Ümraniye’de Gündem Değerlendirmesi
Özgür-Der Ümraniye Şubesi’nin 2009-2010 yılı yeni faaliyet dönemi Rıdvan Kaya’nın konuşmacı olarak katıldığı “Gündem Değerlendirmesi” ile başladı.
12 Ekim Pazartesi akşamı dernek merkezinde gerçekleştirilen aylık gündem değerlendirme toplantılarının ilkine Rıdvan Kaya konuşmacı olarak katılırken Kenan Levent de programın oturum başkanlığını yaptı.
Kürt Açılımı
Rıdvan Kaya, Demokratik açılım veya Kürt açılımı olarak tartışılan konu hakkında görüşlerini aktardı. Bu açılımın salt dış kaynaklı, dış güçlerin dayatması sonucu yapılan bir girişim olarak sunulup tartışılmasını doğru bulmadığını, ABD emperyalizminin olduğu bir yerde elbette bir takım müdahale veya talepler olabileceğini fakat kendisinin bu açılımı daha çok iç dinamiklere bağlı olarak değerlendirdiğini belirtti.

"Kaldı ki çözülmesi gerekli olduğunu düşündüğümüz sorunlar kim tarafından dayatılırsa dayatılsın nihayetinde haksızlığın ve adaletsizliğin giderilmesi gerekliliğini ortadan kaldırmıyor." diyen Kaya, sorunun çözümünün ise çok zor olduğunu, kabartılmış olan milliyetçilik dalgasının bunu engellediğini, çatışmaların durması için ancak Abdullah Öcalan'ı da bir biçimde içeren bir affın gerekli olduğunu fakat bunun şu aşamada zor olduğunu söyledi.
Çözümün ikinci ayağı olarak anayasa değişikliğine gidilmesi gerektiğini belirten Kaya bunun da zor olduğunu kaydederek AKP'nin Milletvekili sayısının 367'yi bulmadığı için ancak referanduma gidilebileceğini, referandumdan da, anayasaya evet çıkma ihtimalini yine aynı gerekçeyle yani milliyetçi yaklaşımdan dolayı mümkün görmediğini söyledi.
Sorunu aşma çabalarını olumlu bulduğunu söyleyen Kaya, gelinecek noktadan daha geriye yani daha kötü bir konuma gelinebileceğini zannetmediğini, konu hakkında DTP'nin de bir kafa karışıklığı yaşadığını, konuyu Abdullah Öcalan'ın DTP'ye, DTP'nin İmralı'ya havale ettiğini, adres gösterdiğini söyledi.
Birinci gündemle ilgili olarak Kaya, sözlerini "Kürt açılımı bu ülkede ulusçu politikaların çözümsüzlüğünü bir kez daha açığa çıkarırken, İslami söylemin tek alternatif olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır." vurgusuyla tamamladı.
El-Aksa Gündemi
İkinci gündem maddesi olarak Filistin'deki son durumun konuşulduğu programda Rıdvan Kaya Siyonistlerin el-Aksa'ya dönük yıkıcı faaliyetleri hakkında bilgi aktarımlarında bulunarak Filistinli Müslümanların el-Aksa nöbetinin önemine değindi. Bu meyanda Ortadoğu'yu denize benzeten Kaya İsrail'in bu denizde bir ada konumunda olduğunu ve kendisini hiçbir durumda güvende hissetmediğini söyledi.
El-Aksa'nın ve Kudüs'ün uluslar arası hukuk bağlamındaki statüsü üzerinde de duran Kaya, İsrail'in buradaki varlığının bir işgal olarak kabul edilmesine rağmen kimi Batılı ülkelerin Kudüs de elçilik ya da konsolosluk açmasının çarpıklığına ve hukuksuzluğuna dikkat çekti. Kaya, "Öteden beri yapıla gelen kazılar sonucunda el-Aksa'nın altı delik deşik edilmiş vaziyette. Bu yüzden doğal bir afet sonucunda mescit her an çökebilir." diyerek Kudüs'ü ve el-Aksa'yı müdafaa sorumluluğunun yalnızca Filistinlilere havale edilemeyeceğini kaydetti.
Bu Türkiye ve dünyada Müslümanların ortaya koydukları tepkiler üzerinde de duran Kaya, bu tepkilerin önemli olduğunu, bu vesileyle salt buğz etmek yerine soruna karşı tepkimizin ve mesajlarımızın gündemleştirildiğini belirterek ümmet bilincinin önemine vurgu yaptı. Son olarak Kaya el-Aksa'yı müdafaa yönündeki duyarlılığın şahitliğini yaptığımız coğrafyadaki sorunlara da yansıtılması gerektiğini, İslami kimlik açısından bunun tutarlılığın bir gereği olduğunu kaydederek yaşadığımız ülkedeki sosyal, ekonomik, siyasal vb. sorunlara karşı geniş İslami camianın tepkisizliğinin nedenlerini irdeledi.
Program boyunca dinleyiciler konuya soru ve açılımlarıyla aktif katılımda bulunurken yapılan çay-tatlı ikramı eşliğinde sohbet yapıldı. Program Kenan Levent'in yaptığı duyurular ile sona erdi.
