"Kur’an ve Sünnette İlim ve Alim"
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Gaziosmanpaşa Özgür-Der 2016/17 yılı eğitim dönemi programlarından “Vahiy-Bilgi-İlim” üst başlığı ile “Kuran ve Sünnette İlim ve Alim” konusu Bahattin Urlu’nun anlatımı ile gerçekleştirildi.

Bahattin Urlu sunumunda özetle şu konulara değindi;

İlm, sözlükte; bilgi, bilmek, herhangi bir konu, olay ve hususta bilinen şey, malûmat, aklın ve duyuların konusuna/alanına giren bir şeyin tanınmasını sağlayan vasıf; sağlam ve kesin bir biçimde bir şeyin gerçeğini, varlığının nedenini bilmek gibi anlamlara gelmektedir.

Kur'an'a göre ilim; Allah'ın vahiy yoluyla gönderdiği, içinde asla şüphe ve zan bulunmayan kesin bilgiye denir. Bu bilgiye sahip olup amel edene de "Âlim" denilir.

"İlim" kavramının Kur'ani anlamından saptırılarak salt bilgi veya bilim, "Âlim" kavramının da salt bilen, bilgin, ya da entelektüel olarak kavramsallaşması sonradandır ve bu yanlış bir kavramsallaştırmadır. Kur'an'ın; âlim olarak bahsettiği kimseler, bugünkü çağın anlamlandırdığı şekliyle pozitif bilimleri bilen, felsefeyi bilen vs. olmayıp vahyin bilgisiyle kuşanmış ve bu ilmi hayat rehberi yapan kimselerdir.

Kur'an'a göre ilim, çok söz/rivayet ve kuru malumat ya da ezber edilen şey değil, haşyet sahibi olmaya vesile olan, faydalı olan ve kendisiyle amel edilendir. İlim, eşyanın illet, hikmet ve gayesini kavramaktır. Âlim de sadece helali ve haramı bilen değil, helale ve harama riayet edendir. Allah, âlimleri "Allah'tan gereği gibi korkanlar" olarak tanımlar.

İlim ve bilim arasında da fark vardır. İlim, Allah'ın vahiy yoluyla insanlara bildirdiği öğreti iken, bilim gözlem ve deney sonucu elde edilen bilgidir. Bilim insanın evrende fiziksel olarak daha rahat, sağlıklı ve konforlu yaşamasına imkân sağlar. İlim ise insanların psikolojik ve sosyal ilişkilerini bir hukuka ve bir sebebe bağlar.

Âlim olmak ve entelektüel olmak arasındaki farka dair şunları söyleyebiliriz;

Âlim Kur'an'ın kullandığı bir kavram olup Allah'ın vahyini bilen ve ona uygun yaşayan, sorunların çözümünü vahye uygun şekilde yapan ve hayatını Allah için adayan kimsedir. Bu kimse yaratılış fıtratı üzere olduğu dine yani İslam'a bağlıdır. Entelektüel ise yalnızca bilgi alanında etkili olup ameli sahada hiçbir sorumluluk yüklenmeyen kimsedir. Kur'an'ın tanımına göre "kitap yüklü eşek"tir.

İslam'da ilmin kaynağı temelde vahiydir. İşte bu kaynak tam manasıyla sağlamdır ve haktır. Çünkü yaratan, terbiye eden tarafından gelmektedir. O varlık da her bilenin üstünde gerçek bilici olan Allah'tır.

İlim ve alim ile ilgili ayet ve hadisler;

4. Sure (Nisâ Suresi), 162. Ayet
Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler. O namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükâfat vereceğiz.

12. Sure (Yûsuf Suresi), 76. Ayet
Bunun üzerine Yûsuf, kardeşinin yükünden önce onların yüklerini aramaya başladı. Sonra su kabını kardeşinin yükünden çıkardı. İşte biz Yûsuf'a böyle bir plan öğrettik. Yoksa kralın kanunlarına göre kardeşini alıkoyamazdı. Ancak Allah'ın dilemesi başka. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır.

13. Sure (Ra'd Suresi), 37. Ayet
Böylece biz onu (Kur'an'ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Sana gelen bu ilimden sonra eğer sen onların heva ve heveslerine uyarsan, Allah tarafından senin için ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu.

16. Sure (Nahl Suresi), 27. Ayet
Sonra kıyamet günü Allah onları rezil edecek ve diyecek ki: "Uğrunda mücadele ettiğiniz ortaklarım nerede?!" kendilerine ilim verilenler ise şöyle derler: "Şüphesiz bugün rezillik, aşağılık ve kötülük kafirlerin üzerinedir."

HADİS-İ ŞERİFLER: (Türkiye Diyanet İşleri Yayn.Riyazü's-Salihin-Seçme Hadisler) 

"İlim elde etmek her Müslüman kadına ve erkeğe farzdır."

"İlim aramak için bir tarafa yönelen kimseye Allah, cennet yolunu kolaylaştırır."

"Muhakkak ki alimler, peygamberlerin mirasçılarıdır."

"Hikmet(ilim), mü'minin kaybolmuş malıdır,onu nerede bulursa alır."

"İlim öğrenmek, beşikten mezara kadar farzdır."

Soru ve katkılarla daha da kıymetli hale gelen sunum selam ve dua ile sonlandı.

DİĞER HABERLER