02.11.2018 00:45
“Nureddin Zengi ve Selahaddin Eyyubi”
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Özgür-Der Batman şubesinde gerçekleştirilen seminerin konuğu şair – yazar Ali Emre idi.

Yoğun ilginin görüldüğü seminer, Ali Emre'nin kendi hayatından kısa kesitler sunmasıyla başladı. Okuma ve yazmaya yönelik ilgisinin öğretmeninin kendisine verdiği kitaplar sayesinde doğduğunu ve bu ilginin artarak devam ettiğini söyledi. Kastamonu gibi çevre bir şehirden İstanbul gibi bir büyük merkeze gelişini ve Müslüman gençlerin sergilediği güzel örneklikler neticesinde nasıl hidayete erdiğini anlattı.

İslam dünyasının ve Müslümanların içinde bulunduğu hazin duruma da değinen Emre, çözüm olarak bilgiye ulaşmamızın farziyeti, kurumsallaşmamızın gerekliliği ve yazınsal bir hafızanın üretilmesi ve oluşturulması gerekliliğini vurguladı. Çok az okuduğumuzu ve yazdığımızı dile getiren Ali Emre, bu nedenlerden dolayı kendi tarihimizi yapamadığımızı, yazamadığımızı ve rol model olarak önümüzde duran öncülerimizin başkaları tarafında ele alındığını ve "tanınmaz hale" getirildiğini savundu.

Ali Emre, yıllarını verdiği ve göz nuru akıttığı eserlerine de değindi. Önce, "Müslüman şarkın kandili, kılıcı, kalkanı" olarak vasıflandırdığı Nureddin Zengi'yi anlattı. Emre, " Haçlı istilalarının dünyayı kasıp kavurduğu 12.yüzyılda yaşayan Nureddin Zengi, suyu tersine akıtmayı başaran adam. Bir ayağını Halep'te tutarak Müslümanları birleştiren, zillet örtüsünü üstlerinden atan, değerler bağını yeniden yeşerten mücahid ve muttaki bir önder. Müslüman Şark'ın kandili, kılıcı, kalkanı. Elliden fazla beldeyi Frenk işgalinden kurtarmasının yanında, inşa ettiği medreseler ve diğer kurumlarla Sünnî uyanışa cankatan bilge bir yönetici. Yeryüzünü titreştiren güçlü avazıyla, acı ve korku içinde ömür tüketmekten kurtardığı hünerli ve çalışkan kadınlarla, şehirleri ayağa kaldıran yiğit ve onurlu adamlarla benzerine pek rastlanmayan gerçek bir İslam baharının mimarı. Cesareti, adaleti ve merhametiyle herkesin hayranlığını kazanan bu güzide kahraman; yetiştirdiği ve yol gösterdiği Selahaddin'e, fetih minberini bile yaptırdığı Kudüs'ün kapısını aralayan kişi aynı zamanda" diye tanıtarak konuşmasına devam etti.

Daha sonra, yeni çıkan "Selahaddin-Şarkın Kartalı" isimli eserine de değinen Ali Emre, Selahaddin'in hayatından kesitler sunarak konuşmasını sürdürdü.  Emre, Selahaddin için " o, Şark'ın kartalı; yıllarca çöllerin, ovaların, dağların üstünde süzülen, Kudüs semalarına yükselen sevinç nidalarına eşlik eden, deniz kıyısına Yecüc ve Mecüc gibi yığılan istilacıları şaşkına çeviren, kan ve çamur içinde çırpınan evlatlarını sabır ve cesaret gıdasıyla besleyen, en zor durumlarda bile yetimleri ve mazlumları koruyup kollayan, şeref ve muhabbetle büyüyen çocukları selamlayan bir önderdi. Ve O, artık ömrünün sonunda ağrıdan sızıdan kıpırdayamaz hâle gelen ve sonra ruhunu teslim eden bir öncü ve rol model bir komutandı". Diye sözlerini bitirdi.

Seminer, sorulan soru ve yapılan katkılarla sona erdi.

aliemre-2.jpg

aliemre-3.jpg

aliemre-4.jpg

 

DİĞER HABERLER