Danıştay’ın ‘Ant’ Kararı Bürokratik Oligarşinin Ayak Sesidir!
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Danıştay 8. Dairesi’nin aldığı “Andımız” kararı üzerine bir basın açıklaması yapan Özgür-Der, bunun bürokratik oligarşinin ayak sesi olduğunu belirterek bu yanlıştan derhal geri dönülmesi çağrısında bulundu.

Özgür-Der'in basın açıklamasının tam metni:

DANIŞTAY'IN 'ANT' KARARI BÜROKRATİK OLİGARŞİNİN AYAK SESİDİR!

19 Ekim 2018

Danıştay 8. Dairesi 2013'te MEB yönetmeliğinde yapılan değişikliğe dair Türk Eğitim Sen'in açtığı iptal davasında kararını açıkladı ve okullarda ant okutulmasına son veren düzenlemenin iptaline hükmetti. Danıştay 8. Dairesinin kararında '1933 yılından beri devam eden' ant uygulamasının 'devletin anayasal niteliğiyle uyumlu ve Türk devletini ve milletini ebediyete kadar yaşatacak genç nesillerin yetiştirilmesi hedefine uygun' olduğu vurgulanırken, 'idarenin istikrar kazanmış bu uygulama'ya son vermesinin haklı bir sebebinin bulunmadığı belirtilmekte.

Bir dizi yasal kılıfla sarmalanmış bu Danıştay kararının özetli, uzun bir döneme yayılan ve zorlu bir mücadeleyle geriletilmiş, zayıflatılmış bulunan Kemalist bürokratik oligarşinin son dönemde gelişen ortamdan da cesaret bularak varlığını yeniden hissettirme çabasıdır. Danıştay söz konusu kararıyla Kemalist resmi ideolojinin muhafızlığı rolünü üstlenmiş bürokratik mekanizmanın sistem üzerinde vesayet anlayışından vazgeçmediğini, vazgeçmeyeceğini, fırsat bulduğunda eski işleyişi hortlatmaktan geri durmayacağını göstermiştir.

Danıştay aldığı kararla bu ülkede yaşayan insanların resmi ideolojiye boyun eğmek ve itaatle mükellef olduğunu; hukuk ve özgürlük alanının bu çerçeveyle sınırlandırılması, daraltılması gerektiğini haykırmaktadır. Bu tutum açık bir dayatma ve inancımıza, onurumuza doğrudan bir saldırıdır. Okullarda çocuklara, gençlere dayatılan ant inancımızla çelişen cahili-tağuti bir zulümdür! Dolaysız, net bir ırkçılık içermektedir. Kişi tapınmasına, putlaştırmasına yönelik mesajıyla tam bir sapkın dini ritüel mahiyeti taşımaktadır.

Bugüne kadar bu dayatmaya karşı çıkan, itiraz eden bizler bundan sonra da bu zalimane anlayışa karşı çıkmayı sürdüreceğiz! Bununla beraber ant mevzusunun sadece bir sonuç olduğunu, bu noktada sorunun kökenine inilip eğitim alanında ortaya çıkan çarpıklığın topyekun giderilmesi gerektiğinin altını çiziyoruz. Danıştay'ın bu kararı resmi ideolojinin gölgesi altında eğitim adıyla sürdürülen öğütme, yontma, biçimlendirme faaliyetinin tümüyle sorgulanmasının kapısını aralamalıdır.

Ve yine hatırlatmak isteriz ki, yargı bürokrasinin yetkisini aşarak iktidar icraatına ortaklığa soyunması anlamına gelen Danıştay 8. Dairesinin söz konusu kararı geçmiş dönemde kaldığı düşünülen vesayetçi eğilimleri palazlandırma mesajı taşımaktadır. Bu yönüyle iktidar açısından ciddiye alınmayı hak etmektedir.

Öte yandan iktidar bu kararın son tahlilde ülke çapında estirilen milliyetçi-şoven havanın bir tezahürü olduğunu ve bu kirli, bulanık atmosferin bundan sonra da bu tür dayatmaları, yetki aşımlarını, vesayetçi tutumları cesaretlendireceğini de görmelidir. Ülkede ve bölgede yaşanan birtakım kritik gelişmelere bağlı olarak politik bir tercih olarak güçlendirilen milliyetçi atmosferin sadece bu ülke insanının zihnini bulandırmakla, toplumsal yapıyı kirletmekle kalmadığı, vesayet odaklarına da güç ve cüret bahşettiği anlaşılmak zorundadır!

Özgür-Der Genel Başkanı

Rıdvan Kaya

 

DİĞER HABERLER