17.10.2018 19:37
‘Toprağı Kutsallaştırmak İlkeleri Aşındırır’
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Aylık Haksöz tanıtım değerlendirme sunumu Üsküdar Özgür Der’de Ahmet Uzuner ve Haksöz dergisi yazarı Rıdvan Kaya’nın gündeme ilişkin değerlendirmesiyle gerçekleşti.

Ahmet Uzuner, Haksöz Dergisinin Eylül-Ekim sayısını genel olarak değerlendirdi. İdlib'in Suriye'deki güvenli bölgelerin sonuncusu olduğunu eğer Rusya'nın idlib'e bir harekât düzenlemesi söz konusu olursa burada ciddi bir katliam olabileceğini belirtti. Suriye hakkında uzman olan Charles Lister'in Suriye'deki durumu ve idlib'in konumu hakkında kapsamlı bir yazısından bahsetti. Türkiye'nin bölgedeki gruplar üzerindeki etkilerini, bölgedeki grupların durumlarını, birleşme hareketleri, birbiriyle olan etkileşimlerinden bahsettiği yazısında güzel tespitlerde bulunduğunu ifade etti. Hamza Türkmen'in Kur'an 'da İnsicamın Önemi ve Emin Ahsen Islahi yazısında önemli tespitlerde bulunduğunu ve Kur'an çalışmalarında önemli açılımlarda bulunmaya yol açacağını belirtti. Ayrıca Oktay Altın tarafından, Kara Kitap -Mısır'da Askeri Darbe'nin Suçları- kitabıyla ilgili değerlendirmesinin önemli tespitleri içerdiğini belirti. Soruşturma, diğer yazılar ve kitap tanıtımları ve şiirlere ilişkin kısa kısa değerlendirmelerini güzel bir slayt eşliğinde tamamladı.

 Rıdvan Kaya, 'Türkiyecilik mi Türkiyelilik mi?' derginin bu ay ki Soruşturma konusunu dergideki yazısı eşliğinde detaylı olarak ele alırken şunları ifade etti;

Bu meselenin gündemde olan İdlib'e yönelik Suriye rejim güçlerinin saldırganlığına hangi gerekçeyle karşı çıkıldığına bakıldığında net bir resim ortaya koyduğunu ifade etti. Meseleyi Türkiye'ye dönük riskleri nazarı dikkate alarak değerlendirmenin doğal ve gerekli olduğunu ancak sadece bu gerekçeyle karşı durmanın zaafına değindi. Oysa İslami ilkelerimiz gereği bizatihi saldırganlık ve mazlumların katledilmesine yönelik bir tehdit içerdiği için karşı çıkılması gerektiğini belirtti.

 Türkiye'ye gelen göçmenlerin fazlalığı, ekonomik kriz, casusluk davaları vb. sorunları değerlendirmede de benzeri ölçüsüzlükler yaşandığını belirtti. Meselelere İktidarın yaklaşımlarını merkeze alarak değil sahih ölçülerimiz ve İslami kimliğimiz esas alınarak bakılmalıdır. İktidarların zamanla değişebileceğini dolayısıyla iktidar merkezli düşünmenin yanlışlığına değindi. Yapılan doğru uygulamaları ve politikaları desteklemek ama yapılan yanlışlara da karşı çıkmanın adalet gereği olduğunu belirtti

Son zamanlarda giderek yoğunlaşan vatanperverlik, millet, milliyetçilik vb. tartışmalarında da sahih ilkelerimizin aşındığı ve kirlilik yaşandığına değindi.

Türkiyeli olmayı ya da herhangi bir yerde doğmanın kendi seçimimizde olmadığını bunun tabii olduğunu, bir yardım kuruluşu olarak ya da herhangi bir eylemde kendimizden Türkiyeli Müslümanlar olarak bahsetmemizin doğal olduğunu ama toprağı kutsallaştırmak gibi bir niyetimizin olmaması gerektiğini söyledi.

Örneğin eğer biz Mursi döneminde Mısır'da yaşasaydık Mısır'ın bölgesel olarak etkin olmasını ekonomik olarak güçlenmesini dünya da söz sahibi olmasını isterdik. Ama şuan ki Sisi dönemi için aynı temenni de bulunmanın doğru olmayacağını belirtti.

Konuşmasını yine gündemdeki bazı konulara yaklaşımdaki muğlâklıklar üzerinden örnekleyerek ve dinleyicilerden gelen sorulara verdiği cevaplarla tamamladı.

uskudar-20181017-01.jpg

uskudar-20181017-02.jpg

1441.jpeg

1442.jpeg

1443.jpeg

 

DİĞER HABERLER