27.04.2009 23:44
Özgür-Der Bağcılar Seminerleri Devam Ediyor
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Özgür-Der Bağcılar temsilciliğinin siyer eksenli panellerinin bu haftaki konusu Mekke döneminde kadın erkek ilişkileri ve aile idi. Dernek salonunda gerçekleştirilen panelin oturum başkanı Bahattin Urlu, panelistleri ise Kehriban Elki ve Zehra Ç. Türkmen’

Başkan Urlu sözü panelistlere bırakmadan önce yaptığı kısa konuşmada şu görüşleri dile getirdi; Peygamber ve arkadaşları Kur'an-ı Kerimde ismi geçen peygamberleri ve aileleri örnek almışlardır. Fakat daha sonraları erkek egemen kültür ulema yapısına sirayet etmiştir. Kadın erkeklerin haram işlemesine yol açan bir varlık olarak görülmüş ve ayrıca erkeğe itaat etmesi gerektiği iddia edilmiştir.

İlk sözü alan Kehriban Elki konuyla ilgili şu görüşleri dillendirdi: Mekke cahili yapısında kadınlar toplumda ikinci derecede bir konuma sahipti. Bunda büyük oranda göçebe yaşantının rolü vardı. Çöl şartları içerisinde savaşçı sınıftan olmayan ve tüketici bir nitelik arzeden kadın değersiz görülüyordu. Ancak yine bu dönemde şehirli kadınların konumu bu göçebe kadınlara göre daha iyiydi. İslamiyetle birlikte kadının konumu değişmeye başlamıştır. Kur'an muhatap olarak kadını erkekle eşit olarak kabul eder. Mekki ayetlerde ve genel olarak Kur'an'da insana bir sesleniş vardır. İslam cahili toplumdaki erkek egemen anlayışın yerine kadının ve erkeğin eşit derecede sorumluluk aldıkları bir mücadele zeminini oluşturmayı amaçlamıştır. Elki bu konuyla ilgili bazı ayetleri örnek olarak verdi.

'doğrusu çiftleri erkeği ve dişiyi yaratan odur…' (Necm 45)

'Kim salih bir amelde bulunursa kendi lehinedir kimde kötülük ederse o da kendi aleyhinedir, senin Rabbin kullara zulmedici değildir.' (Zümer 18)

'Gerek erkek gerek kadın kim mümin olarak salih amel işlerse hiç şüphesiz onu çok güzel bir hayat ile yaşatırız ve mutlaka yapa geldiklerinin daha güzeliyle ecir veririz' (Nahl 97)

Elki Mekke Döneminde bu konuyla ilgili yaşanmış örnekliklerden de bahsetti. Sözgelimi; Peygambere ilk iman eden kişi Hz Hatice'dir. Peygamberle beraber tebliğ mücadelesinde bulunmuştur. Hz Sümeyye İslamın ilk şehidir ve bir kadındır. Habeşistan'a hicret edenler arasında kadınlarda vardır. Evs ve Hazreç kabilesi Mekke'ye gelip Peygambere biat ettiklerinde aralarında kadınlarda vardı.

Diğer panelist Zehra Çomaklı Türkmen'in konuyla ilgili görüşleri ise şu şekildeydi; Toplumları etkisi altına alan en önemli ve en etkin unsur örf ve adetlerdir. Cahiliye toplumunda kadınlar en hakir görülen fertlerdi. Kadının görüşüne itibar edilmezdi. Kocası kadını satabilirdi. Kadının miras hakkı yoktu. Kız çocukları diri diri toprağa gömülürdü. Kabilelerin önde gelen kız ve kadınlarının konumları nispeten daha iyiydi. İslamın gelişiyle ortaya çıkan durumu Hz Ömer'in şu sözleri çok güzel ortaya koymaktadır 'İslam gelinceye kadar insan yerine konmayan bir fikir beyan ettiklerinde sözüne itibar edilmeyen kadın İslamın gelişiyle bağımsız bir şahsiyet olduğunun farkına varmıştır.'.

Biyoloji ve cins kardeşliğinden önce iman kardeşliği ön plana geçmiştir. Mümin ve mümine insanlar birbirlerinin kardeşidirler. Erkam'ın evinde tertil üzere Kuran eğitiminde bulunan ilk Müslümanlar arasında kadınlar ve erkekler bulunuyordu. Kabe'ye doğru yapılan yürüyüşte kadın ve erkek beraber yürümüşlerdir. İnsanları Hakka davet edenler arasında kadınlarda yer alıyordu.

DİĞER HABERLER