“Ahlak Kimlik ve Kişiliğin Aynasıdır!”
Özgür-Der Çorum Şubesinde bu hafta “İslam'ın Ahlak Anlayışı, Müslümanların Ahlaki Zaafları ve Aşma Yolları” konulu semineri Doç. Dr. Adnan Yalçınkaya ve Murat İslam sundular.

Arapçada "hulk" ve "huluk" kelimelerinin çoğulu olan "ahlak" kelime olarak tabiat, huy ve karakter manalarını ihtiva ettiğini belirterek sözlerine başlayan Doc.Dr.Adnan Yalçınkaya, bireyin kişiliği, davranışları, ilke ve kurallarının belirleyen ahlakın aynı zamanda kimlik ve kişiliğin aynası olduğunu belirtti.

Ahlakın temel dayanağı vahiydir…

Hz.Muhammed (AS) örnekliğine ve ahlak anlayışına atıfta bulunarak sözlerine devam eden Yalçınkaya, ahlakın temel dayanağının vahiy olduğunu ve Kuran'ın insana ahlaki olgunluk kazandırma amacını gerçekleştirken ahlakın fıtri boyutunu esas aldığını, sonrasında her şeyi bunun üzerine bina ettiğini söyledi.

Fıtratı korumanın, doğru ve adil olmanın, kadirşinas, mütevazı, yardımsever, güler yüzlü ve güzel sözlü olmanın önemine değinen Yalçınkaya, şükreden, sabırlı, kanaatkâr ve iffetli şahsiyetler olmanın, gıybet, kıskançlık, haset ve iftira gibi ahlaki çürüten davranışlardansa uzak durmanın gerekliliğini ayetlerden örnekler vererek anlattı.

Söylem, düşünce, duygu ve davranışlarımıza dikkat etmemiz gerektiğini, alışkanlıklar ve karakterin bunlarla oluştuğunu, karakterinde kadere dönüştüğünü belirten Gandhi'nin sözüne atıfta bulunarak sunumunu tamamladı.

Ahlak kavramı muhtevasında da zarafet, mütevazılık, merhamet, vicdan, tutarlılık ve tahammül gibi birçok kavramı barındırdığı belirterek sözü alan Murat İslam, günümüzde ise ahlakın, iki cins arasındaki münasebetlere indirgenmiş olsa da, insanın başta kendisi ile toplum ile doğa ile ve en önemlisi Rabbi ile olan ilişki ve davranışlarını kapsadığını söyledi.

Ahlak ibadet ve itikadımızın pratiğe yansımasıdır…

Güçlü bir ahiret inancı ve hesap verme bilinci ahlak sınavını kazanmada en önemli imkân olduğu belirterek, ahlak bu anlamda bireysel ve toplumsal alanda ibadet ve itikatimizin pratiğe yansıyan bir boyutudur dedi.

İyi ve sağlam bir şahsiyet için salt ahlak sahibi olmanın önemli ama eksik kaldığını, yine Hz.Muhammed (AS) hayatından öğrendiğimizi hatırlatarak, bu eksikliği ise vahyin doldurduğunu belirterek, bu durumu sadece ahlaklı bir insan olmanın tüm sorunları çözeceğini düşünen modern zihniyete de bir cevap niteliğinde olarak okuyabiliriz.

Modern dünyanın bize dayattığı yaşam tarzı, birçok kavramımızın gibi ahlakında içini boşalttığını ve kendine göre tanımladığını hatırlatan konuşmacı, tüm imkânlarıyla ve örgütlü bu saldırıya karşı tek başına mücadele etmenin imkânsız olduğunu, birlikteliklerimiz ve sahip olduğumuz yapıların en önemli mevziler olduğu söyledi.

Aktif bir ahlak merhamet ve vicdan üzerine inşa edilir, tutarlılıkla test edilir…

Aktif bir ahlak anlayışının ancak; iyimser, merhamet ve vicdan üzerine inşa edileceğini unutmamak gerektiğini, tahammülsüz, tutarsız ve ölçüsüz bir zihniyetin ahlak anlayışımızı gerileten ve aşındıran en önemli sebep olduğunu ifade etti.

Sahip olduğunuz yapılar ve kazanımların önemli, ancak; yaşanan ahlaki zaaflar ve çelişkiler yapıları koruma adına mazur ve meşru görülmeye başlıyorsa, burada hastalıklı bir hal ve ahlaki bir çöküş vardır.

Ahlakı çürüten riya ve gösteriştir…

Cömertlik, yiğitlik, cesaret, sabır, güvenilirlik, ahde vefa ve doğruluk gibi erdemli davranışlar en önemli ahlaki değerlerimizken, beraberinde oluşabilecek riya ve gösteriş ve başa kakma kimliğimizi ve şahsiyetimizi çürütecek en kötü davranışlardır.

Söylem ve eylemlerimizdeki tutarlılık ahlakın en önemli görünür hali olduğunu vurgulayan konuşmacı, ibadetlerimiz ve inancımızın içini doldurarak, hayatımızla arasındaki mesafeyi kapatmak için çaba sarf etmeliyiz diyerek sözlerini tamamladı.

Program dinleyicilerden gelen soru ve katılımlarla sona erdi.

2319.jpg

 

http://www.ozgurder.org/ sitesinden 10.12.2019 tarihinde yazdırılmıştır.