Olağanüstü Hal Kalkmasına Rağmen KHK Zulmünü Sürdürmek mi?
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Özgür-Der, hükümetin KHK’yla ihraç edilen ve güvenlik soruşturması nedeniyle ataması yapılmayan hekimlerin SGK ile anlaşmalı sağlık kuruluşlarında dahi çalışmalarını yasaklayan tasarısı üzerine bir açıklama yaptı.

Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, KHK'yla ihraç edilen ve güvenlik soruşturması nedeniyle ataması yapılmayan hekimlerin SGK ile anlaşmalı sağlık kuruluşlarında dahi çalışmalarının yasaklanmaya çalışılmasının zulüm üstüne zulüm olduğu belirtilerek şunlar kaydedildi:

"Bu tasarı 28 Şubat sürecinde ordudan atılan askerlerin belediyelerde de istihdam edilmelerini engelleme zulmünü akla getirmiştir. O dönemde resmi ideoloji muhafızlığına soyunmuş darbecilerin insanları aileleriyle birlikte nasıl zalimane bir aç bırakma siyaseti güttüklerini unutmamız mümkün değildir. Gayet iyi bilinir ki, bu hukuksuz, zalimane tutum sahiplerine hiçbir şey kazandırmamıştır, sadece utanç getirmiştir.

Bu hatırlatmayla, iktidar sahiplerini hukuksuzluk zincirine yeni halkalar ekleyecek düzenlemelerden vazgeçmeye ve toplumsal yapıda yeni gerilimlere, kırılmalara yol açacak adımlardan kaçınmaya çağırıyor, tartışmalı tasarının geri çekilmesini talep ediyoruz."

Açıklamanın tam metni:

Olağanüstü Hal Kalkmasına Rağmen KHK Zulmünü Sürdürmek mi?

Toplum normalleşme bekleyedursun iktidar gerilimi artıracak adımlar atmayı sürdürüyor. Mecliste dün kabul edilen tasarı bu tutumun tipik bir örneğini oluşturmakta. KHK'yla ihraç edilen ve güvenlik soruşturması nedeniyle ataması yapılmayan hekimlerin SGK ile anlaşmalı sağlık kuruluşlarında dahi çalışmalarının yasaklanmaya çalışılması zulüm üstüne zulümdür!

Meclis'te yoğun tartışmalara neden olan tasarı dün Sağlık Komisyonunda AK Parti ve MHP'li üyelerin oylarıyla kabul edildi. Yoğun tartışmalara neden olan tasarıyla ilgili olarak medyadan kamuoyuna verilen mesaj neredeyse sadece muhalefet partili vekillerin taşkınlık görüntülerinden ibaretti. Böylece kamuoyu zihninde bağıran çağıran, ellerindeki kağıtları havaya savuran muhalif vekillerin asabilikleri bir kez daha işlenmiş oluyordu. Tartışmanın arkaplanı ise görmezden geliniyor, daha doğrusu gözlerden saklanıyordu. Oysa Meclis Komisyonuna iktidar tarafından getirilen ve MHP'nin de desteğini alan tasarı içerdiği hukuksuzluk ve yol açabileceği ilave mağduriyetler nedeniyle mutlaka üzerinde durulmayı hak etmektedir.

Tasarı binlerce doktoru tıp mesleğini yapamaz hale getiriyor ve bir anlamda işsizliğe, açlığa mahkum ediyor. Tasarıya göre gerek KHK ile kamudan ihraç edilen, gerekse de güvenlik soruşturması nedeniyle ataması yapılmayan hekimlerin SGK ile anlaşması bulunan özel tıp kurumlarında da çalışmaları engelleniyor. Herkes biliyor ki, şu anda ülke genelinde SGK ile anlaşması olmayan sağlık kuruluşu neredeyse yok denecek kadar azdır. Bu durumda yapılmak istenen şey devletin şüphe ettiği binlerce hekimi işsizliğe mahkum etmesidir.

Hekimlerin -ve kamuda çalışan başka mesleklerden binlerce, on binlerce insanın- KHK'yla ihraç olayının hukuk devleti olma iddiasıyla çeliştiği ortadayken ve güvenlik soruşturması mekanizmasıyla sayısız insanın kamuda çalışma haklarının ellerinden alınmasının haksızlığı, hukuksuzluğu tartışma götürmezken, bunlar yetmezmiş gibi binlerce hekime özel kuruluşlarda dahi çalışma engeli getirmek adaletle nasıl bağdaştırılabilir? Bu yaklaşım haklarında somut bir suç isnadı olmayan, kendilerine yargılanma hakkı da tanınmamış binlerce insanı sadece şüpheli görüldükleri için mağdur etmektir, yargısız infaza tabi tutmaktır.    

Bu tasarı 28 Şubat sürecinde ordudan atılan askerlerin belediyelerde de istihdam edilmelerini engelleme zulmünü akla getirmiştir. O dönemde resmi ideoloji muhafızlığına soyunmuş darbecilerin insanları aileleriyle birlikte nasıl zalimane bir aç bırakma siyaseti güttüklerini unutmamız mümkün değildir. Gayet iyi bilinir ki, bu hukuksuz, zalimane tutum sahiplerine hiçbir şey kazandırmamıştır, sadece utanç getirmiştir.

Bu hatırlatmayla, iktidar sahiplerini hukuksuzluk zincirine yeni halkalar ekleyecek düzenlemelerden vazgeçmeye ve toplumsal yapıda yeni gerilimlere, kırılmalara yol açacak adımlardan kaçınmaya çağırıyor, tartışmalı tasarının geri çekilmesini talep ediyoruz.

RIDVAN KAYA

ÖZGÜR-DER GENEL BAŞKANI

 

DİĞER HABERLER