılar.  Medyanın kışkırtması sonucu Beyoğlu Savcılığı harekete geçti ve serdettiği düşüncelerinden dolayı Nuray Canan Bezirgan ve Kevser Çakır hakkında soruşturma başlatıldı.

 

Türkiye'de muhalif insanlara eften püften gerekçelerlerle cezalar yağdırılırken, bu muhalif insanlara karşı insanlık dışı davranışlar sergileyen kolluk kuvvetleri ise aklanmaktadır.  Bunlardan biride kamuoyunda "Hayata Dönüş Operasyonu" olarak bilinen, Bayrampaşa Cezaevi'nde bulanan tutuklu ve hükümlülere kötü davrandıkları, görevlerini kötüye kullandıkları iddiasıyla jandarma görevlileri hakkında açılan davaydı. Dava, açıldıktan 7 yıl sonra deliller toplanamadan ve tüm sanıkların ifadesi alınamadan "zamanaşımından" düştü.

 

27 Nisan e-Muhtırası ile neredeyse siyasette aktif olarak rol alan Genelkurmay Başkanlığı, Türkiye'yi 1930'ların zihniyetinde tutmak için adeta bir siyasi parti gibi yoğun faaliyette bulunuyor. Bu faaliyetlerden biri daha Taraf gazetesi tarafından tarih ve numara verilerek yayınlandı. Habere göre Türk Silahlı Kuvvetleri, siyasete ve sivil hayata müdahale etmek için geniş kapsamlı bir "Eylem Planı" hazırlamış. Planın amacı "Kamuoyunu TSK'nın hassasiyet gösterdiği konularda" yönlendirmek ve harekete geçirmek.

 

Anayasa Mahkemesi'nden Hukuk, Adalet ve Halk İradesine Darbe

 

Anayasa Mahkemesi başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin Anayasa değişikliğini iptal etti ve yürürlüğünü durdurdu. Başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin Anayasanın 10 ve 12. Maddelerinde öngören değişikliğin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 411 gibi rekor bir oyla kabul edilmesi ve Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmasına rağmen iptal edilmesi hukukun bir avuç azınlığın faşizan anlayışlarını korumak için var olduğunun yeni bir halkası olarak karşımıza çıktı. Verilen karar azınlığın çoğunluğa tahakkümünü, ortaçağ zihniyeti eliyle gerçekleştirme girişimidir. Yakın zamanda 367 skandalına imza atan Anayasa Mahkemesi, bu kararıyla da istiklal mahkemelerinin ruhunun ölmediğini; kendi ilkel hukuk anlayışlarında yaşadığını göstermiştir. Anayasa Mahkemesi bir anlamda halkın İslami değerlerini iptal etmiştir. Verilen iptal kararı, öncelikle anayasanın bağlı kalmak zorunda olduğu hukuk normlarına, temel hak ve özgürlüklere, insani ve İslami değerlere, adalet ve toplumsal barış taleplerine karşı olmuştur.

 

Bundan dolayı Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu bu kararın bizler için "yok hükmünde" olduğunu ve bu kararı tanımadığımızı bir kez daha ilan etmek istiyoruz. Bizler İslam'ı hayatımızın her alanını; evimizi, ticaretimizi, okulumuzu, kurum ve kuruluşumuzu düzenleyen bir yaşam tarzı olarak inanmış ve kabul etmişiz. Bu tercihimizi yaparken anayasa mahkemesi dahil hiç kimseden-kurumdan sormadığımız gibi bunları yaşarken de soracak değiliz. Bu vesileyle başörtümüz özelinde inancımıza ve kimliğimize karşı her türlü düşmanlığı mubah gören bu cübbeli darbe düzenine karşı mücadeleden asla geri durmayacağımızın bir kez daha bilinmesini istiyoruz.

  

Özgür Düşünceye Linç

 

Ortaçağ engizisyon mahkemelerinin vermiş olduğu kararı andıran, istiklal mahkemelerinin ruhunu yaşatan, 12 Eylül darbe düzeninin uzantısı Anayasa mahkemesinin vermiş olduğu bu kararın yaşanılan "çağdaş Türkiye"de tartışılması ve mahkum edilmesi gerekirken "ilerici-çağdaş-kemalist medya"   adeta bu kararı meşrulaştıran yayınlara başladı. Karar birçok televizyon kanalında tartışma programlarında işlendi. Tabii ki medyanın karara yaklaşımı yanlı ve yaptığı yayınlarda doğal olarak genelde yasaktan yana oluyor. Böyle olunca da tartışmalara çağrılan şahsiyetler de genelde ya konuya ehil olmayan "ketm" kişiler yada Kemalist ideolojinin körleştirip idraksizleştirdiği kendini aydın zanneden zavallılar olmaktadır.

 

Nadiren bazı programlara konunun tarafı, konuya ehil, sözünü eğip bükmeyen, vahyi ilkelerden taviz vermeyen, olduğu gibi görünen, hikmetle ve güzel öğütle davranan kişiler çağrılmaktadır. Şüphesiz bunların çağrılmasında dahi art niyet vardır. Zira Kemalist darbe düzeninden yana olan medya, bu iyi insanlardan dahi daha çok faydalanmayı hedefliyor. Bunlardan biri de Fatih Altaylı'nın Kanal 1 televizyonunda sunduğu Teke Tek adlı programdı. Altaylı, anayasa mahkemesinin vermiş olduğu kararı tartışmak için Nuray Canan Bezirgan ve Kevser Çakır adlı başörtülü bayanları programa kabul etti. Ancak programda, bu kararın baştan sona despotluğunun tartışılması gerekirken tersi yapıldı. Müslüman bayanlar "Atatürk'ü sevip sevmeme" gibi konuyla alakası olmayan bir soruyla adeta imtihana tabi tutuldular. Böylece başörtü zorbalığının mahkum edilmesi gereken program bir anda başörtü zorbalığına dönüştü ve katılımcı bayanlar linçe tabi tutuldular. 

 

Nihayet medya kışkırtması hedefine ulaştı ve Kanal 1 televizyonunda yayınlanan Teke Tek programda ifade ettiği düşüncelerinden dolayı Nuray Canan Bezirgan ve Kevser Çakır hakkında Beyoğlu Savcılığınca soruşturma başlatıldı.

 

"Hayata Dönüş"te Zamanaşımı Kıyağı

 

Türkiye'de, işkence ve yargısız infaz soruşturma ve davalarında cezasızlık uygulamaları devlet politikaları haline getirilmiş. Bu politika gerek yürütme organı pratikleriyle ve gerekse yargı pratiği ile açığa çıkmakta. Yargısız infaz yapmakla ve işkence ile suçlanan kamu görevlilerinin ortaya çıkan bütün bilgi ve belgelere rağmen cezalandırmak bir yana idare organları tarafından görevinden dahi alınmaması bunun açık göstergesi.

 

İstanbul'da Bayrampaşa Cezaevi'nde 12 mahkûmun öldüğü, 55 kişinin yaralandığı "Hayata Dönüş Operasyonu"yla ilgili yaklaşık 1600 kamu görevlisine ve jandarma erine "tutuklulara kötü muamele yaptıkları ve görevlerini kötüye kullandıkları" iddiasıyla Eyüp 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan dava, 7 yıllık zamanaşımı süresi 19 Haziran'da dolduğu için 23 Haziran'da düşürüldü.

 

"Hayata Dönüş Operasyonu", cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin, F tipi hücre sistemine geçişi engellemek amacıyla yaptıkları açlık grevlerine karşı 19 Aralık 2000'de başlatılmıştı. 10 bin güvenlik görevlisinin katıldığı operasyonlar 20 ayrı cezaevinde yapılmıştı. Operasyon sonucunda 2 asker ile 30 tutuklu ve hükümlü yaşamını yitirmişti.

 

Davanın açıldıktan 7 yıl sonra deliller toplanamadan, tüm sanıkların ifadesi alınamadan "zamanaşımından" düşürülmesi infaza karışan kamu görevlilerine bir kıyak olarak algılandı.  Hâkim ve savcısı sürekli değişen mahkemenin 11. hâkimi, ikinci kez girdiği duruşmayı, zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek başlattı. Ve usule aykırı olarak sözü önce sanık avukatına verdi. Müdahil avukatın bu yöndeki itirazına mahkeme hakimi, "Usulü ben belirlerim" diyerek katledilen onlarca tutukluyla beraber hukuku da katleden bir karara imza attı.

 

 

Basından İhlal Haberlerinin Ayrıntıları:

 

YAŞAM HAKKI

 

Tatil Günü Çağırıp Zorla Çalıştırmışlar

Tuzla Tersanesi'nde dün bir işçi daha yaşamını yitirdi. Boru ustası İhsan Turhan (35), yarım tonluk demir kapağın başına düşmesi sonucu öldü. İşçilerin pazar tatili olmasına karşın çalışmaya zorlandığı iddia edildi. (haksozhaber.net- 9 Haziran)

 

Elazığ'da Faili Meçhul Cinayet 

Elazığ`dan Palu ilçesinde Seydili köyü ile Yeniköy arasındaki 5 No'lu demiryolu tünelinde Devlet Demiryolları'nda görevli bekçi Efraim Çiftçioğlu (44) başına tek el ateş edilerek öldürülmüş halde bulundu. (ANF- 10 Haziran)

 

Aydın'da Faili Meçhul Cinayet...

Aydın'ın Kuşadası İlçesinde Yaşar Orhan (49) adlı minibüs şoförü, kimliği belirlenemeyen kişi yada kişiler tarafından işkence edilerek öldürüldü. Jandarma ekiplerinin Pilav Dağı eteklerinde bulduğu ve Yaşar Orhan'a ait olduğu belirlenen cesedin kolları ve bacaklarının kırıldığı, kafasının parçalandığı ve vücudunun çeşitli yerlerine çivi çakıldığı tespit edildi. Yaşar Orhan'ın gördüğü işkencelerin ardından, göğsüne silahla ateş edildiği belirlendi (Yeni Şafak- 11 Haziran)

 

Eziyet İsyan Getirdi

Çeşitli ülkelerden yaklaşık 175 kişinin kaldığı Kırklareli Gaziosmanpaşa Yabancı Kabul ve Barındırma Merkezi'nde mülteciler kötü koşullara isyan ederek ayaklandı. Çıkan çatışmada Adam Terrey adlı kişi öldü, dört kişi de yaralandı. Söz konusu Merkez daha önce mültecilere kötü muamele ve falaka cezası iddialarıyla gündeme gelmişti. (Taraf- 13 Haziran)

 

Polis Aracından Atılan Genç Kadın Yaşamını Yitirdi 

13 Haziran tarihinde Iğdır'da kimlik kontrolü için polis tarafından gözaltına alınan Vusale Süleymanova, bilinmeyen bir nedenden dolayı polis aracından atıldı. Başı yere çarpan Süleymanova  tedavi için götürüldüğü hastanede öldü. (ANF- 21 Haziran)

 

Ölümle Sonuçlanan Jandarma Müdahalesi...

26 Haziran'da, turistik bir tesis yapımı için Sivas'ın Yıldızeli İlçesi'ne bağlı Bayat Köyü'nün arazisinden su alınması için başlatılan çalışmalara köylülerin tepki göstermesi üzerine jandarma müdahale etti. Jandarmanın köylüyü dağıtmak için kullandığı biber gazı köylülerden Ayşe, Ömer, Halil ve Zeliha Soyutek ile Fadime Şahin'i etkiledi. Hastanede tedavi altına alınan köylüler daha sonra taburcu edildi. Tedavisi yapıldıktan sonra köyüne gönderilen Ömer Soyutek dün sabah evinde yaşamını yitirdi. Soyutek'in olaylar sırasında evinin merdivenlerinde oturduğu ve atılan gaz bombalarının merdivenin dibine düştüğü belirtildi (Radikal- 27 Haziran)

 

İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ

 

Başörtülüye Polis Zorbalığı

Başkentin orta yerinde açık öğretim sınavına başörtülü girdiği için bir kız öğrenci, hem de polis tarafından tartaklandı. Açık öğretim sınavları için Balgat Öveçler'deki Kirami Refia Alemdaroğlu Lisesi'ne gelen başörtülü öğrencilerin sınava girmeleri kadın polisler tarafından engellenerek, örtülerini çıkarmaları istendi. Açık Öğretim İlahiyat Ön Lisans öğrencisi 3 çocuk annesi Neslihan Bilgin, gece-gündüz demeden hazırlandığı sınavda, peruğunun altından başörtüsü görülüyor iddiasıyla salon görevlisinin tacizine uğradı. (haksozhaber.net- 2 Haziran)

 

Başörtüsü Zorbalığı Sınır Tanımıyor (Van)

Anayasa Mahkemesi'nin kararının ardından kampus içinde başörtüsü yasağına yeniden başlayan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin servis araçlarında da başörtülülere karşı zorbalık uygulandı. Daha önce kampus alanına girebilen başörtülü öğrenciler, bugün sabahtan itibaren içeri alınmadı. Başörtülü öğrenciler, giriş kapısında güvenlik görevlileri tarafından durdurulan minibüs ve otobüslerden indirilirken, bazı öğrenciler sinir krizi geçirdi. Kampus girişine ambulans ve sağlık görevlileri çağrıldı. (haksozhaber.net- 9 Haziran)

 

Basın İhbar Edince Rektörlük Kampüste Başörtüsünü Yasakladı

Üniversite rektörü Prof. Dr. Hasan Ceylan, başörtülü öğrencilerin kampuse alınmaması konusunda yazılı bir açıklama yaparak basında çıkan 'bazı öğretim üyelerinin başörtülü öğrencilerin derse alındığı iddiaları üzerine harekete geçip iddiaların tespiti halinde gereğinin yapılacağını belirtti. Rektör basında çıkan haberlerin faydalı olduğunu söyledi. Anayasa değişikliği paketinden önce YYÜ Zeve Yerleşkesi'ne başörtülü öğrencileri alan üniversite yönetimi, mahkemenin son kararından sonra başörtülü öğrencilere kapılarını tamamen kapattı.(Zaman- 10 Haziran)

 

'O' Otelden İlginç Savunma!

Bodrum Bardakçı Koyu'ndaki "Hotel Mavi Kumsal" adlı otele 01 Haziran 2008 tarihinde yaptıkları rezervasyon sonucu tatil için giden, fakat başörtülü olduğu için alınmayan Merve Aydın ve ailesine "Müşterilerimiz örtülülerden rahatsız oluyor" gerekçesi sunuldu. (Vakit- 11 Haziran)

 

Cumhuriyet Çizeri Kurtcepe'den Eşekçe Karikatür

Her fırsatta İslami değerlere hakaret eden Cumhuriyet gazetesinde yine hakaret dolu bir karikatür yayınlandı. Nuri Kurtcepe'nin karikatüründe Atatürk'ü sevmeyen, cihad isteyen, siyasal simge diyenler ve başörtüsü direnişçileri "eşşek" olarak tasvir edildi. (haksozhaber.net- 13 Haziran)

 

Başörtülüleri Nazilere Benzetti!

CHP Genel Sekreter Yardımcısı Algan Hacaloğlu Naziler'in Heill bandı ile başörtüsünü aynı kefeye koyarak başörtülüleri Nazilere benzetti. (haksozhaber.net- 13 Haziran)

 

Öğrencilere Başörtüsü Takmama Yemini Ettirdi

Çanakkale'deki Mustafa Kemal İlköğretim Okulu öğretmeni Muazzez Zeybe, öğrencilerine başörtüsü takmama yemini ettirdi. (haksozhaber.net- 14 Haziran)

 

Başörtülü Anneleri İçeri Almadılar

ÖSS'ye girecek çocuklarını yalnız bırakmak istemeyen başörtülü anneler Marmara Üniversitesi'nde büyük bir şokla karşılaştı. Kapıdaki güvenlik görevlileri içeri girebilmeleri için başörtülerini çıkarmalarını istedi. Bazı anneler örtülerini çıkararak çocuğunu içeride beklerken, bazı anneler ise örtülerini çıkarmayı redderek dışarıdaki kaldırımlarda bekledi. (haksozhaber.net-15 Haziran)

 

YÖK Başörtüsünü Tanıdı, ÖSS Tanımadı!

ÖSS'ye girmek için YÖK'e başörtülü fotoğrafıyla başvuran ve başvurusu kabul edilen Fatma Turan, bugün sıvana girmek için geldiği Seyrantepe İlköğretim Okulu'nda sınav salonuna tanınmadığı gerekçesi ile alınmadı. (haksozhaber.net- 15 Haziran)

 

'Türbana İzin Ver' Diyen Rektör Cezalandırıldı

Bolu İzzet Baysal Üniversitesi'nde öğretim görevlisi ile rektör arasındaki türban kavgası yargıya taşındı. Türbanlı öğrencileri derse almadığı için Rektör tarafından uyarılan, öğretim görevlisinin açtığı tazminat davasını kazandı. Bolu İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim görevlisi Aygül Oktay, 1998 öğretim yılı ikinci döneminde Özel Eğitim Bölümünde okuyan türbanlı öğrencileri derse almadı. Öğrencilerin şikayeti üzerine, üniversite Oktay'a uyarı cezası verdi. Oktay, uyarı cezasının iptali için Sakarya 2. İdare Mahkemesi'ne başvurdu. İdare Mahkemesi davayı reddetti. Oktay'ın başvurusu üzerine dava Danıştay'a taşındı. Danıştay 2. Dairesi uyarı cezasının iptaline karar verdi. (Radikal- 18 Haziran)

 

Annesi Başörtülü Engelli Kıza Sınav Engeli

ÖSS'de yaşanan zulümlerden engelli öğrenciler de nasibini aldı. Engelli kızını ÖSS için okula taşıyan başörtülü anneyi okula almayarak eziyet ettiler. Yıllarca sırtında taşıdığı engelli kızını ÖSS için İstanbul Üniversitesi'ne götüren anne Elif Öner, başörtülü olduğu gerekçesiyle kampüsten çıkartıldı. (haksozhaber.net- 20 Haziran)

 

CHP'li Belediye Cami Mühürledi 

İstanbul Bahçeşehir Belediyesi, vatandaşın 9 aydır ibadet ettiği camiyi mühürledi. Diyanet İşleri Bakanlığı'ndan cami beratı olan Şehit Mustafa Hasanoğlu Mescidi'nin mühürlenmesine gerekçe olarak "imar planında ibadet değil ticaret yeri görünmesi" gösterildi. (Zaman- 20 Haziran)

 

Mahalle Baskısını İliklerimde Hissettim

200'den fazla madalya alan eski Tekvandocu Seniha Sarı, tesettüre girdikten sonra Milli Takım'dan dışlandığını, ailesinde sıkıntılar yaşadığını, medya lincine uğradığını açıkladı. (Vakit- 21 Haziran)

 

Baro'dan Başörtülü Avukatlara 'Cadı Avı'

İstanbul Barosu, adliye binalarına astığı ilanlarla kıyafet avına çıktı. Başörtülü avukatların kendilerine ihbar edilmesini isteyen Baro, kılık kıyafeti uygun görülmeyenlere disiplin soruşturması açılacağını ilan etti. (haksozhaber.net-28 Haziran)

 

Kemalist Medyanın Kışkırtma ve İhbarları:

 

Lisenin Çatısı İbadethane Oldu

Adana'da Fatih Terim Lisesi'nde öğrenciler, ders saatinde okulun damında toplu namaz kılarken görüntülendi. (Radikal- 3 Haziran)

 

Öğretmen, Başörtüsü Sebebiyle Dayak Yediğini Gazetelerden Öğrenmiş!

Trabzon'un Çaykara ilçesinde bir öğretmenin 'okulda türbana izin vermediği' gerekçesiyle bazı kişiler tarafından dövüldüğü şeklinde çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığı açıklandı. (Zaman- 11 Haziran)

 

'Zıkkım'lara İlgi Yüzde 82 Arttı

YÖK Başkanı Özcan'ın "zıkkımlar" demesinin ardından yeniden gündemin ilk sırasına çıkan İmam Hatip'lerine ilgi her yıl artıyor. 2000-2003 yılları arasında büyük ilgi kaybeden İHL'ler son 6 yılda yeniden yüzde 82'ye varan artış yakaladı. (Radikal- 21 Haziran)

 

Öğrenciye 'Türban Yardımı'!

Kızıltepe Borsa Lisesi'nde okuyan yoksul öğrencilerin evlerine Sur Dershanesi tarafından gönderilen yardım poşetlerinden turban çıkması, ailelerin tepkisine neden oldu. (Evrensel- 23 Haziran)

 

YARGI VE CEZASIZLIK

 

Hayata Dönüş Operasyonunda Fatura Hükümlülere Çıkarıldı 

Çanakkale E Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki tutuklu ve hükümlülere yönelik gerçekleşen ve biri asker üçü tutuklu dört kişinin ölümüyle sonuçlanan "Hayata Dönüş Operasyonu" davasında mütalaa veren savcılık yargılanan 563 asker için ceza istemezken faturayı 17 tutuklu ve hükümlüye çıkardı. Savcılık 17 tutuklu ve hükümlü hakkında 15 ile 20 yıl hapis cezası istedi.

(ANF- 3 Haziran)

 

Mahkeme 'Köy Yakan Korucuları' Akladı 

Mardin'in Dargeçit İlçesi'ne bağlı Altınoluk Köyü korucuları 1993 yılında askerlerle birlikte 4 köye baskın düzenleyerek, evleri ve ahırları içindeki eşyalar ve hayvanlarla birlikte yaktılar. Ekinleri tarlalardayken ateşe veren korucular Abdulcelil Toy, Ömer Yiğittekin ve Abdulvehap Tunç'u öldürdü, onlarca kişiyi yaraladı, yüzlerce kişiye de işkence yaptılar. Evleri yakılan vatandaşlar köylerini boşaltırken, adalet arayışları 12 yıl sonra davaya dönüştü. Ancak mahkeme yaptığı yargılamada korucuların ve askerlerin 'nedensiz yere' Kayıklı Köyü'nü yakmalarının ve adam öldürmelerinin yaşamın olağan akışına ve mantık kurallarına uygun olmadığını belirterek, koruculara adam öldürmekten beraat verdi. Mahkeme köy yakılması olayında ise zaman aşımı var deyip korucuları akladı. (ANF- 6 Haziran)

 

Tutukluya: Paran Yoksa Mahkemeye Çıkmak da Yok!

Mersin cezaevinde bakanlık 'bütçe ayırmayınca' mahkemeye nakil ücretleri tutuklulardan talep ediliyor. Çeşitli hak ihlalleri haberleri gelen cezaevlerinde bu kez de tutukluların mahkeme nakil ücretleri kendilerinden isteniyor. Hatta parayı ödeyemeyen tutukluların davalarının ertelendiği. Cezaevinde tutuklu bulunan Servet Özkan'ın (47) oğlu Serhat Özkan (22), 12 Mayıs Cuma günü cezaevi müdürlüğüne bağlı memurlar tarafından para talebinin telefonla kendilerine iletildiğini söyledi. (Evrensel- 7 Haziran)

 

7 Arkadaşını Öldürdü, Meşru Savunma Sayıldı

Kulp ilçesinde kendisini ajanlık ile suçlayan 7 arkadaşını öldürün PKK üyesi 'Burusk' kod adlı G.E. için örgütteki eylemleri nedeniyle ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istendi. G.E.'nin 7 arkadaşını öldürmesi ile ilgili ise, 'Meşru savunma' denilerek görevsizlik kararı verildi.(Radikal- 10 Haziran)

 

Mağdurken suçlu konuma düştüler

Uludağ Üniversitesi'nde eğitim gören öğrenciler hakkında savcılık 900 yıl hapis istemiyle dava açtı. 10 Mart 2008 tarihinde ülkücü saldırıları protesto ederken jandarmanın saldırısına maruz kalan öğrencilerden 25'i hakkında dava açıldı. Savcılık iddianamesinde öğrencilerin "Kamu malına zarar verdikleri", "Görevli memuru yaraladıkları" ifadelerine yer verildi. Soruşturmasını tamamlayan savcılık öğrencilerden 44'ü hakkında delil yetersizliğinden takipsizlik kararı alırken 25 öğrenci hakkında toplam 900 yıl hapis istemiyle dava açılmasına karar verdi.(Evrensel- 14 Haziran)

 

Avukatı: Mahkeme, Adnan Oktar'a Kendini Savunma Hakkı Vermedi

Adnan Oktar'ın avukatı Uğur Poyraz, müvekkiline 3 yıl hapis cezası verilen duruşmada kendilerine söz hakkı tanınmadığını söyledi. Poyraz, yargılamanın adil olmadığını iddia ederek kararı eleştirdi. (Zaman- 18 Haziran)

 

Devletin Terör Tazminatı: Bir Anne, Dört Kardeş 1315 YTL

Diyarbakır'da 12 Eylül 2006 tarihinde meydana gelen patlamada dört kardeşini, annesini ve ayağını kaybeden yedi yaşındaki Barış Demir'e devlet 1315 YTL'lik tazminat lâyık gördü. Yedisi çocuk 10 kişinin öldüğü patlamada mağdur olan ailelerin 'Terör Zararlarının Karşılanmasına Dair Kanun' çerçevesinde yaptıkları başvuru, devletin insan hayatına verdiği değeri gösterdi. (Taraf- 19 Haziran)

 

"Hayata Dönüş"te Zaman Aşımı Utancı

İstanbul'da Bayrampaşa Cezaevi'nde 12 mahkûmun öldüğü, 55 kişinin yaralandığı "Hayata Dönüş Operasyonu"yla ilgili yaklaşık 1600 kamu görevlisine ve jandarma erine "tutuklulara kötü muamele yaptıkları ve görevlerini kötüye kullandıkları" iddiasıyla Eyüp 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan dava, 7 yıllık zamanaşımı süresi 19 Haziran'da dolduğu için 23 Haziran'da düşürüldü. "Hayata Dönüş Operasyonu", cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin, F tipi hücre sistemine geçişi engellemek amacıyla yaptıkları açlık grevlerine karşı 19 Aralık 2000'de başlatıldı. 10 bin güvenlik görevlisinin katıldığı operasyonlar 20 ayrı cezaevinde yapıldı. Operasyon sonucunda 2 asker ile 30 tutuklu ve hükümlü öldü. (haksozhaber.net- 24 Haziran)

 

Salih Mirzabeyoğlu'na Müebbet Hapis

İBDA/C lideri Salih Mirzabeyoğlu, mahkûmiyet kararının yeni TCK'ye uyarlanması için yargılandığı davada ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm oldu. (haksozhaber.net- 13 Haziran)

 

KÜRT SORUNU

 

Diyarbakır'da Bin 558 Çocuğa Kürtçe'den Soruşturma 

Diyarbakır'da Jandarma Sorumluluk Bölgesi içinde 2006 ve 2007 yılları arasında toplam bin 558 çocuk hakkında Türk Ceza Kanunu (TCK)'nun 222. maddesini içeren, Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanunun Koyduğu Yasaklara Muhalefet suçundan soruşturma açıldı. Bu suç çocukların siciline işlendi. (ANF- 2 Haziran)

 

Kürtçe Giremez!

Siirt E Tipi Kapalı Cezaevi'nde bulunan PKK davasından hükümlü Zeki Kayar'ın Tev Yayınları tarafından yayınlanan 'Dilê Xembar' (Dertli Yürek) adlı Kürtçe kitabı, toplatma kararı olmamasına rağmen kendisine verilmiyor. (Evrensel- 3 Haziran)

 

Türkiye 1920'li Yıllara Döndü: Kürtçe Konuşmaya 62 Ytl Para Cezası Kesildi

İHD Diyarbakır Şubesi Başkanı Muharrem Erbey, 23 Mayıs'ta Diyarbakırlı olan Mahmut Özkılıç ve Ziya Athan'ın Konya'da ailesiyle cep telefonuyla Kürtçe'nin Zazaki lehçesiyle konuştuğu için cezalandırıldığını söyledi. (Radikal- 6 Haziran)

 

Genelkurmay 'Q,W,X' Harflerinin Üstünü Çizdi

Genelkurmay Başkanlığı, Türkçe konusunda gösterdiği hassasiyetini askeri kurum ve kuruluşlara astırdığı afişlerle duyurdu. Tüm askeri kurum ve kuruluşlara asılan afişlerde 'Önce Türkçe' denildi. "Q,W,X' harflerinin üzeri çizilen afişte, "Tabelalarda, ilanlarda, reklamlarda önce Türkçe yazısı yer aldı. Askeri kurumlara gönderilen yazılarda da yabancı isim ve harflerin kullanılmamasının istendiği öğrenildi. (Radikal- 18 Haziran)

 

Viranşehir Belediye Başkanı'na Roj Tv Cezası

Şanlıurfa Viranşehir Belediye Başkanı Emrullah Cin, Roj TV'de bir programa katıldığı için 1.875 YTL para cezası alırken Şanlıurfa "bin umut"  milletvekili adayı İbrahim Ayhan, arabada çaldığı Kürtçe müzikten dolayı 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. (Birgün-18 Haziran)

 

Kürtçe Yine Yok

Siirt"te bulunan camilere 4 dilde yazılı "İhlas Suresi" asıldı. Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça yazılı olan levhalarda, bölge halkının çoğunluğunun anadili olan Kürtçe"ye yer verilmemesi büyük tepki çekti. Kent halkı, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu'nun Siirt'i ziyaretine denk gelen uygulamanın, Bardakoğlu"nun dil, din, ırk ve mezhep farklılığı yapmadıklarını ısrarla belirtmesinin bu levhayla çeliştiğini ileri sürdü. (Birgün- 23 Haziran)

 

İsmin Kürtçeyse Türkiye'ye Giremezsin!

Almanya vatandaşı Welat isimli bir çocuk "ismi yasak olduğu için" Türkiye'ye sokulmadı. Kanunda böyle bir düzenleme yok; yasak uygulaması 2006'da kesin olarak kalktı. DTP'den Birdal soru önergesi verdi. Uygulama ÇHS'ye de aykırı. (bianet.org- 23 Haziran)

 

Lice'de Korucular Mezra Bastı 

Diyarbakır'ın Lice İlçesi'ne bağlı Üçdamlar (Bawerdi) Köyü'ne bağlı Kancer Mezrası korucuları, jandarma karakolunun bulunduğu Köşk Mezrası'na baskın düzenlediler. Korucular yaklaşık yarım saat köyü uzun namlulu silahlarla ateş altında tutmasına rağmen, askerler olaya müdahale etmedi. (ANF- 9 Haziran)

 

Kürtçe Gazeteyi Yanında Bulundurmaya 125 YTL Para Cezası 

Günlük Kürtçe yayın yapan Azadiya Welat Gazetesi'nin toplatılan sayısından bir adet çantasında bulunduran Aynur Yayan adlı vatandaşa 125 YTL para cezası verildi. (ANF- 13 Haziran)

 

Kürtçe, TV'de Serbest; Hapiste Yasak!

Televizyonda Kürtçe yayına izin veren yasanın Meclis'ten geçmiş olmasına rağmen, Kürtçe yasağı devam ediyor. Erzurum Cezaevi'nde tutuklu olan Fettah Karataş adlı mahkûm, Türkçe bilmeyen annesiyle Kürtçe telefon görüşmesi yapmak istedi, ancak izin verilmedi. (haksozhaber.net- 15 Haziran)

 

Kürtlerin Yaşadığı Köy 'Orman' Gerekçesiyle Yıkıldı 

Bölgeden göç ederek uzun yıllardır Sinop'un Durağan İlçesi'ne bağlı Yeniköy Köyü'nde yaşayan Kürt vatandaşların köyü ormanlık alan olduğu gerekçesiyle yıkıldı. (ANF- 25 Haziran)

 

DÜŞÜNCEYİ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ

 

Bülent Ersoy'a 'Askerlikten' Bir Dava Daha 

Türk ordusunun PKK gerillalarına yönelik kara harekatı düzenlediği sırada, "başkalarının masabaşı savaşı için doğurduğum çocuğu toprağa veremem" sözleri nedeniyle sanatçı Bülent Ersoy hakkında bir dava daha açıldı. (ANF- 4 Haziran)

 

Leyla Zana'ya 5 Yıl Hapis İstemi 

İngiltere'de yaptığı konuşma nedeniyle DEP eski milletvekili Leyla Zana hakkında 'yasa dışı örgüt propagandası yaptığı' iddiasıyla 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. (ANF- 10 Haziran)

 

Usulsüzlük Tespit Eden Müfettişe Ceza 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişliğinden emekli Niyazi Uslay, çalışma arkadaşının usulsüzlük yaptığını bakanlığa bildirmesinin ardından kendisine verilen disiplin cezasını eleştirmesi üzerine hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 301. maddesinden İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan davanın son duruşmasında 7 ay hapis cezasına mahkûm edildi. 1260 YTL para cezasına çevrilen hapis cezası daha sonra ertelendi (Radikal-  28 Haziran)

 

Fırat'a 10 Ay Hapis Cezası 

Hak-Par Genel Başkanı Abdülmelik Fırat, 28 Mart olaylarına ilişkin 'Doğuda Kürdistan'daki büyük Vilayetimiz Amed'de çok üzücü olaylar oldu" dediği gerekçesiyle 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. (ANF- 11 Haziran )

 

Mayınları Eleştiren Sendikacı Aslan'ın "301" Dosyası Bakanlıkta

Yazısında "Türkiye´nin döşediği mayınlardan her yıl çocuk, kadın, her yaştan insan yaşamını yitiriyor, sakat kalıyor" diyen sendikacı Kıyasettin Aslan'ın 301 dosyası, izin için Adalet Bakanlığı'na gitti. (bianet.org- 11 Haziran)

 

Atatürk'ü Sevmemeye Soruşturma

Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı, Teke Tek programında "Atatürk'ü sevmiyorum" diyen N. Canan ve K. Çakır kardeşlerimize soruşturma açtı. Dava açılırsa haklarında 4,5 yıl hapis istenecek. (haksozhaber.net- 12 Haziran)

 

Tursun Ailesine Destek Verenler Yarın Yargılanacak 

Polisin açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren Baran Tursun adlı gencin ailesine destek verdikleri için haklarında TCK'nın 301. maddesine muhalefetten demokratik kurum temsilcilerine dava açıldı. (ANF- 12 Haziran)

 

Vakit Yazarları Hakkında Soruşturma

Vakit yazarları Abdurrahman Dilipak, Hasan Karakaya ve A.İhsan Karahasanoğlu hakkında "halkı suç işlemeye teşvik ettikleri", "Anayasa mahkemesi üyelerine hakaret" ve "yargıyı aşağılamak" suçlarını işledikleri iddiasıyla soruşturma başlatıldı. (haksozhaber.net- 12 Haziran)

 

301 Cezasına Avrupa'dan Tepki

İngiliz yazar George Jerjian'ın, 'Ermeni soykırımı'na ilişkin iddialara yer verildiği "Gerçek Bizi Özgür Kılacak" adlı kitabını yayımlayan Belge yayınlarının sahibi Ragıp Zarakolu TCK'nın 301. maddesi kapsamında 5 ay hapis cezasına çarptırıldı. (Taraf- 21 Haziran)

 

ŞÜPHELİ ÖLÜMLER

 

Antalya Cezaevi'nden Sağ Çıkmak Mucize

Antalya L Tipi Cezaevi'nde son altı ayda, resmi raporlara göre hastalık ya da intihar nedeniyle altı mahkûm hayatını yitirdi. Son olarak, 28 yaşındaki hükümlü İsmail Hakkı Kaya yatağında ölü bulundu. Cezaevi doktoru, Kaya'nın aldığı ilaçların etkisiyle ölmüş olabileceğini söylerken, cezavi yönetimi apandisiti patladığı için öldüğünü açıkladı. Çelişkili açıklamalar ve Kaya'nın bedenindeki izler nedeniyle baba İsmail Kaya Antalya Cumhuriyet Savcılığı'na başvurarak suç duyurusunda bulundu. (Taraf- 2 Haziran)

 

MAYIN VE PATLAYICILAR

 

Siirt'in Pervari İlçesi Kırsalında Patlama

5 Haziran'da Siirt'in Pervari İlçesi kırsalında koyunlarını otlatırken yerde bulduğu cismi inceleyen Abdulgaffar Gündüz (26) adlı kişi, cismin patlaması sonucu ağır yaralandı (ntvmsnbc.com, 15 Haziran)

 

Şemdinli'de Mayına Basan Çoban Yaralandı  

Edinilen bilgilere göre Şemdinli İlçesi'ne bağlı Gelişen Köyü'nde hayvanların otlatan Yaşar Süren mayına bastı. Olayda yaralanan Süren, Şemdinli Devlet Hastanesi'ne kaldırılırken, aynı yerde meydana gelen ikinci patlamada ise çok sayıda hayvan telef oldu.  (ANF- 28 Haziran)

 

Tunceli'de Patlama...

29 Haziran'da Tunceli'de kimliği belirlenemeyen kişi veya kişilerce bir apartmanın merdiven boşluğuna bırakılan el bombasının patlaması sonucu ölen ya da yaralanan olmazken binada maddî hasar meydana geldi (Yeni Şafak- 29 Haziran)

 

İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELE

 

Karakolda Dayak Beyin Travması Geçirtti

Karakolda polis dayağının sonu gelmiyor. Daha önce ülkenin çeşitli illerinden gelen karakolda işkence haberlerine, bir yenisi Pendik'ten eklendi. Polis karakolunda dövüldüğü iddia edilen kişi beyin travması geçirdi. Doktorlar, Şehit Yüksel Taşpınar Karakolu'nda dayak yediğini iddia eden Hilmi Gümüş'ün beyin travması geçirdiğini söylediler. İlçe Emniyet Müdürlüğü yetkilileri ise Gümüş'ün polislere hakaret ettiğini öne sürdü. (Yeni Şafak- 8 Haziran)

 

Neşterli İşkence

Malatya'da biri Alman 3 kişinin boğazının bıçakla kesilerek, öldürülmesine benzer bir olay, Mersin'de yaşandı. Üniversite öğrencilerinin evine gece yarısı baskın düzenleyen kimliği belirsiz 3 kişi, 2 öğrencinin ellerini kravatla bağlayarak, bir saat boyunca neşter ve çakı ile işkence yaptı. (Evrensel- 12 Haziran)

 

Diyarbakır'da Çocuklara İşkence

Diyarbakır'ın Bağlar İlçesi'nde On Nisan Polis Karakolu'na bağlı polis ekibi, 11 Haziran'da bir internet  kafede kimlik kontrolü yaptı. Kimlik kontrolü sırasında polis memurlarının biri kişiyi tartaklayarak gözaltına almak istemesi üzerine araya giren M.Ş.D. (52), M.G. (19), Ö.Ö. (15) ve M.A. (15), olaya tanıklık yapmaları için karakola götürüldü. Sabaha kadar karakolda tutulan 4 kişiye işkence yapıldığı iddia edildi. Yüzünden aldığı darbe nedeniyle Diyarbakır Devlet Hastanesi'ne kaldırılan M.Ş.D., 15 günlük "iş göremez" raporu aldı. (Gündem- 16 Haziran)

 

Polis Abdoullah Jamal'in Mülteciler Günü'nü Kafasına Çekiçle Kutladı

Bir yıl bir aydır Türkiye'de olan Abdoullah Mouhammed Jamal Mülteciler Gününde Sivil polislerin onu telefon kulübesinden alıp Eminönü'ne götürdüklerini çekiçle dövüp sahile attılarını iddia etti. (bianet.org- 19 Haziran)

 

Bornova Polis Karakolu'nda Polisten Sigara İstemeyin

17 Haziran'da hakkında arama kararı olduğu gerekçesiyle gözaltına alınan Nebi Demir adlı TOKİ işçisi, götürüldüğü Bornova Polis Karakolu nezarethanesinde 3 polisin, kendisini darp ettiğini iddia etti. Demir, sigara istediği polislerin şiddete maruz kaldığını öne sürerek, İHD İzmir Şubesi'ne başvurdu. (Birgün- 23 Haziran)

 

Yaralı Gerillaya İşkence! 

Hatay'ın Hatsay İlçesi kırsalında yaralı olarak esir alınan HPG gerillası İlhami Çınar'ın (Hebun) gözaltında işkence gördüğü belirtildi. Çınar'ın annesi Hulkiye Çınar, oğlunun Hatsay Jandarma Karakolu'nda tutulduğu 4 gün boyunca işkence gördüğünü ve tedavisinin yapılmadığını kaydetti. (ANF- 26 Haziran)

 

Mitingdeki Çaycıya Sıcak Su İşkencesi

Van Kalesi yanında bulunan Atatürk Kültür Parkı'nda 7 Haziran günü gerçekleştirilen "Özgür ve Demokratik Bir Türkiye İçin Emekçiler Van'a Yürüyor" mitinginde seyyar olarak çay satan C. Işık (12), eşyalarının içinde bomba olduğu iddiasıyla polislerin kendisini alıkoyduğunu belirtti. Çay satmak için miting alanında olduğunu dile getiren C. Işık, yaşadığı olayı anlattı: "Miting alanında bir ailenin eşyaları çok olduğu için ben onlara yardım ettim. Eşyaları mitingde kurulan arama noktasına kadar getirdim. Bu sırada polisler bana çay sattığım termosun içinde bomba olduğunu söyledi. Bunun üzerine bir polis benim termosumu açmamı istedi. Ben açmaya çalıştım ama açamadım. Daha sonra kendileri açmaya çalıştılar. Biraz zorlayınca sıcak su polisin elinin üzerine döküldü. Sıcak su polisin elinin üzerine dökülünce sinirlendi ve birden termostaki sıcak suyu yüzüme döktü." Korktuğu için evden çıkamayan C. Işık, olayın üzerinden 15 gün geçtikten sonra Van Devlet Hastanesi'ne götürülebildi. Işık'ın gözünün yanma etkisiyle küçüldüğü, yüzü ile sırt kısımlarında yanmaların oluştuğu tespit edildi. Hastaneden ikinci derece yanık raporu alan Işık'ın babası, İHD Van Şubesi'ne başvurarak hukukî yardım talebinde bulundu ve polisler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu (Evrensel- 27 Haziran)

 

CEZAEVLERİ

 

Kantinden Alınan Bisküvü Sakıncalı Bulundu

İki yıl önce cezaevinde turşu yapmak isteyen tutukluların lahana ve domateslerine, amaç dışı kullanım gerekçesiyle el konulması skandalının bir benzeri Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde yaşandı. Kantinden alınan bisküvü sakıncalı bulundu. Uygulamayı protesto ederek bisküviyi isteyen tutuklu dövüldü. (ANF - 1 Haziran)

 

Vicdani Retçi Bal'a Askeri Cezaevi'nde Linç Girişimi 

Vicdani Retçi Mehmet Bal tutulduğu Hasdal Askeri Cezaevi'nde koğuşa götürüldüğü sırada 5-6 kişi tarafından tekme yumruk ve odunlarla saldırıya uğrayıp, yarı baygın vaziyette soğuk suyun altına sokulup ve dün Gümüşsuyu Askeri Hastanesi'ne kaldırıldı. (ANF- 11 Haziran)

 

Öcalan'ın Avukatlarına Dava

Abdullah Öcalan ile haftalık olağan görüşme yapmak üzere Öcalan'ın tutulduğu İmralı Adası'na giden Öcalan'ın 16 avukatı hakkında görüşmelerde Öcalan'a bilgi aktardıkları gerekçesiyle "yasadışı örgüt üyesi olmak" suçlamasıyla Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 314. maddesinden onar yıl hapis istemiyle dava açıldı (Vatan- 20 Haziran)

 

Lağım Suyu Sızan Koğuşta Tutuyorlar

İstanbul Bayrampaşa Cezaevi'nde bulunan 8 tutuklunun, lağım suyu sızan ve hamam böceklerinin bulunduğu koğuşta tutulduğu bildirildi. Avukat Özcan Kılıç, Bayrampaşa Cezaevi'nde bulunan tutuklu ve hükümlülerin Metris Cezaevi'ne sevk bahanesiyle söz konusu 8 kişinin haklarının gasp edildiğini belirterek, sorunun Adalet Bakanlığı tarafından bir an önce çözülmesini isteyerek "cezaevi sürekli teyakkuz halinde. Sevk olunacak gerekçesiyle para alamıyorlar, günlük ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar. Bazı tutuklular mahkemelerine bile çıkartılmıyor" dedi (Gündem- 19 Haziran)

 

Kapalı Cezaevi'nde Yasaklar Dizboyu

Adana'nın Karataş Kadın Kapalı Cezaevi'nde, Kürtçe konuşmanın yasaklandığı, Azadiya Welat Gazetesi'nin verilmediği, odalar arası görüşün yasaklandığı tutuklular tarafından açıklandı (Gündem- 28 Haziran)

 

F Tipi'nde İngilizce Kitaba Yasak! 

Cezaevi yönetimi, Turaç Solak adlı tutukluya posta yoluyla gönderilen Ekonomi Politik isimli kitabı, tutukluya vermedi. Cezaevi yönetimi bu antidemokratik uygulamasına gerekçe olarak, Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'nin 27 Şubat 1982 tarihinde kitap hakkında verdiği 'toplatma' kararını gösterdi. Aynı cezaevinde tutuklulara gönderilen ve İngilizce yayınlanan Socialist Worker ile Northeastan isimli dergilerin birçok sayısı da tutuklulara verilmedi. Ayrıca, Hasan Polat adlı tutukluya ziyaretçisinin götürdüğü sandalet de teslim edilmedi. Bunun gerekçesi ise, "sandaletin terliğe benzemesi" gösterildi. (ANF- 21 Haziran)

 

F Tipi'nde İşkence İddiası

Çiçek Babayiğit,Bolu Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi'nde bulunan oğlu Engin Babayiğit'in cezaevinde çırılçıplak soyularak dövüldüğünü , eve telefon açarken Kürtçe konuştuğu için her seferinde hücre cezası aldığını iddia etti. (Taraf- 24 Haziran)

 

PKK'li Tutsaklara Sürgün ve İşkence

Kandıra F Tipi Cezaevi'nde bulunan PKK'li hükümlüler Tuncay Doğan, Abdurrahim Akal, Engin Babayiğit, Nevzat Öztürk, Abdulvahab Kavak ve Murat Türk, 6 Haziran günü Bolu Cezaevi'ne 'sürgün' edildi. Mahkumlar götürüldükleri Bolu Cezaevi'nde defalarca üst aramasından geçirilirken zorla soyularak işkenceye maruz kaldı. (ANF- 28 Haziran)

 

BASIN VE HABER ALMA ÖZGÜRLÜĞÜ

 

Habere Gitti Hapis Cezası Aldı

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi, basın açıklaması okuyan DTP İl Başkanı Kemal Çalgan ile haber yapmak için olay yerine giden muhabir Mustafa Naci Toper"e hapis cezası verdi. (Birgün- 7 Haziran)

 

Özgür Halk Dergisi Bürosuna Baskın

Özgür Halk dergisinin Diyarbakır irtibat bürosuna "ihbar olduğu" gerekçesiyle 10 Haziran'da baskın düzenleyen polis ekipleri, dergi çalışanı 4 kişiyi gözaltına aldı; bazı yayınlara el koydu (Gündem- 10 Haziran)

 

Azadiya Welat Gazetesi Yazı İşleri Müdürüne Hapis Cezası 

Türkiye'de yayın yapan tek günlük Kürtçe gazete olan Azadiya Welat Gazetesi'nin Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Vedat Kurşun, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 3 yıl 3 ay hapis cezası verildi. (ANF- 10 Haziran)

 

Cezaevindeki Oğlunu Güldürmek İsteyen Anneye Dava 

Kırıklar F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan oğlu 'gülsün' diye karikatür Dergisi Lombak'ı götüren anne Gülbanu Çobanoğlu'na 'cezaevine yasa dışı yayın sokmaktan' dava açıldı. (ANF- 13 Haziran)

 

Pikniğe Katılan 41 Kişiye Dava

Malatya İnönü Üniversitesi'nde okuyan öğrencilerin düzenlediği 23. Geleneksel Bahar Pikniği'ne katılan 41 kişi ve Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Ersin Çelik hakkında "yasadışı örgüt propagandası yapmak" suçlamasıyla dava açıldı. Davanın ilk duruşması Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 22 Temmuz'da görülecek (Evrensel, 23 Haziran) (Evrensel- 23 Haziran)

 

Yeni Özgür Politika Gazetesi'ne Erişim Yasaklandı 

Avrupa'da yayın yapan Yeni Özgür Politika Gazetesi'nin internet sitesine erişim Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararıyla engellendi. (ANF- 16 Haziran)

 

Vakit Gazetesinin Bilgisayarları Haczedildi

Basın Konseyi Başkanı ve Hürriyet Başyazarı Oktay Ekşi ile Hürriyet Gazetesi'nin açtığı tazminat davasını kaybeden Vakit Gazetesi'nin Ankara bürosundaki bilgisayarlar haczedildi. Beş bilgisayar icra yoluyla satışa çıkartılacak. Vakit Gazetesi Ankara Temsilcisi Serdar Arseven, mahkeme kararının temyiz edildiğini, sonuç beklenmeden haciz memuru gönderildiğini söyledi. (haksozhaber.net- 19 Haziran)

 

DİHA Muhabirine Hapis Cezası

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi, DİHA muhabiri Rüştü Demirkaya'yı "yasadışı örgüte yardım ve yataklık yapmak" iddiasıyla yargılandığı davada 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme heyeti, DİHA muhabiri Demirkaya ile beraber yargılandığı 13 kişiye Türk Ceza Kanunu'nun 314/2 maddesi uyarınca "yasadışı örgüte yardım ve yataklık etmek"ten 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi. İtirafçı Engin Korcum ise müebbet hapis cezasıyla cezalandırıldı. Aynı dosyadan yargılanan 4 kişi ise itirafçı Korumcu'nun somut ifadesi olmadığı gerekçesiyle beraat etti (ANF- 25 Haziran)

 

Gazeteciye Mahkûmiyet

Tunceli'de yakalanan bir PKK'lının itiraflarından yola çıkılarak hakkında "Yasadışı örgüte yardım ve yataklık yapmak" iddiasıyla dava açılan Dicle Haber Ajansı muhabiri Rüştü Demirkaya altı yıl üç ay hapis cezasına çarptırıldı. (Taraf- 26 Haziran)

 

Gelecek Gazetesi'ne 1 Aylık Kapatma Cezası 

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi Gelecek Gazetesi'nin 30 Haziran tarihli sayısında yer alan haber başlıklarını ve içeriğini gerekçe göstererek gazeteye bir ay kapatma cezası verdi. (ANF- 30 Haziran)

 

MİLİTARİZM

 

Baskın Oran'a Ölüm Tehdidi

Akın Birdal'a suikast girişiminde bulunan Türk İntikam Tugayları Baskın Oran'ı ölümle tehdit etti: Hrant'dan sonra yeni hedef Baskın Oran olacaktır. (Radikal- 5 Haziran)

 

Vicdani Retçi Mehmet Bal Tutuklandı

Daha önce hakkında açılan "emre itaatsizlik ve halkı askerlikten soğutma" davasından beraat eden Bal, dün gözaltına alındı. Bal tutuklanırken, kötü muamele gördüğünü iddia eden İHD yarın bir basın açıklaması yapacak. (bianet.org- 10 Haziran)

 

Astsubayın Kömürlüğü Cephanelik Gibi

Ümraniye'de bir gecekonduda ele geçirilen bombaların ardından bu kez astsubay Murat G.'nin Ankara'daki evinin kömürlüğünde el bombası bulundu. (haksozhaber.net- 11 Haziran)

 

Karargâhta 'Karartmalı' Asker-Yargıç Görüşmesi!

Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Ali Osman Paksüt'ün Kara Kuvvetleri'nde Org. İlker Başbuğ ile 'olağandışı' bir görüşme yaptığı, gizli kalması için önceden komuta katının boşaltıldığı, kameraların karartıldığı iddia edildi. (haksozhaber.net- 13 Haziran)

 

Halka Karşı "Karanlık Savaş"

Hudson'daki toplantıdan hatırladığımız Tuğg. Süha Tanyeri ile Genelkurmay Plan Harekat Daire Başkanı Tümg. Kenan Koçak'ın internete düşen ses kayıtlarında dünyada 'Renkli Devrimler'de kullanılan "karanlık savaş" yönteminin Türkiye'de halka karşı kullanılması konuşuluyor. (haksozhaber.net- 27 Haziran)

 

Ordu'da İlginç Uygulama, Doğulu İşçiye Yer Yok

Her yıl fındık toplamak amacıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden Karadeniz'e gelen tarım işçilerinin bu yıl Ordu'da bir noktada barınma, toplanma ve konaklaması yasaklandı. (Taraf- 29 Haziran)

 

IRKÇI SALDIRILAR

 

'Diyarbakırlı'yım Deyince Neredeyse Canından Oluyordu

Muğla'nın Bodrum İlçesi'nde özel bir klinikte çalışan Diyar Oymak, aynı klinikte çalışan ambulans şoförü E.K.'nin "Nerelisin?" sorusuna "Diyarbakırlıyım" yanıtı verince, E.K. tarafından bıçaklandığını ileri sürdü. Karaciğerinden ağır yaralanan Oymak tedavi altına alınırken, ambulans şoförü K., kefaletle serbest bırakıldı. (DİHA- 8 Haziran )

 

İnşaat İşçilerini Adana'da Linç Etmeye Çalıştılar

Adana merkez Seyhan ilçesinin Yeşilova Mahallesi'ndeki TOKİ inşaatında çalışan Diyarbakırlı ve Erzurumlu Kürt inşaat işçilerine, selamlaşma üzerine saldırmaya başladıkları belirtilen kalabalık grup, Mehmet Çakır adlı işçinin parmağının kopmasına ve diğerlerinde çeşitli yerlerinden yaralanmasına neden oldu. Saldırıya uğrayan işçiler, mahalle sakinlerinin linç girişiminden kendi imkânlarıyla kurtulduklarını belirtti. (DİHA- 16 Haziran)

 

GÖZALTI VE TUTUKLAMALAR

 

Vicdani Retçi Bal'a Destek Eyleminde 4 Kişi Gözaltına Alındı

Galatasaray Lisesi önünde tutuklanan vicdani retçi Mehmet Bal'a destek veren 40 kişilik gruptan 4 kişi, Sönmez, Bayrak, Özdaman ve Atak gözaltına alındı. Polis gerekçe olarak "halkı askerlikten soğutmayı" gösterdi. (bianet.org- 11 Haziran)

 

Newroz Kutlamasına Katılana Tutuklama

Hakkâri'de Recep Ertuş adlı kişi, 22 Mart'ta yapılan Newroz kutlamasına katılarak "2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet ettiği" gerekçesiyle 19 Haziran'da tutuklandı (Gündem- 19 Haziran)

 

Gezi Amacıyla Gittikleri Van'da Tutuklandılar

Gezi amacıyla gittikleri Van'da 15 Haziran'da gözaltına alındıktan sonra Mardin'e getirilen 7 kişiden 6'sı Mardin Sulh Ceza Mahkemesi tarafından "yasadışı örgüt üyeliğine teşebbüs ettikleri" iddiasıyla tutuklanarak Mardin E Tipi Cezaevi'ne gönderildi (Gündem- 19 Haziran)

 

ESP Üyesi Gözaltına Alındı

18 Haziran akşamı İzmir'de Ezilenlerin Sosyalist Platformu (ESP) üyesi İrfan Gerçek, hakkında arama kararı olduğu gerekçesiyle jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı (atilim.org- 19 Haziran)

 

DTP İlçe Başkan Yardımcısı Gözaltına Alındı

Demokratik Toplum Partisi İstanbul Büyükçekmece İlçe Başkan Yardımcısı Suphi Sarıbulak ve İlçe Yöneticisi Ahmet Yılmaz, çağrıldıkları Esenyurt Jandarma Karakolu'nda gözaltına alındı (Gündem- 25 Haziran)

 

DTP'li Başkana 200 Yıl Hapis İstendi

Van'daki Nevruz olaylarından sonra tutuklanan DTP Van İl Başkanı Abdurrahman Doğar için 200 yıla kadar hapis cezası istendi. Doğar ile birlikte gözaltına alınanlardan 12'si tutuklu olmak üzede 114 kişi yargılanacak.(Vakit- 26 Haziran)

 

KİŞİ ÖZGÜRLÜĞÜ VE GÜVENLİĞİ

 

Van'da Askerler Sivil Araç Taradı 

Van'ın Özalp İlçesi'nden Van merkeze doğru hareket eden Haydar Çakır adlı vatandaşın aracı askerler tarafından tarandı. Açılan ateş sonucunda Çakır ağır yaralandı. (ANF- 21 Haziran)

 

TOPLANTI VE GÖSTERİ ÖZGÜRLÜĞÜ

 

İşkence Protestosunu 301 Çarptı

İzmir'de üç gencin işkenceye uğradığını iddia eden bir grup karakol önünde gösteri yaptı. Grup olaysız dağıldı. Bir süre sonra ellerine bir tebligat ulaştı: Hakkınızda 301'den soruşturma başlatılmıştır.(Radikal- 4 Haziran)

 

Vali Tüm Eylem ve Etkinlikleri Yasakladı 

Bursa valisi Şahabettin Harput çıkardığı bir genelgeyle Bursa şehir merkezindeki her türlü eylem ve etkinliği yasakladı. (ANF- 9 Haziran)

 

ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ

 

Tersane Grevine Katıldı, İşinden Oldu

Tuzla tersanelerindeki ölümlü iş kazalarını protesto için düzenlenen greve katılan Niyazi Tepeli isimli işçi, işinden oldu. Umut Gemi AŞ'de çalışan kaynak işçisi, grevden sonraki gün işten atıldı. (haksozhaber.net- 15 Haziran)

 

EĞİTİM HAKKI

 

Yök'ü Protesto Eden 39 Öğrenci, Üniversiteden Uzaklaştırıldı

Muğla Üniversitesi, 12 Kasım 2007 tarihinde Yükseköğretim Kurulu'nu (YÖK) protesto ettikleri gerekçesiyle 39 öğrenciyi okuldan uzaklaştırdı. (Zaman- 7 Haziran)

 

 

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi

İnsan Hakları Komisyonu

DİĞER HABERLER