Amasya'da Sahih Sünnet Konusu İşlendi

Amasya'da Sahih Sünnet Konusu İşlendi

Amasya'da Mustafa Siel'in sunumuyla "Peygamberimizin Gerçek Sünneti Nedir?" konusu işlendi.

Dernek Temsilciliğinde müzakereli olarak işlenen konu, Haksöz Dergisi ve Haksöz Haber Sitesi yazarlarından Mustafa Siel tarafından şu şekilde özetlendi.

SÜNNET’İN ANLAMI NEDİR?

Peygamberimiz Yüce Allah’ın elçi melek Cebrail aracılığıyla kendisine vahyedilen Kur’anı insanlara tebliğ etmiş (ulaştırmış) ve hayatında uygulamıştır. İşte, peygamberimizin Kur’anı hayatında uygulamasına sünnet diyoruz.

Sünnet Arapça bir kelime olup, gide - gele çiğnenmek suretiyle iyice belirginleşen ve insanların takip edip gitmek istedikleri yere varabilecekleri patika yol manasına gelir.

Peygamberimizin Sünneti de, O’nun Kur’anı hayatında devamlı ve mükemmel şekilde uygulamak suretiyle tüm insanların anlayacağı ve takib edebileceği şekilde belirginleştirip bir yol haline getirmesi, yani Kur’ana göre yaşamaya şahit (örnek, önder, numune) olmasıdır.

PEYGAMBERİMİZE (GERÇEK SÜNNETİNE) TABİ OLMAK – UYMAK İMANIN VE İSLAMIN OLMAZSA OLMAZ BİR UNSURUDUR

3.Ali İmran  Suresi 31 ayette, Allah’ı gerçekten seven bir müslümanın peygambere uyacağı (tabi olacağı) ve bunun neticesi Allah’ın sevgisini kazanacağı bildirilmiş; dolayısıyla peygambere tabi olmayanın, gerçekte Allah’ı sevmediği ve Allah’ın sevgisini kazanamayacağına işaret edilmiştir.

32. ayette ise, Allah ve Rasulünün emirlerine uyulması (itaat edilmesi) istenmiş, itaat etmeyenlerin kafirler konumuna düşüp Allah’ın sevgisinden ve dolayısıyla ahiret cennetinden mahrum kalıp ebedi cehenneme düşeceklerine işaret edilmiştir.

4.Nisa Suresi 64 ve 65. ayetlerde, sadece Muhammed (sav) değil, tüm peygamberlerin itaat edilmek üzere gönderildikleri; müslümanların aralarında çıkan tüm anlaşmazlıklarda peygamberimizi hakem kılmaları ve verdiği hükme gönül huzuruyla kabullenmeleri gerektiği açıklanmıştır.

PEYGAMBERİMİZİN GERÇEK SÜNNETİ NEDİR?

Peygamberimizin uyulması (tabi olunması) ve emirlerinin yerine getirilmesi (itaat edilmesi) gereken tüm hususlar, O’nun gerçek sünnetidir.

Maalesef günümüzde peygamberimizin sünneti kavramı gerçek anlamından uzaklaştırılmış, tesbih çekmek, sarık sarmak, sakal bırakmak, yemeği sağ eliyle yemek gibi küçük ayrıntılardan ibaret sayılmıştır.

Günümüzde sünnet sayılanların tesbih çekmek, sarık sarmak gibi bir kısmı esasında sünnet bile değildir. Sakal bırakmak, yemeği sağ eliyle yemek gibi bir kısmı ise, sünnetin temelini ve aslını değil, ayrıntılarını ve güzelliklerini oluşturur.

Peygamberimizin uymamız gereken asıl ve temel sünneti, Kur’anı çok iyi anlamak ve peygamberimizin yaşadığı gibi, Kur’ana göre islamı yaşamaktır.

Yani namazdan zekata, hacdan cihada, tebliğden hakkı ve sabrı tavsiyeye, aile ilişkilerinden akraba ilişkilerine, namazlara imamlık yapmasından Medine İslam Devletinin Yöneticiliğine, gerektiğinde savaş ve gerektiğinde barış yapmasına ve gerektiğinde savaşlara bir asker olarak katılıp savaşmasına kadar, hayatın ailevi, sosyal ve siyasal her alanındaki ve anındaki tüm uygulamaları peygamberimizin gerçek sünnetini teşkil eder.

Dolayısıyla, sadece sakal bırakıp yemeği sağ eliyle yemekle peygamberimizin sünnetine uyulmuş olmaz. Öncelikle ve bilhassa hayatın en can alıcı ve önemli konularında (cihad, insanlara hakkı tebliği, Allah’ın emir ve yasaklarına uymak ve uygulatmak, Allah’ın hükümlerini sosyal ve siyasi alanlarda hakim kılmak, zulme engel olmaya ve yeryüzünde adaleti hakim kılmak gibi) peygamberimize uymakla, O’nun gerçek sünnetine uyulmuş olur.  

Bu temel sosyal ve siyasi sünnetin ardından, aile ve akraba ilişkileri gibi tüm sosyal ilişkilerden yemek ve tuvalet adabına kadar hayatın her alanında ve anında peygamberimizin gerçek sünnetine uymakta, müslüman olmanın gereklerinden ve güzelliklerindendir.

PEYGAMBERİMİZİN GERÇEK SÜNNETİNİ NASIL ÖĞRENEBİLİRİZ?

Peygamberimizin sünnetine uymak için öncelikle Kur’an çok iyi anlaşılmalıdır. Çünkü peygamberimiz  10.Yunus Suresi 15. ayette açıklandığı üzere, indirilen Kur’ana insanlara ulaştırmak (tebliğ) ve kendi hayatında uygulayarak insanlara örnek ve önder (şahid ve imam) olmakla sorumlu idi.

Peygamberimizin bize ulaştırdığı (tebliğ ettiği) Kur’anı okuyup anlamak ve peygamberimizin Kur’anı uygulaması olan gerçek sünnetini peygamberimizin hayatını anlatan güvenilir siret  ve hadis kaynakları ile bunlara dair çalışmalardan öğrenip hayatımıza aktarmak, peygamberimizin sünnetine tabi olmak demektir.

Kur’anı ve sünneti doğru anlayıp hayatına aktaran bir müslümanın, bu gerçekleri ulaşabildiği tüm insanlara anlatması ve hatırlatması tüm insanları Kur’ana ve sünnete davet etmesi de gerçek sünnetin en önemli ve başta gelen olmazsa olmazlarındandır.

PEYGAMBERİMİZİN GERÇEK SÜNNETİNE UYUP UYMADIĞIMIZI NASIL ANLAYABİLİRİZ?

Kur’anı ve sünneti doğru olarak öğrenen bir Müslüman, artık hayatının her anında ve olayda kendisine şu soruyu sormalıdır. Benim yerimde peygamberimiz olsaydı nasıl davranır, nasıl hareket ederdi?

Bunu anlamak için hayatımızın her anında ve her olayda sünnete uyma konusunda aşağıda verilen misallare uygun sorular sorup cevaplamalıyız.

Peygamberimiz aramızda olsaydı Kur’anı  anlayarak mı yoksa anlamadan mı okurdu?

Peygamberimiz aramızda olsaydı Kur’anı sevap kazanmak için ve ölülerin ruhuna bağışlamak için mi, yoksa anlayıp hayatında uygulamak için mi okurdu?

Peygamberimiz aramızda olsaydı hanımlarını ve kızlarını örtülü – tesettürlümü (mesela günümüzde başörtüsü ve pardesülü), yoksa yarı çıplak, saçları boyalı, bacağında dar kot pantolonlarla mı dışarı çıkarırdı?

Peygamberimiz aramızda olsaydı geceleri kahvede okey oynayıp, televizyonda pembe dizileri mi izlerdi. Yoksa insanlara Kur’anı anlatmaya mı gayret ederdi?

Peygamberimiz aramızda olsaydı çıplaklığa, faize, haramların açıkça çiğnenmesine hoş görü gösterip, her kes arzusuna göre yaşabilir mi der; yoksa insanları bu konularda haramlardan uzak durup, helalleri işlemeye mi davet ederdi?

Peygamberimiz aramızda olsaydı kamusal alanda laikliği mi savunur, yoksa hayatın tüm alanlarında Kur’ani hükümlerin, emir ve yasakların hakim olması gerektiğini mi savunurdu?

Peygamberimiz aramızda olsaydı 3 yıldır Suriye’de yaşanmakta olan Esed – Baas katliamı ve diktatörlüğe karşı ortaya çıkan direnişte kimin yanında yer alır ve nasıl davranırdı?

Peygamberimiz aramızda olsaydı şu anda Taksim Gezi Parkı merkezli gelişen ve islamı hedef aldığı açık olan küresel küfür güçlerinin desteğindeki eylemlere karşı nasıl bir tavır alırdı?

Misal olarak verilen bu soruları çoğaltmak suretiyle hayatımızın her alanında ve anında yaptıklarımızı peygamberimizin sünnetine göre test edersek, sünnete ne derece uyduğumuz konusundaki durumumuz net olarak ortaya çıkar.

PEYGAMBERİMİZİN GERÇEK SÜNNETİNİ BİLMEK YETMEZ, MUTLAKA UYGULAMAK GEREKİR

Yukarıda misal olarak verdiğimiz sorular, ancak Kur’anı ve peygamberimizin gerçek sünnetini bilen kimselerce doğru olarak cevaplanabilir. Kur’anı ve peygamberimizin gerçek sünnetini doğru olarak bilmeyenlerin bu tür soruları doğru cevaplaması ve peygamberimizin sünnetine tabi olması mümkün değildir.

Yukarıda verdiğimiz ayetler, peygamberimizin sünnetine uymayı kurtuluş mutlak şartı sayıyor. Bu durumda Kur’anı ve gerçek sünneti bilmeyenlerin peygamberimizin sünnetine uyması mümkün olmadığından gerçek kurtuluşa erişmesi mümkün değildir.

Kur’anı ve gerçek sünneti bildiği ve yukarıdaki soruları doğru cevapladığı halde gereğini yerine getirmeyenlerde, bile bile Allah ve Rasulüne isyan ediyorlar demektir ki, bu durumda olanların da gerçek kurtuluşa ermeleri mümkün değildir.

PEYGAMBERİMİZİN GERÇEK SÜNNETİNE TABİ OLMADAN – UYMADAN DÜNYA VE AHİRET KURTULUŞUMUZ ASLA MÜMKÜN DEĞİLDİR

Tek kurtuluş yolu, Kur’anı ve peygamberimizin gerçek sünneti öğrenip, kendimize hayatımızın her anında ve alanında yukarıda verilen misallere benzer sorular sorup, vereceğimiz doğru cevapları hayatımızda uygulamaktır. Ancak bu takdirde kurtuluş umudumuz söz konusu olabilir.

33.Ahzab Suresi 6. ayet ve muhtelif ayetler, bize peygamberimizi canımızdan fazla sevmemiz gerektiğini bildiriyor. Peygamberi gerçekten seven, O’nun gibi olmaya, yani O’nun sünnetine uymaya çalışır.

Böyle yapmayanların peygamber sevdikleri iddiaları boştur. Kişi sevdiğinin dini üzeredir diye bir söz vardır. Bu dünyada kime özeniyor, kimin fikirlerine, ilkelerine ve açtığı yola (sünnetine) uyuyorsak, ahirette de onunla beraber oluruz.

fotograf-(36).jpg

 

Önceki ve Sonraki Haberler