29.04.2019 23:47
"Şahitliğimizde Merhamet - Adalet ve Vefa Kavramları"
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Adana Özgür-Der aylık seminerlerini bu ay "Şahitliğimizde Merhamet - Adalet ve Vefa Kavramları"  başlığı altında Haksöz Dergisi yazarı aynı zamanda Eğitimci yazar olan Şefik Sevim sunum yaptı.

Kur'an tilaveti ile başlayan proğram, devamında Hakan YALNIZ'ın açılış ve tanıtım konuşması yer aldı. Sonrasında sözü yazarımız  Şefik SEVİM'e bıraktı.

Şefik SEVİM Adalet kavramı ile söze başladı. Adalet gözlemin, malzemenin, iradenin, bilginin, vicdanın ve Hikmet'in ortak bir olay ve zemin üzerinde pratikte mücessem bir duruma dönüşüm halidir. Insanın zulmetmeye yatkın olmasından dolayı Allahın insana farz kıldığı erdemdir adalet.

Takva erdemine nail olabilmenin zemini... (Maide 8)

Adaletin zulumat a dönüşmemesi, fıtratın, vicdanın, cesaretin, Allah'ı hesaba katan bir iradenin bünyesinde söylem ve eyleme dönüşmesi ile mümkündür. Adaletin gerçekleşmesinde ve yerine getirilmesinde gerçeklerin ideallerimize silah çekmemesi gerekiyor. Bu tespitin hakkını veren  tarihi şahsiyetlerimizden sadece Aliya İzzetbegoviç ve Ömer muhtarın örnekleri yeterlidir.

Adalet; insanın fıtratının Allah'ın sünnetinde uygunluk arz etmesidir

İslami mücadelede mümince sorumluluklarımızı yerine getirmede ahlak ve adalet inceliğini pekiştiren hakkaniyet duygusunun yer yer zedelendiğine şahit olabiliyoruz. Hakkaniyet zedelenmesinin müsebbip unsurları da ne yazık ki kişisel zaaflarımızdır; kendimizi beğenmişlik, duygusal öbekleşmeler, kişi merkezli aidiyetler, zaaflarımızı meşrulaştırma hedefli kurnazlıklarımızdır.

Müminlerin iç işleyişleri açısından her müminin kendi şartlarında kendi geçeklikleri ile değerlendirmek adaletin ruhuna en uygun olandır ve ahlaki olan da budur. Müminleşen zaaflar gerek Kolektif iradi çabalarda gerekse bireysel gayretler de adalet gibi disiplinleri anlamsızlaştırabilme risk potansiyeli taşımaktadırlar.

Unutulmamalıdır ki adil olmak bedel  gerektiren bir durumdur. Buna bağlı olarak adil olmanın neticesinde elde edilen hürmetin değeri de o oranda büyüktür. Müminin dünya görüşüne bir olayın muhakemesinde empati kurma inceliği sağlıklı ve adil kararlar almada önemli bir kazanımdır. Empati kurma inceliği de bize takbayı hatırlamaktadır. Bu yüzden adalet ve takva kavramları işlevsel ve tavsiye edildikleri alanlar itibarla birbirini tamamlayan iki kavramdır.

Müminin adalet algısına direkt etki eden bir başka gerçeklik de Ahirete imandır. Her şeyin hesabının sorulacağı mahşerin, mizanın varlığı, yapmak isteyipte yapamadıklarımızın hesabını vereceğimiz bir ahiret tasavvuru, önemli bir disiplin olarak bizleri kontrol altında tutmaktadır. Uhrevi yönümüzü gözden geçirebileceğimiz oranda adaleti ayakta tutabilmek imkanı yakalayabiliriz.

Şefik SEVİM Merhametinde  Allah'ın vasfı besmeledeki anahtar iki sözcüğünün özü olduğunu söyleyerek Merhamet kavramını gündemimize aldı. Medeniyetimizdeki ilişkilere, infaka, sanata, mimariye yansıyan incelik... Medeniyetimizde kervansaraylarla, aşevleri ile, darüşşifalar la, mücessemleşen duygu dünyamızın izahıdır merhamet. Yaşadığımız dünya hayatının nimete dönüştürmenin yolu fıtri olan bazı değerleri güzellikleri ve incelikleri eyleme dökmekle mümkündür. Merhamet sadece bakan değil gören göz olur, basiretle görür, hikmetle okur, mesajını alır pratiği ile de ispatlar. Uyarıcılara en fazla ihtiyaç hissettiğimiz bir çağda uyarıcıları kabul etmeyen müstağni duruşumuz aramızdaki merhameti eyleme dökücü hikmetili ortamı da etkilemektedir.

Şefik Sevim son olarakda sunumunda Vefa kavramını ele aldı. Vefa kavramının zihinde ilk çağrıştırdığı gerçeklik hukuku, anıları, karşılıklı sorumlulukları, bir emeğin değerin ve bedelin hakkının teslim edilip edilmemesi ile irtibatlı olduğunu söyledi. Vefa fiziksel anlamda yapılan emeklerle olabildiği kadar düşünsel kazanımlara kimliğimizi ve şahsiyetimizi şekillendiren değerlere de gösterilmesi gereken bir anlam durşudur. İslami sorumluluklarımızı ifa anlamında sergilediğimiz saha çalışmalarımızda değeri, nezaket ve saygıyı hak eden İslami uyanışın Emek veren  arkadaşlarına karşı kendi bireysel ve toplumsal perspektifimizde geliştirdiğimiz tarzlar camiamıza ahlaki sorunu arzuladığımız düzeyde hallederiz.  Müminlerin herkesten daha fazla farklı inceliklerin hazzını birbirlerine yaşatabilmek iradesi göstermeleri ve inanmaları gerekir. Nasıl bir prensiptir ki heva ve heveslerini merkeze  alan kesimlerin birbirlerinden esirgemedikleri fedakârlıkları birbirimizden esirgeyebiliyoruz. Vefayı besleyen mütevaziliktir. taşıdığımızda inandığımız değerlerimizin hatırına itikadi olmayan farklı işte hatalarımızı tahmin edebilecek çerçevede görebilme fedakarlığını birbirimizden esirgememek bir tutum olarak görmemek gerçekten çok mu zor? Vefa'nın Hakkı teslim etmenin kadirşinaslık belirleyici olmadığı ilişki biçimlerizin başkalarının hesaplarına bir katkıya dönüşebileceğini unutmamak gerekir. Vefasızlık emeğin azığını zehirlidir. Başına buyrukluktur. Dünü inkardır. incitir, Şevki kırar, bir gün arzuladığımız bir tarz gibi görünürken başka bir gün Sizin için geçerli olabilecek incitici bir ortamı size sunar.

Tevhidi hassasiyeti merkeze alan  Müslümanların görünen fotoğrafın Tevhid kavramsal olarak da heyecan veren birlikteliğini kendi anlam bütünlüğün de mündemiç olan ünsiyet açısından pratikte çok arzuladığımız kadar güzel görülmemesinin vebalini birbirimize hatırlatacak zakirler alabilirsek eğer o zaman çocuklarımıza daha vefalı zeminleri miras bırakabiliriz.

Sunum soru cevaplar ile son buldu.

3683.jpeg

3684.jpeg

3685.jpeg

Haber-Foto: Recai Aguş

DİĞER HABERLER