Diyarbakırlı Miniklerden Yıl Sonu Coşkusu

Diyarbakırlı Miniklerden Yıl Sonu Coşkusu

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi Çocuk Kulübü öğrencileri, yılsonu coşkusunu aileleri, öğretmenleri ve dernek gönüldeşleriyle paylaştı. Miniklerin sergiledikleri muhteşem gösteriler, izleyenlerden büyük alkış topladı.

Diyarbakır Özgür Çocuk Kulübü öğrencileri, 2007-2008 yılık eğitimlerini düzenledikleri  "Yılsonu Etkinliği" ile tamamladılar.  Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonunda gerçekleştirilen programda öğrenciler, yıl boyunca aldıkları verimli eğitimi, coşkulu bir tarzda izleyicileriyle paylaştılar. Öğretmenlerinden Emine Doğru'nun "Özgür Çocuk Kulübü" çalışmaları hakkında bir konuşma yaptığı programın sunuculuğunu miniklerden Seher Şimşek ve Hüseyin Demir yaptılar. Programda, Kur'an-ı Kerim ve meali okundu, sinevizyon gösterimi yapıldı, Kürtçe ve Türkçe ezgiler seslendirildi, şiirler okundu, skeçler sahnelendi ve folklor gösterisi düzenlendi.

"Bizler sizin ekinleriniziz"

Program, "bizler sizin ekinleriniziz" diyen Seher Şimşek ve "bizler sizin açacağınız çığırız" diyen Hüseyin Demir'in selamlama konuşmalarıyla başladı.

Beyaz kıyafetleri ile sahnede papatya gibi açan, Elif Karadeniz ve Sena Bakır'ın okuduğu Kur'an- Kerim ve mealinin ardından Özgür Çocuk Kulübü'nün amaç ve çalışmalarının anlatıldığı sinevizyon gösterimine geçildi.

Çocuklarımızı tek tipçi eğitimin insafına bırakamayız

Sinevizyon gösteriminin ardından, sözü miniklerin öğretmenlerinden Emine Doğru aldı. Özgür Çocuk Kulübü'nün amacı ve çalışmaları hakkında bilgi veren Doğru, dünyevileşmenin ve buna bağlı olarak ahlaki yozlaşmanın arttığı bir toplumda, Müslümanlar olarak mevcut eğitim sisteminin çarpık anlayışından kaygı duyduklarını ve bu kaygının kendilerini "Alternatif Eğitim" çalışmalarına ittiğini kaydetti. Mevcut eğitim sistemini sorgulayan Doğru, laik ve Kemalist eğitim okullarının tek tip insan yetiştirmeyi hedeflediğini ve bu durumun; duyarsız, tatmin olmayan, üretmeyen, sürekli tüketmeye meyilli, hayatı anlamsız bilen, belli bir fikri ve düşünce yapısı olmayan çocuklar ve gençler yetiştirmeyi beraberinde getirdiğini ifade etti.     

Çocuklarımızın bizlere yüce Allah'ın emaneti olduğunun altını çizen Doğru, bu emanetin tek tipçi eğitimin insafına bırakılamayacağını ve buna sahip çıkmamızın zorunlu olduğunu kaydetti. Bu amaçla, bilinçli, duyarlı, kendini gerçekleştiren, kişiliği gelişen, kimliğine sahip çıkan ve toplum içerisinde farklılıklarını ortaya koyabilecek özgüven sahibi bireyler yetiştirmenin evvela bizlere düştüğünü söyledi. Doğru, Özgür Çocuk Kulübü'nün çalışmalarını ise şu şekilde özetledi; "öncellikle yüce Allah'ı tanımaya yönelik bir çalışma başlattık. Hz. Peygamber'in örnek yaşantısı başta olmak üzere bütün peygamberlerin hayatlarını anlatmaya çalıştık. Bu bağlamda çocukların iyi ahlak sahibi olmaları için gayret sarf ettik. Sosyal aktivite olarak; müzik, folklor, bilgi yarışmaları, konulu resim çalışmaları, kompozisyon çalışmaları, çocuk kulübü sayfası oluşturma, tiyatro, bayram etkinlikleri ve tarihi yerlere geziler" 

Bütün renkler eşittir

Program, Şehriman Ülsen'in okuduğu "Çocuk", Hasan Altaş'ın okuduğu "Amed Apartmanı" ve Şilan Pektaş'ın okuduğu "Gel Çocuk" adlı şiirlerle devam etti.

Okunan şiirlerle duygulanan salon, minikler tarafından sahnelenen skeçle Filistin'de bir okula yolculuğa çıktı.  Minikler, "Filistin'de Bir Sınıf" adlı oyunla bombaların altında okumanın ne demek olduğunu bir kez daha hatırlattılar.

Özgür Çocuk Kulübü'nün seslendirdiği ezgilerin ardından ikinci skeç sahnelendi. "Baba ve Oğul" adlı bu oyunda ise karne alan evladın babası ile arasında yaşanan diyalog salonda tebessümlere neden oldu.  

Skeçlerin ardından, "Mucip" adlı şiiriyle Hüseyin Bars ve "Ben Cennete Gidiyorum" adlı şiiriyle Cemre Pektaş salondaki duyguyu tekrar geri getirdiler.

Daha sonra Özgür Çocuk Kulübü Folklor Ekibi sahneye çıktı.  Ekip, rengârenk kıyafetlerle "delilo, esmerim ve çepik" oyunlarını sahneleyerek coşkuyu doruğa taşıdı.   

Meryem Bakır "Direnen Çocuk" ve Berfin Aslan "Sabır" adlı şiirleriyle tekrar salondakilere şiir ziyafeti çektiler.

Kürtçe ve Türkçe seslendirilen ezgilerin ardından "Farklılık Oyunu" adlı skeç sahnelendi. Kırmızının, beyazın, siyahın bütün renklerin kendilerini üstün görüp diğerlerine dayattığı oyun, farklı renklerin ve dillerin birer zenginlik olduğu gerçeğini ortaya koydu.  

Program, miniklerin tek tek ve hep bir ağızdan yaptıkları dua ile son buldu.

Emin Altun / Haksöz-Haber

Önceki ve Sonraki Haberler