“Tek Çare Kur'an’a Dönüş”
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Küçük Çekmece Özgür-Der şubesinin 2008-2009 yılı seminer programları bu hafta sona erdi.

Bu seneki seminerlerini "İslam'ın anlaşılmasının önündeki engeller" ana başlığı altında toplayan K.Çekmece şubesi kapanışı "Tek çare Kur'an'a dönüş" konulu konferans ile kapattı. Konferansı Hamza Türkmen sundu.

Bu seneki seminer konuları aşağıda belirtilen konulardı: Cehalet, İsrailiyat, Atalar dinine uymak, Tasavvuf ve tarikat, Mezhep taassubu ve taklitçilik, Kişi putlaştırılması (firavun, ruhban, samiri), Tarihi tabulaştırmak, Milliyetçilik (şuubiye), Diyanet teşkilatı, Laiklik ve sekülerizm, Cemaatçilik, Üretilen kavramlara savrulma.

Sene başından beri işlenmekte olan konular hakkında kısa kısa değerlendirmeler ile konuşmasına başlayan Hamza Bey;  bu sayılanların dışında İslam'ın anlaşılmasının önündeki en önemli engel olarak seküler temelli, ulus kimlikli bir hayat tarzını insanlara dayatan sistemdir dedi. Hz peygamberin Medine merkezli oluşturduğu İslam devleti örneğini insanlar Kur an'dan uzaklaşmaları ile yitirdiler, rüzgârlarını, hızlarını ve güçlerini kaybettiler. O dönemden başlamak sureti ile dönem dönem ıslah önderlerinin çabaları ile kısmi kazanımlar yaşanmıştır.

Dünya üzerinde kapitalizm dini, sanayi devrimi ile hız kazanmıştır. Küçük derebeylikler halinde yaşayan insanlar sanayi devrimi ile birlikte üretim yerlerinin etraflarında yeni bir hayat tarzı geliştirmeye başladılar. Bu gelişme ile birlikte ulus kimliği altında öbeklenmeler başladı. Bayrağın, sınırın, vatanın kutsallığı bu süreç içerisinde olgunlaştı. Oysaki İslam'a göre Kuddüs olan, kutsal olan sadece Allah'tır. Ulus kimlikli bir hayat tarzı bu coğrafyada yaşayan Müslümanlara dayatılmaya başlanınca tepkilerde akabinde gelmeye başladı ve istiklal mahkemelerinde on binlerce Müslüman'ı idam ettiler ve sindirmeyi başardılar. Son yüzyıl içerisinde Müslümanlar tekrar Kur an'a dönüş çabalarını hızlandırdılar. Yetmişli yıllardan sonrada bu coğrafyanın Müslüman'ları tekrar Kur an demeye başladılar. Mesela; ilk basıldığı yıllarda Süleyman ateş'in meali son derece önemliydi. Tek meal olan Hasan Basri Çantay'ın mealindeki kavramlar çok anlaşılır değildi. Bu yeni meal, kavramlara farklı bir açılım sağladı, Elmalılının tefsiri çok Osmanlıcaydı iyi anlaşılır değildi. Bu mealden sonra Elmalılının tefsiri sadeleştirildi. Mevdudi'ler, Seyyid kutupların tefsirleri, kavram çalışmaları büyük açılımlara, gelişmelere sebep oldu. Tekrar Kur'an ile dirilmeye başlayan zihinler ile insanlar yaradılış gayelerini, varoluşlarını ve kendilerini bekleyen ahiret bilgisini Allah'ın kitabı ile tekrar okumaya başladılar. Allahın kitabının ne kadar anlaşılır bir kitap olduğunu anlamaya başladılar. Kitabın Furkan olduğunu bir iyi ile kötüyü ayırt etme aracı olduğunu fark ettiler. Müslümanlar tanıştıkları Allah kelamı ile yeni bir hayat algısı oluşturmaya başladılar.

Karşılıklı soru ve cevaplar ile konferans sona erdi.

Haber: Ramazan İleri
Foto: Kürşat Okur

DİĞER HABERLER