“Nureddin Zengi ve Kudüs”
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Küçükçekmece Özgür-Der temsilciliğinin düzenlemiş olduğu “Nureddin Zengi  ve Kudüs” başlıklı program, şair ve yazar Ali Emre’nin katılımıyla Cennet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Konuşmasına Türkiye'nin dünyadaki siyasi konumuna değinerek başlayan Ali Emre, Türkiye'nin bölgesel bir güç olduğunu ve uluslararası konularda söz sahibi olduğunu dile getirdi. Kendimizi asla küçümsememiz gerektiğini ve her zaman ümitvar olmak gerektiğini belirtti. Bugün İslam'ın insanlığa umut vaat eden tek gerçekçi reçete olduğunu ifade ederek; asıl anlamda adalet ve özgürlük arayışına bütüncül olarak cevap veren tek düşünce olduğunu belirtti.

Son günlerde Kudüs ile ilgili gelişen olaylarda etkili bir söylemi olan Türkiye'nin, günümüzdeki konumuna ulaşmasında elli yıldır mücadelesi verilen bir sürecin ve İslam coğrafyasındaki Müslüman kardeşlerimizin duasının etkili olduğunu belirtti. En yakınlarına dahi merhamet göstermekte zorlanan insanların, günümüzde muhacir kardeşlerine el uzattığını ifade etti.

Konuşmacı, bellek inşasının önemine dikkat çekerek, Müslümanların toplumda kanaat oluşturabilen önderler olması gerektiğini, İslami bilinci ve şahitlikleri gelecek nesillere ışık tutabilmesi adına tarihe emanet edilmesi gereken birer değer olarak görüp Müslümanların etken olmaları gerektiğini belirtti.

Nureddin Zengi kitabını yazarken doğru bilgiye ulaşma noktasında sıkıntılar yaşadığını belirterek, İslam tarihi sahnesinde değerli bir şahsiyete sahip olan Zengi hakkında herhangi bir biyografi, roman bulunmadığına dikkat çekti. Bu kapsamda kitabını salih amel niyetiyle kaleme aldığını dile getirdi.

Ali Emre'nin Müslüman Şark'ın kandili olarak nitelendirdiği bu çok yönlü kahramanın askeri becerilerinin yanında ilmi ve ahlaki yönden de örnek alınması gereken  bir şahsiyet olduğunu vurguladı. Ortadoğu ve Müslüman dünyanın 12. yüzyıldaki ve 21. yüzyıldaki benzerlikleri üzerinde durdu. Bu bağlamda Nureddin Zengi'nin biyografisindeki önemli hususların altını çizen yazar, bu büyük önderin Haçlı Seferlerinin dünyayı kasıp kavurduğu bir süreçte Müslümanların birliği için nasıl çırpındığını farklı örnekler ve ayrıntılar üzerinden gözler önüne serdi. İslam dünyasının hem o dönemdeki hem de son yüzyıldaki zaafları ve başarılarıyla ilgili kısa analizler yaptı.

Ali Emre: "Fetih bir özgürleştirme hareketidir. Müslümanlık da bu kapsamda ele alınmalıdır ve böyle anlatılmalıdır. Fetih, Allah ile insanlar arasındaki engelleri kaldırma hareketidir. Kudüs'ü yerden bir ekmek parçasını kaldırır gibi fethetti Hz. Ömer. Merhametli olduğu kadar cesur ve adaletliydi. Nureddin Zengi ve Selahaddin Eyyubi de öyleydi." diyerek sözlerine sürdürdü. Sadece savaşarak ve kılıç kuşanarak mücadele edilemeyeceğine dikkat çeken yazar, kılıcın yanında kalemin, kandilin, adaletin, gözyaşının olması gerektiğini belirtti. 25 yıllık mücadelesi boyunca Kudüs davasının, Müslümanların merkezinde tutulması gereken bir konu olması gerektiğini ifade etti. Nureddin Zengi'nin İslam coğrafyasındaki mücadelelerine ve özgürleştirdiği şehirlere değinen yazar, Zengi'nin başarılı bir komutan ve yönetici olduğu kadar ahlaki değerler ve İslam'ı yaşamak noktasında da hassasiyet gösteren bir fıtrata sahip olduğunu vurguladı.

Ali Emre sözlerine şöyle devam etti: "Kudüs'ü fethetme hayalini sürekli canlı tutan Nureddin Zengi, hayalini gerçekleştiremeden vefat etti ve kendisinden sonra bu bilinç ve gaye ile yetiştirdiği Mısır emiri olan Selahaddin Eyyubi'nin etkili olduğu bir dönem başladı. Bu dönemde verilen uzun ve meşakkatli bir mücadelenin ardından Kudüs'ü kurtaran Selahaddin, bölgede onurlu bir direnişin sembolü haline geldi." diyerek konuşmasına son verdi.

Haber - Foto: Kürşat Okur

DİĞER HABERLER