27.02.2018 23:47
"Zaman/Varlığın Nabzı"
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Vahyin Aydınlığında Hadis Derslerinde bu hafta "Zaman/Varlığın Nabzı" konusunu Sinan Ceran dernek binasında ele aldı.

Dersin özeti:

Hz.Peygamberin bu konuda birçok hadisi bulunmaktadır.

"İki Nimet vardır ki insanoğlu bunların kıymetini bilmemektedir. Birincisi sıhhat ikincisi ise zamandır."( Tirmizi)

Kur'an, zamanı alabildiğince Rabbimizin rızası üzerinden değinmektedir.Bunu namaz, oruç, hac, kurban gibi ibadetlerin hepsinde görebiliriz.

Zamanın kısalığı herkesçe kabul edilen bir olgudur. Kime sorarsak soralım bu inkar edilmez bir gerçektir.

Lakin önemli olan bizim zaman tasavvurumuz ve onu nasıl değerlendirdiğimizdir?

Allah, gece ile gündüzü anlatırken bile bir farkı ortaya koyuyor. Gece dinlenmek için gündüz ise iaşe/rızık içindir,der.

Zaman, Allah'ın ayetlerindendir. Bu 1400 yıl önce de böyleydi şimdi de böyledir.

"Kara gün kararıp kalmaz." Atasözü

Bu vecizede kötü günün kalıcı olmadığını söylemeliyiz. Toplumda "felek" üzerinden zaman kötülenmektedir. Zaman algısı isyan ve küfür boyutuna varmıştır.

Halbuki Rabbimizin yarattığı her şey gibi o da yaratılmış ve bizim için imtihan aracı olmuştur.

Dostlar, zaman değirmeninde kendini Allah'a göre ayarlamayanlar bu değirmende öğütülmeyi hak eder.

Müslümand kişide böyle bir tasavvur ve inanç yoktur. Bilakis her an, her yaş kendisi için bir nimettir. Çünkü sorumluluk üzerine kurulan hayatta zaman çok kıymetli ve her türlü değerlendirilmelidir.

" Ey insanlar! Öldükten sonra dirileceğinizden kuşku duyuyorsanız şunu unutmayın ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra alakadan, sonra belli belirsiz et parçasından yarattık ki size (kudretimizi) açıkça gösterelim; ve biz dilediğimizin rahimlerde belirli bir vakte kadar kalmasını sağlarız, sonra sizi bebek olarak çıkarırız, ki daha sonra yetişkinlik çağınıza erişesiniz. İçinizden kimi erken vefat ettirilirken kimi de önceden bildiklerini bilmez hale gelinceye kadar ömrün en düşkün çağına eriştirilir. Öte yandan yeryüzünü kupkuru ve cansız görürsün; üzerine yağmur indirdiğimizde ise (bir de bakarsın) canlanıp kabarır ve her cinsten güzel bitkiler çıkarır."

" Bu böyledir, çünkü Allah hakkın ta kendisidir, O ölüleri diriltir ve O'nun her şeye gücü yeter." (Hac-5,6)

Bizler hangi hayatı yaşarsak yaşayalım,nasıl yaparsak yapalım dönüşümüz yalnızca rabbimizedir. İster 100 yıl ister 1000 yıl, iyi veya kötü bir yaşam sürelim bu gerçek inkar edilemez.

Yahudiler bin yıl yaşamak istiyorlardı. Bunun altında yatan düşünce hesap vermemekti. Her ne kadar dilleriyle söylemeseler de yaşayışları bunu ele veriyordu. Aynı şey bugün müslümanlara da malesef görülüyor.

Kardeşler, 28 Şubat için 'bin yıl sürecek ' dediler. Zulüm nitekim sadece 10 yıl sürdü.Bu cahili bir zaman algısıydı. Tıpkı Mekkeli müşrikler gibi tıpkı Firavun, Nemrut, Be'lam, Kar'un vb.leri gibi bir dünya görüşü.

Müstekbir, zorba ve hiç hesap verilmeyecek bir düşüncenin ürünüydü 28 Şubat.

Müslüman için bütün bu kıssalar ve yaşanan acı olaylar onları ana/zaman mahkum etmemelidir.

İnsanlar zulüm, fısk,kötülük üzere ısrar ederlerse sonlarının helal olacağını vahiy bize bildiriyor.

Zaman, kıssalar üzerinden de çok güzel anlaşılabilir, tekerrür edebilir. Ama önemli olan ibret alınması gereken bir olaydır.

Zamanın anlamlandırılması ve soyut kavramlaştırılması yerine içini ne kadar doldurabiliyoruz?

Ashab-ı Kehf'in yaşadığı şeyde de bizim için çok büyük bir uyarı ve hikmet vardır. Tevhidin anlaşılması için çok mükemmel bir temsildir.

Bugün yaşadığımız süreçte de benzer imtihanlardan geçiyoruz. 28 Şubat'ta birçok zorluk, sıkıntı ve mağduriyet yaşandı. Şimdi ise merhale olarak birçok kazanım elde edildi. Önemli olan anın fıkhını yakalamak ve gereğini yapmaktır. O zaman zorluk, tehdit, sıkıntı ve yıldırma vardı ama inanan bir avuç müslüman direndi. Bugün ise kendi zamanımızın olumsuzluklarına karşı dik duymalıyız.

Son olarak şunu belirteyim arkadaşlar. Mühlet veren rabbimiz bizi ihata eden,güçlü olan ve imtihan edendir.

Zaman, müslüman için Allah'ın rızasını kazanmak ve yeryüzünde adaleti sağlamak içindir. Bu bilinçle rabbim zamanın sahibini bilen ve ona olan kulluk görevini hakkıyla yerine getirenlerden eylesin.

Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Ders diğer katılımcıların katılımıyla zaman kavramı tartışılıp sona erdi.

 

DİĞER HABERLER