22.09.2018 01:38
Sivas Özgür-Der’de "Cemaatten STK'laşmaya mı?" Konusu Konuşuldu
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sivas Özgür-Der yeni eğitim çalışmalarına "Cemaatten STK'laşmaya mı?" konusunu Sinan Ceran'ın yorumuyla dernek binasında ele alındı.

Ceran, yeni dönemde yapılacak çalışmaların tanıtımını yaptı. Yeni dönemde:

Kur'an çalışmaları,

Kitap tahlili/değerlendirmesi (her ay)

Gündem değerlendirmeleri,

Her ay alanında tanınmış birinin konuşması,

Lise ve ortaokul çalışmaları,

Bayanların çalışmaları vb.

15 Temmuz'dan bu yana cemaat olmanın zorlaştığı hatta STK'laşmanin bile tartışıldığı bir süreç yaşıyoruz.

Kardeşler özellikle bu konuda Ashab-ı Keyfi iyi okumaliyiz. Her şeyin çok çabuk değiştiği bir çağdayız. Eskiden birileri camiadan/cemaatten ayrılınca çözülme diye hatta başkalaştı derdik. Şimdi gayet normal karşılanıyor.

Adnan Oktar üzerinden bile cemaat olmak yara almıştır. Ne olduğu belli olmayan bu adamın cemaat lideri kabul edilmesi bir faciadır. Çünkü İslam ve cemaatle olmakla hiçbir alakası yoktu olmamıştır da.

Arkadaşlar cemaat olma gerçekten zordur. Hiçbir çıkarı gözetmeden sırf Allah rızası için fedakarlık göstermektir.

Burada ana şiarımız rabbimizin kitabı her şeyin üstündedir.

Geçmişte yanlış veya farklı algılanan şeyler yapılmış olabilir. Daha doğrusu o zaman belki de o yapılmalıydı ve yapıldı.

Ama bugün aynı şeylerle ne kadar yol alabilirizi konuşmalıyız.

Özellikle değişim ve dönüşüm üzerinde durmak istiyorum.

 Kardeşler , değişim normalken dönüşüm tartışılmalıdır. Hele hele başkalaşım büyük bir sorundur.

Değişim, dinamik fıkhı ortaya koymaktır.Yaşadığımız hayatın içerisindeki fıkhi üretmek kolay olmayabilir. Bazen yeni bir şeylere karşın üretilmeye geçilirken başka şeyler ortaya çıkıyor.

Fıkıh denilen şey sadece barış ortamında üretilen değildir. Her zaman ve ortamda üretilmelidir. Bunun en güzel örneğini Suriye'de onurlu bir mücadele veren mücahitleri ve halkında gördük. En çetin savaş döneminde bile anın fikhini ürettiler. İdlip bunun açık örneğidir.

Dostlar, İslam denilen sadece metin üzerinde bir şey değildir. Coğrafyaya, hayata ve insanlara dokunan bir fıkhın üretilmesidir. İşte bu İslam'dır. Pratik olduğunda başka bir hava oluyor ve etkisi kaçınılmazdır.

Elbette bugüne kadar üretilenler küçümsenmemelidir.

Üretilen bir iklimle dinamikliği yakalamalıyız.

Cemaat olmakla bir şeyler ortaya çıkıyor. Uretilince cemaat olunuyor ve bir şeyler ortaya çıkıyor.

Vahiyden öğrendiklerimizi sosyalleştirmekle bir şeyler üretebiliriz.

İyiliği emredip kötülüğü nehyeden bir topluluk kurmak ve bunun içinde bulunmakla mükellefiz. Bu topluluğun da şura temelli olmasıyla hayata dokunur ve bir şeyler ortaya çıkarırız.

 Dostlar araçlar ayağımıza bukağılar olmamalıdır. Ama bunu yaparken araçlar amaç haline de gelmemelidir.

İlkelerimiz elbette olmalı ve olacaktır.

Değişimi veya hiç değişmemeyi sorgulamalıyız. Aynı tas aynı hamamla gitmek kolaydır.o Lakin değişen hayata karşın yeni yollar yöntemlerle gitmek daha zor olanıdır.Çünkü yeni şeyler üreterek insanlara ulaşmak kolay degildir.

Kardeşler, değişim kaçınılmaz lakin başkalaşma sıkıntılı hatta tehlikelidir.

Sünnetullaha uygun olan bugünün fıkhını bulup yeni şeyler ortaya koymaktır.

Kitabıyla, müziğiyle, tiyatrosuyla, sanatıyla ve sporuyla yeni şeyler yapmalıyız.

Yaşadığımız hayatın realitesini görmeliyiz. Her zaman Mekke olacak diye bir şey yok. Hayatımızda Medine de olmalıdır.Müslümanlar istişare ederek İslami hassasiyetle yeni şeyler yapmalıdır.

Üretemiyoruz, bununla birlikte yapılanları eleştirel bir süzgeçten geçirmeliyiz.

Elbette eleştireceğiz ama biz ne yapiyoruz?  Bazen bir şeylerin fikhini geç kavrıyoruz. Başkalaşalim demiyorum Bu zaten başka bir şeydir.

Adil bir şekilde kalmakla mükellefiz. Her şeye rağmen sabitelerimiz olmalıdır.Meşru amaçlar için meşru araçlar kullanabiliriz. Bunun için de ses veren projeler ortaya koymak zorundayız.

Son olarak hikmetli el koyuşlar hayatı değiştirir. Hikmetli el koyuşlara ihtiyacımız var.

1139-001.jpg

1140-001.jpg

 

DİĞER HABERLER