28.11.2017 17:06
“İslami Mücadelede Tebliğ ve Kadın Unsuru”
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Özgür-Der Van şubesinin seminer dizisinde bu hafta ki sunumu Nurcan Büyük yaptı.

Özgür-Der Van Şubesinin çalışmaları hakkında kısa bilgiler aktarıldıktan sonra, üniversite ve lise erkek öğrencilerine yönelik programların üzerinde yoğun olarak çalışmaların olduğunu vurgulandı, hanım çalışmalarından da bahsedildikten sonra Özgür-Der İzmir Şube Başkanı Nurcan BÜYÜK takdim edildi. Seminer, Özgür-Der Van Şubesi bünyesinde bulunan "Gençliğin Buluşma Yeri Kitap Kafe'de" gerçekleşti.

Nurcan Büyük; geçmişte yaşanan sorunlara değindikten sonra "İslami Mücadelede Tebliğ ve Kadın Unsuru" konusunda bir sunum gerçekleştirdi.

Büyük; özetle şu konular üzerinde durdu.

"İslami mücadele de tebliğ konusu modern gereçlerden dolayı hayli zor bir durum arz etmekte. Özellikle teknolojik araçların kuşattığı gençlere ulaşmak için didinir olduk. Önceden bilgisayarı aile ortamında denetleriz diye düşünürken, şimdilerde ise telefonlar her yerde ve denetimi çok zor. O zaman da aile ve çocuk eğitimi üzerinde önemle durmak ve alan açmak zorunluluğumuz artmış oluyor. Kendimizi ve ehlimizi ve neslimizi sakındırmak adına çok ciddi çabalar ortaya koymak zorundayız. Geçmişte yaşanan İslami mücadele konusunda ki sorunlara değinen kıymetli konuşmacı günümüzde sorunların daha da çetrefil bir hal aldığının altını çizdi.

Onar yıllık dilimlerle tarihsel bir hatırlatmadan sonra, Müslüman erkek ve kadınlar açısından görünürlüğün elzem olduğu aynı zamanda bu görünürlüğün bir bedelinin olduğu yıllarımız oldu. Kamusal görünürlük beraberinde dejenerasyonu da getirdi. Müslümanlar açısından lüks hayat özentisi, görünürlüğün ifşası gibi arızi durumlar baş gösterir oldu. Bu çağ bir tüketim çağıysa ve biz erkekler ve kadınlar olarak bu tüketim çağının nesnesi haline dönüştürülüyorsak kadınlar ve erkekler olarak tesettürümüz bozuluyorsa yapılacak olan şey kadın ve erkeğe tek başına bulaşmadan zemini konuşabileceğimiz o zeminin temizlenmesini ifade edebileceğiniz bir dil geliştirmek olmalıdır. Bu dil de sataşmanın, birilerine cevap yetiştirmenin ötesinde sağduyulu ve kaliteli bir dil olmalıdır. Biz inandıkça özgürleştiğimizi düşünüyoruz, Allah'a kul oldukça özgürleştiğimizi düşünüyoruz. Biz inanç alanımızı, tebliğ alanımızı, mücadele ve şahitlik alanımızı genişletebildiğimiz ölçüde özgürüz demektir. Bu alanlar daraldığı ve daraltıldığı müddetçe de bizler özgür değiliz. Elimizden adalet mekanizmalarının, elimizden şahitlik mekanizmalarının, elimizden Allah'a kul olma çabalarımızın alındığı her ortam bizim özgürlüklerimizin daraltıldığı sahalardır. Toparlayacak olursak maalesef topyekun bir konformizm hastalığına tutulduğumuzu söyleyebiliriz. Ancak Rabbimiz mümin erkek ve kadınların birbirlerinin velileri, kardeşleri olduğunu söylüyor. Kardeş olmayı velayet hukukunun gereğini anlayabilirsek birbirimizin hatalarını örtmede, doğru tebliği ulaştırmada, hakkı ve sabrı tavsiye etmekte şüphesiz daha cesur olacağız demektir."

Oldukça verimli geçen sunumun  sonunda soru cevap faslı ve hanımların yemek programı ile son buldu.

nurcanbuyuk-111.jpg

nurcanbuyuk-112.jpg

nurcanbuyuk-113.jpg

 

DİĞER HABERLER