“Tarihselcilik Kur'an'a Uygulanamaz”
Özgür-Der Üsküdar Şubesinde gerçekleştirilen “Güncel ve İslami Meselelere Yaklaşım” üst başlıklı seminerlerin Şubat ayı konusu “Tarihselcilik Kur'an'a Uygulanabilir mi?” idi.

Konuşmacı Yılmaz Çakır sunumuna "Hayır, uygulanamaz" diyerek başladı. Sözlerine şöyle devam etti:

Dar bir etki alanına sahipken cevap vermeye, gündem oluşturmaya layık görmediğimiz bu konu artık cevap verilmesi gereken bir boyuta ulaştı.

Türkiye'de ilk olarak Mehmet Aydın'ın tercüme ettiği Fazlur Rahman'ın "İslam" adlı kitabının 1981'de yayınlanmasıyla Ankara Üniversitesi çevresinde bir grup "Tarihselcilik Kur'an'a uygulanabilir mi?"yi tartışmaya başladılar.

Tarihselcilerin  "Tarihselciliğin Babası" dedikleri Fazlur Rahman; "Faiz, kadın gibi konuları yorumlamada bu zamana kadar izlenilen metod olan atomik tefsir okuma ile değil konulu okumaya ihtiyacımız var" der. O zaman için ileri bir nokta olsa da elbette bir konuyu Kur'an'ın bütünlüğü ile okumak daha doğrudur.

Sayıları çok az da olsa tarihselciler her konuda aynı fikirde değildirler. 

Fazla eser vermemesine rağmen tarihselciliği genişleten açılımlar Ömer Özsoy'dan gelmiştir.

Tarihselcilerin kullandığı bir araç olan Sebebi nüzul; Kur'an'daki 6236 ayetten ancak 110 civarı ayet için kullanılır. Evrensel bir kitabı olguların sınırlı çerçevesi içinde anlamaya çalışmak ayetlerin anlamını hedefini daraltmaktır.

Tarihselcilerin Kur'an için kullandıkları terim; Hitap'tır. Yani Allah Resule vahyetmiştir, Resulde muhataplarının (Arapların)  anlayacağı kelimelerle örneklerle asıl mesajı iletmiştir. Böylece Kur'an'ın metninin değeri o dönem için anlamlıdır,  buradan hareketle İlhami Güler Kur'an'ın günümüze uygun olarak yeniden yazılması gerektiğini söyler. Hatta bazı ayetlerin vahyin geldiği gün bile tarihsel olduğunu bile iddia etmektedir.

Mustafa Öztürk Kur'an metnini tartışmaya açabilmek için Kur'an'daki tekrarların bile nakısa olduğunu söylemektedir.

Mustafa Öztürk ise ayetleri Ontolojik Ayetler ve Sosyolojik Ayetler olarak 2'ye ayırır.

Ontolojik ayetlerden anlaşılacak olan; Kişi yaratılışını Allah'a borçludur, Kur'an'da geçen ibadetleri (Namaz, Oruç, Zekât, Hac gibi) ve bazı ahlaki öğretileri (yalan söylememek, öldürmemek, zina yapmamak gibi) yerine getirmelidir.

Sosyolojik ayetler tarihseldir, güncel olaylara göre yeniden fıkh edilir.

Ayetleri hangi kıstasa göre Ontolojik ve Sosyolojik diye ikiye ayrıldığı belli değil. Namaz, Zekat, Hac aynı zamanda sosyolojik olaylar değil midir?

Tarihselcilerin en büyük açmazları bir çerçevelerinin olmamasıdır.

Tarihselcilik kaç ayette uygulanacak?,Hangi tür ayetler tarihsel sayılacak? Gibi soruların net bir cevabı yok.

Müslümanların tarih boyunca (her türlü mezhep savaşlarına bile rağmen) en gelenekçisinden en modernistine, en rivayetçisinden en reycisine kadar Kur'an metni hiçbir zaman aralarında tartışma nedeni olmamıştır. Ancak tefsirinde kendi farklılıklarını ortaya çıkarmışlardır. Örneğin bir zamirden filan kast ediliyor diye iddialarda bulunmuşlardır.

Tarihselcilerin metoduna göre bir ayeti anlamak için 7. yy.'a gideceğiz o zaman ve mekândaki sosyolojiyi anlayacağız ve bugüne gelip bugünün şartlarına göre kendi metnimizi kendimiz oluşturacağız.

Niyetleri konusunda zanda bulunmamakla beraber Tarihselcilerin nerede duracakları belli olmayan bu beyin fırtınasından sonra ortada ne Kur'an kalacak ne de ümmet. Çünkü Dün/Bugün/Yarın için bir sabite olmazsa 7. yy'dan bugüne gelirken 1,5 milyar Müslüman her biri başka bir yere gelecek.

Program katılımcıların katkı ve sorularıyla sona erdi.

2721.jpeg

2722-001.jpg

Haber: Şuayp Koytak

http://www.ozgurder.org/ sitesinden 27.05.2019 tarihinde yazdırılmıştır.