13.05.2018 23:37
Kur’an Müslümanlığı ve Yaşanan Tartışmalar
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Özgür-Der Bingöl Şubesi’nin düzenlemiş olduğu seminerler dizisinin sonuncusu olan “Kuran Müslümanlığı ve Yaşanan Tartışmalar” konusunu Yılmaz ÇAKIR sundu.

Özgür-Der Bingöl Şubesi'nin düzenlemiş olduğu "Değişim Sürecinde Önceliklerimiz ve Sorumluluklarımız" üst başlıklı seminerler dizisinin sonuncusu olan "Kuran Müslümanlığı ve Yaşanan Tartışmalar" konusunu, Haksöz Dergisi yazarlarından Yılmaz ÇAKIR sundu.

Sunumuna "Kuran Müslümanlığı" kavramını irdeleyerek başlayan Çakır, bu tanımın başlı başına sıkıntılı bir ifade olduğunu söyledi. İslam'ın bir bütün olduğunu ve Kuran Müslümanlığı, Hadis Müslümanlığı, Şii Müslümanlığı, Sünni Müslümanlığı, Felsefi Müslümanlık vs. gibi tanımlarla İslam'ın dar kalıplara sokulmasının yanlış bir düşünce arz ettiğine vurgu yaptı.

Akabinde son bir asırdır Kuran-i bilgi hususunda bir fetret dönemi geçirildiğini belirten Çakır, bu durumun 70'li yıllarda Kuran'a yöneliş süreci ile değiştiğini söyledi. Fakat bu yöneliş durumunun toplumsal karşılığında bazı sıkıntıları doğurduğunu belirten Çakır, bu hususta şunları söyledi:

"Yaklaşık yüz yıllık bir kayıp içindeyiz. Bu kayıpların yanında batılılaşma ile beraber travmatik bir değişiklik yaşadık. Uluslaşma, kavmiyetleşme gibi emperyalist belalarla uğraşırken bir de yerelde Kemalist bir yapıyla uğraştık. Ki bu durum bizi yüz yıl öncesi geleneğimizden kopardı. Modern, seküler anlayış bizleri Kuran'ı salt bilgi düzeyinde okunan bir kitap olarak anlamamızı sağlıyor. Yani sure isimlerini ve numaralarını ezberinde tutmak bireyi sahih bir Müslüman kılıyormuş anlayışı taşıyor. Bu bağlamda Kuran-i açıdan bilgili olmak, toplum yığınlarını bilgisiz olarak görmeye itiyor. Kuran-i bilgi açısından yetersiz olanları küçümsüyor hale getiriyor. Yaklaşık bir asırlık fetret dönemine binaen sanki dini yeni öğreniyormuşuz gibi yanlış düşüncelere sevk ediyor."

Tüm bunlar ile beraber "Kuran Müslümanlığı" diye ifade edilen tanımın İslami açıdan sıkıntılı bir tanım olduğunu ve Kuran-Sünnet ikilisinin asla birbiriyle ayrılamayacağını belirten Yılmaz Çakır, bunların bir bütünü teşkil ettiğinin altını çizdi. Kur'an'ı anlamanın sadece metinden ibaret olmayacağını, Kur'an'ı anlamak için Peygamber (s.a.v.) efendimizin sünnetini, hadisleri, siyeri bilmek gerektiğini belirten Çakır, Kur'an'ı anlamanın bir yolu da fıkıh bilgisine sahip olmaktır, Kur'an'ı bugünün koşullarında anlayabilmek için fıkıh ilmi de önemli bir yere sahiptir dedi.  Bu minvalde yaşanan sorunlarının temelinde; Kuran'ı düz bir metinmiş gibi ve bizleri de sadece 'okur' muş gibi Kuran'a yaklaşmamızdan kaynaklandığını belirtti.

Son olarak Kuran'ın Peygamber(s.a.v)' e indiğini, bizlere ise gönderildiğini değil, geldiğini vurgulayan Çakır, bu minvalde sadece Kuran'ı referans alarak İslam'ın tam manasıyla yaşanamayacağı belirtti.

Program soru-cevap faslının akabinde sona erdi.

bingol-20180513-02.jpg

 

DİĞER HABERLER