07.01.2019 02:42
Ankara Özgür-Der'de "Yeni Bir Soluk"
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Özgür-Der Ankara Şubesi, Yazar Ali Emre ve Grup Kıyam’ın katılımıyla düzenlenen “Yeni Bir Solukla Yenilenecek” etkinliğiyle yeni dernek binasının açılışı gerçekleştirildi.

Yusuf Dursun'un Kur'an tilavetiyle başlayan programın açılış konuşmasını Özgür-Der Şube Başkanı Bilal Serkan Yıldızhan yaptı.

Ali Emre, son yazdığı tarihi romanlardan bahsederek, çağımızda Müslümanların içinde bulunduğu sorunların, 12. Yüzyılda yaşayan Nureddin Zengi ve Selahaddin Eyyubi dönemlerindeki problemlerle benzerlik gösterdiğini ifade etti.

Emre, İslam dünyasını kuşatan Haçlı ordularına karşı kahramanca cihad eden Nureddin Zengi, Selahaddin Eyyubi ve Rükneddin Baybars gibi şahsiyetlerin önemine dikkat çekerek, "Bu üç adam olmasaydı İslam bugün bir kasaba nüfusu kadar kalacaktı. Haçlıları ve Moğolları durduran bu üç isim İslam'ı kurtardı." dedi.

Türkiye'nin İslam dünyasındaki etkisi yadsınamaz

Türkiyeli Müslümanların İslam dünyasında ki Müslümanlara nazaran fikri tekâmül aşamasının geç olduğunu belirten Emre, buna rağmen Türkiye'nin İslam dünyasındaki etkisinin yadsınamaz olduğunu vurguladı.

Ali Emre, Türkiyeli Müslümanların özellikle Suriyeli muhacirlere yaptıkları yardımların önemine değinerek, "İyilikte mazluma, muhacire yardımda birinci sırada olmamız uzaya beş yüz tane uzay mekiği göndermek kadar değerli bir şey.  Bu ahret azığıdır. Bunda çoğumuzun katkısı vardır. Bu azık hepimizin azığı." ifadelerini kullandı.

Türkiyeli yardım kuruluşlarının bir çok ülkede faaliyetler bulunduğunu kaydeden Emre, "70'ten fazla ülkede bize bir şekilde dua ediliyor, birçok mazlum ülkede Türkiye'deki Müslümanların kendilerine el uzatmaya çağırıyor." şeklinde konuştu.

"Herkesin ekmeğinde bizim çabalarımız var"

Türkiyeli Müslümanların 90'lı yıllarda önemli çalışmalar ortaya koyduğunu söyleyen Emre, "Vakti zamanında ailemizle ilgilenemezken Müslümanlar için koşturduk, dünyayı kurtarmaya çalıştık, bedel ödedik, sorgulandık, hapsedildik, soruşturulduk. Evimize bile gidemezken üstelik. Dolmuş duraklarından amfilere kadar dini anlattık. Ve bugün herkesin ekmeğinde bizim çabalarımız vardır." değerlendirmesinde bulundu.

Ali Emre konuşmasında şunları kaydetti:

"Kimsenin emeğini küçümsemiyoruz. 60'larda birçok şehirde beş insan on insan vardı. Şimdi hiç değilse toplumun yarısı İslam'dan bihaber değil. Kötülüğü görmek kolay. Ve biz bu sebepten çocuklarımıza, yeni nesillere kötüyü anlatamıyoruz. Bize özgü bir Anadolu ruhu vardı ve biz o ruhu İslam zannediyorduk."

Geçmişte insanlar ahlaki açıdan daha kötüydü

Emre, Türkiye'de insanların sekülerleştiğini tartışmalarına atıfta bulunarak, "Geçmişte insanlar ahlaki açıdan daha kötüydü sadece afişe etmek bu kadar kolay değildi. Şimdi kötülüğü afişe etmek çok kolay." ifadelerine yer verdi.

Hz. Ömer, Ömer Bin Abdulaziz, Nureddin Zengi, Selahaddin Eyyübi gibi İslam tarihinin güçlü dönemlerinin tekrar gelebilmesi için tarihten güç almamız gerektiğini vurgulayan Emre, Malik el-Şahbaz'ın, "Bir uyanık bütün uyuyanları uyandırmaya yeter." sözüyle konuşmasını tamamladı.

ankara-20190106-01.jpg

ankara-20190106-02.jpg

ankara-20190106-03.jpg

ankara-20190106-04.jpg

Haksözhaber / Enes Küçükyıldız

 

DİĞER HABERLER