14.10.2019 02:39
‘’Okuma Serüvenimiz: Müslümanların Okuma Yürüyüşü’’
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Batman Özgür-Der Külliyesi Konferans Salonu’nda, Eğitim Uzamanı Alaaddin Yurderi’nin sunumu ile ‘’Okuma Serüvenimiz: Müslümanların Okuma Yürüyüşü’’ konulu seminer gerçekleşti.

Alaaddin Yurderi sözlerine yaşadığımız elektronik çağda yazılı kültürün nasıl bir çöküşe maruz kaldığını anlatarak başladı. İnsanın okuryazarlığın ürünü olduğunu, insan benliğinin tarihe okuryazarlığının bir sonucu olarak girdiğini, fakat şuan tarihten silinmenin eşiğine gelmiş durumda olduğunu ifade etti. Kitap kültürüne bağlı toplumsal ve düşünsel bir kurgu olarak ortaya çıkan benlik denilen bu araç, dağılarak insan repertuarından tamamen çıkma eşiğine geldiğini, onun yitip gitmesiyle bizim şu anda tanıdığımız insanın da kaybolacağının altını çizdi. ''İnsanlar benlik duygusunu kaybederlerse nasıl davranırlar diye merak etmemize gerek kalmadı. Şimdi karşımızda harflerle mücadeleyi bırakmış, kitaptan çoktan vazgeçtim, bir cümleyi ya da paragrafı bitiremeyen bir gençler kuşağı var. Kitabı terk etmiş durumdalar, hatta açıkça kitabı hor gördüklerini belli ediyorlar. Bu insanlardan söz ederken post- cehalet gibi yeni bir terim bulmak gerekiyor. Bu hem sözlü hem de yazılı dili elinden alınmış bir kuşak, dersliklerdeki ve sokaklardaki bu yeni tür cehalet düşünebileceğimiz en korkunç trajedide gençliğin manevi çöküşünde patlak veriyor.'' dedi.

Bilgi sağlığına yani ''epistêmiyatri'' kavramına değinen Yurderi, bu kavramı insanın dünya gezegenindeki serüveninde, geleceğini belirleyecek bir sağlık alanı olarak ifade ediyor.

Bu noktada, bilgisi insana yakışmalı! diyen Yurderi ''Yakışmama, bilgisi üzerinden akan, bilgisini o alandaki diğer bilgilerle karşılaştıramayan, sahip olduğu görüşlerden farklı görüşlerle yüzleşemeyen, bilgisini farklı biçimlerde dile getirip, yorumlayamayan, bilgiyle sadece diploma, unvan, için ilişkide olan insana bilgisi yakışmıyordur. Anlamadan ezberleyenin, bilgisinin dayandığı temelleri kavramaktan aciz olanın, hele hele bilgisinin sınırlarını, haddini bilmeyenin, bilgisi ile çirkinleşenin, ahlaksız olanın bilgisi yakışmıyordur.'' dedi.

İnsan sağlığının, yalnızca bedensel, yalnızca duygusal, düşünsel olduğunu sanmanın bir yanılgı olduğunu, okumalarımızla/bilgilerimizle girdiğimiz ilişkilerin de bizi hasta edebileceğini, kafamızı düzleştirip, yargı gücümüzü kısıtlayabileceğini ve insanın bilgi edine edine, kitap okuya okuya cahilleşebileceğini gerçeğinin de altını çizdi.

Aşırı ve düzensiz okumanın hafızayı, düşünce mekanizmasını bozabileceğini, hastanın gündelik hayattan kopabileceğini, çevresinde olup bitenleri göreme, anlama yetisinin zayıflayabileceğini, hafızanın zayıflayabileceğini ve bununla beraber, hastanın gerçek hadiseleri unutması, realiteden uzaklaşması, kitaptaki olaylara bağlanması, düşünceleri birbirine karışması, kendi başına muhakeme yeteneğinin ortadan kalkması gibi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

 ''Müslümanlar için okumanın çeşidi değişse de, her dönem okunanın hayata dâhil edilen ya da etme çabasını ifade eden bir anlamı olmuştur. G. Flaubert'in 'Yaşamak için okuyun' sözünün örneği tam da burada hayat bulmaktadır. Fildişi kulelerde okumak, yazmak İslami camiada hiçbir zaman yaygın olmamıştır. Zira 14 asır önce yitirilen peygamberin sesine ancak korunmuş bir kitap aracılığı ile ulaşılabilmektedir. Günlük sosyal siyasal fıkıh üretebilmek de yine bu kitapla mümkün olmaktadır. Kur'an ve beraberinde dini anlamaya yardımcı olan metinler Müslümanların süreklilik arzeden okuma araçları olagelmiştir. Bilginin hayata katılması öncelikle yapılan Kur'an, hadis çalışmalarıyla dini bir gereklilikle şekillenmiş ardından da sözünü söyleyebilme, görünür olma, topluma mesajı iletme isteğiyle kamçılanmıştır.'' dedi.

Nasıl Bir Okuma?

"Ne tür bir okuma bizi İslami şahsiyet kılar?" ''diye sorduğumuzda özetle aşağıdaki cevapları elde etmemiz kaçınılmazdır '' diyen Yurderi,

- Amaçlı bir okuma

- Teşhide dönük bir okuma

- Bütünsel-tevhidî bir okuma ilkelerini okumalarımıza yansıtmamız gerektiğinin altını çizdi.

Alaaddin Yurderi, kendimizi ferdî planda yetiştirmek için yoğun, planlı, amaçlı ve disiplinli bir okuma alışkanlığı kazanmamız gerektiğini, ama bununla birlikte benzer bir çaba içerisinde olanlarla mutlaka kolektif veya ortak çalışmalarımızın da olması gerektiğinin altını çizdi. Kur'ânî mantalitenin dikkat çektiği anlamda bir okuma ve fıkhı salt birey kalarak edinmenin mümkün olmadığını, öyle bir yönelimin, sahibini çok iyi bir entelektüel yapabileceğini ancak onu asla bir dava adamı yapamayacağını söyledi.

Okumaları/Okunacakları Planlamak

Yerimizde saymayı değil de kendimizi aşmayı düşünüyor veya istiyorsak o zaman okuma eyleminde seçici olmak durumundayız. Bunun için duyarlılık aşamasındaki bir muhatapla eğitim aşamasındaki muhatapları mutlaka ayırmalıyız.'' diyerek kitap seçimiyle ilgili görüşlerini ifade etti.

Afgani'nin talebeleri Abduh ve Reşid Rıza'nın kaleme aldığı Menar'da, önemine binaen Haksöz dergisinin 239. sayısında "İslami Şahsiyeti İnşada Fikrî Donanım ve Yeterlilik Şartları" başlığı altında yayınlanan makalede İslami şahsiyetlerden öncü bir ümmetin oluşumunun yolu şu 11 alanda yapılacak köklü bir bilgilenmeyle sağlanabeleceği ifade edildiğini söyledi. Bunların;

Alaaddin Yurderi son olarak, kendimizi İslami şahsiyet olarak yetiştirmemizin bu alanlara yönelik hem ferdî hem de ortak okumalar içerisinde olmayı gerektirdiğini, fakat maalesef bugün daha ilk, ortaokul ve lisede bu temeli kurup üniversiteye çocuklarımızı donanımlı gönderme yeterliliğine sahip olmadığımızı, ama en azından üniversite kuşağındaki mayalanma geleceğe dönük umut taşıdığını söyledi. Üniversite döneminin aynı zamanda kendini geliştirmek için de çok büyük bir imkânlar sunduğunu, şu halde üniversite çağındaki öğrencilerimizi mezuniyet öncesi ferdi planda yukarıdaki öncelikli okuma alanlarına dönük, en azından giriş sadedinde okumalar yapmış olmaları gerektiğinin altını çizdi. ''Bireysel olarak bu alanlara yoğunlaşan bir okuma aynı zamanda buna eşlik edecek ortak çalışma ve birliktelik alanlarına da yansıyacak, ürünlerini verecektir.'' diyerek sözlerini tamamladı.

Seminer soru-cevap bölümünden sonra sona erdi.

 

y3-001.jpg

y2-001.jpg

 

DİĞER HABERLER