20.01.2019 01:32
Önce Temsil Sonra Tebliğ
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tatvan Özgür-Der şubesi tarafından düzenlenen bu hafta ki Cuma seminerinde “Davet Anlayışımızda Zaaf ve Sorumluluklarımız’’ konuşuldu. Konuşmacı olarak  Eğitimci Sabattin GÜNAY katıldı.

Kur'an tilavetiyle başlayan seminerde sırasıyla sorumluluk ve zaaflarımız konusuna değinen GÜNAY özetle şu konulara değindi.

GÜNAY, Davet ile ilgili şu ayetlere değinerek davetin önemi dile getirdi. ''Allah'a çağıran, salih amel işleyen ve "Kuşkusuz ben müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir? Fussilet 33, ''Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır.'' Asr süresi 3.ayet, ''Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.'' Ali İmran 104.

Davamız büyük Çünkü davanın sahibi büyük, peygamberler tebliğin odağında bulunarak yalnızca Allah'a kulluğa çağırmışlardır. Biz Müslümanlar da Peygamberlerin temsilcileri olarak  misyonlarını yüklenip davet sorumluluğunu yerine getirmeliyiz.

Davete başlarken, Öncelikle Kur'an'ı iyice okuyup anlamalıyız, Peygamberlerin hikmet, feraset, Salih, muttaki gibi vasıflarını örnek almalıyız. Asr süresinde rabbimiz davet metodunu ortaya koymaktadır. Öncelikli şart iman sonra Salih amel ardından hakkı ve sabrı tavsiye etmemiz istenmektedir.

Davet sorumluluğunu bir gruba, bir şahsa bağlamak doğru bir anlayış değildir Davet her Müslüman birey için farzdır.

Davet ederken kendimizi unutmamalıyız ki bu noktada ''başkalarına iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz'',  '' neden yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz'' gibi ayetlerde Rabbimiz bizi uyarmaktadır. Davette ilk önce temsil sonra tebliğ gelmektedir, Sözden ziyade kimin söylediği de önemlidir. Bir davetçi olarak yaşantımıza dikkat etmeliyiz söylediklerimizle yaşantımız tutarlı olmalıdır.

Davet sıralamasında Öncelikle kendimizi Allah'a davet etmeli ardından en yakınımızdan başlayıp  akrabalarımızı ve toplumumuzu Allah'a davet etmeliyiz.

GÜNAY, zaaflarımızla ilgili erteleme,  küçük görme,  önemseme, donanımlı olmama,  seviyeye göre davet etmeme, davet ederken vaatte bulunma, dünyevileşme, tekfircilik… gibi zaaflarımızın bulunduğunu dile getirdi.

GÜNAY, sonuç olarak; Yaptığımız her işte Allah'ın rızasını gözeterek yalnızca Allahtan karşılık bekleyerek hareket etmeliyiz. Öncelikle Kendimizden başlayarak sırasıyla yakınımızdan uzağımıza; donanımlı,  sabırlı, cesaretli… gibi vasıflarla davet sorumluluğumuzu yerine getirmeliyiz diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Seminer dinleyicilerin soru ve katkılarıyla son buldu

DİĞER HABERLER