Soykırımcı Çin BM’nin kararına uy, Uygurları serbest bırak

Soykırımcı Çin BM’nin kararına uy, Uygurları serbest bırak

​​​​​​​İstanbul’da, BM’den Çin’e “keyfi tutulan Uygurları serbest bırak” kararıyla ilgili basın toplantısı düzenlendi.

Toplama Kamp Mağdurları Platformu ve Avukatlarının daha önce BM İnsan Hakları Konseyi (BMİHK) Keyfi Gözaltı Çalışma Grubu’na yaptığı bir başvuruda daha kritik sonuçlar elde edildi.

Mağdur Uygurlar, Çin hakkında bir davayı daha kazandılar. Çin, Uygurlara uyguladığı zulümden dolayı bir kez daha mahkum oldu. BM’den Çin’e “keyfi tutuklanan Uygurların derhal serbest bırakılmasına” kararı verildi.

a43b86d7-3a6f-4b8a-9d5a-85dc32284d89.jpg

Başvuruda bulunulan Çin tarafından keyfi tutulan Uygurlarla ilgili BMİHK Keyfi Gözaltı Çalışma Grubu’nun kararı hakkında detayları açıklamak üzere, bugün ​Zeytinburnu Kazlıçeşme Kültür Merkezi Akdeniz Salonu'nda düzenlenen basın toplantısına Çin tarafından zorla toplama kamplarında alıkonulan Uygurların aileleri, Toplama Kamp Mağdurları Platformu yetkilileri, avukat Gülden Sönmez ve Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya katıldı.

Gülden Sönmez konuşmasından BM’ye yapılan başvuru hakkındaki detayları açıkladı. Çin’de zorla alıkonulan uyguların aileleri ve Rıdvan Kaya da birer konuşma gerçekleştirdi.

Basın toplantısında konuşan mağdur yakınları, toplama kapmalarında bulunan akrabalarının serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Kardeşi Muhammed İlyas ve eniştesi Abdurrahman Kurban Canda'nın toplama kamplarında bulunduğunu belirten Mirza Ahmet İlyas "İkisi de 2017 yılının mart ayında sebepsiz yere tutuklanarak toplama kampına götürüldü. Bugüne kadar hiçbir şekilde haber alınamadı. Bizler Doğu Türkistanlılar olarak bugüne kadar Çin konsolosluğunun önünde sesinizi duyurmaya, adaletin yerine getirmesi için mücadele verdik ve vermeye devam edecek. Ben buradan Çin'e seslenmek istiyorum. Çin bu şekilde kardeşlerimizi tutuklayarak bizi asla yıpratamayacaktır. Biz asla vazgeçmeyeceğiz ve bu mücadelemiz sadece kamuoyuna duyurmakla kalmayıp Birleşmiş Milletler teşkilatına götürdük bunun sorunu getireceğiz." dedi.

Toplama kampında bulunan kız kardeşi Mevlüde'nin aynı zamanda Türkiye vatandaşı olduğunu hatırlatan Medine Nazımi, "Kız kardeşim Mevlüde aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Kız kardeşim hiçbir zaman çift vatandaşla sayılmaz. Türkiye Cumhuriyeti'nin Pekin Konsolosluğunun kız kardeşimi bir an önce kurtarması için somut adımlar atmasını ve Türkiye'ye getirmesini talep ediyorum." diye konuştu.

3 kardeşinin toplama kamplarında bulunduğunu söyleyen Gül Ayşe, "Abim Kürşat Oralbay için Birleşmiş milletlerden suçsuz olduğuna dair deliller ve serbest bırakılması kararı verilmişti. Buna rağmen Çin hükümeti cevapsız kaldı. 3 kardeşim 6 senedir Çin toplama kamplarında suçsuz yere tutuluyor." şeklinde konuştu.

Birleşmiş Milletlerin 2023 yılında ailesi için haksız yere tutulduğuna karar verdiğini hatırlatan Nur Muhammed, "Babam 2017 yılında tutuklandı ve tutuklandıktan 6 ay sonra vefat ettiğini öğrendik. Şu anda annem 70 yaşında ve halen toplama kampında. Birleşmiş Milletler, 2023 yılı haziran ayında haksız yere tutuklu oldukları kararını vermişti. Acilen bırakılması kararını vermişti. Birleşmiş milletlerin şimdiye kadar Çin'e tekrar tekrar yazı yazmasına rağmen Çin hiçbir şekilde cevap vermedi." dedi.

Gülden Sönmez'in konuşmasından notlar:

"Birleşmiş Milletler mekanizmalarına yapmış olduğumuz bir başvuruda daha ÇİN aleyhine karar çıktı. Halemaimaiti Yiliyasi, Abudureheman Kuerwanjiang, Mevlude Hilal ve Paliden Yasheng ile ilgili UNHRC WGAD tarafından yayınlanan 77/2023 sayılı karar, Çin Halk Cumhuriyeti’nin sistematik ve ağır ihlaller yaptığına hükmetti.

Çin’in; Doğu Türkistanlılara yönelik dini ve etnik temelli, soykırım, kasten öldürme, işkence, kötü ve zalimane muamele, zorla kaybettirme vb. işlediği suçlar yargı konusu olmaya devam ediyor. Bilindiği üzere Çin'in zulmüne ve suçlarına maruz kalanların arasında Çin vatandaşı Doğu Türkistanlıların yanı sıra Türkiye vatandaşları da mevcuttur.

BM’nin son kararında adı geçen Halemaimaiti Yiliyasi, 1984 doğumlu bir iş adamıdır. 2017 yılında tutuklanana kadar kendi işini başarıyla sürdüren birisidir. Mart 2017'de Çin kolluk güçleri tarafından evinden alınıp bir toplama kampına götürüldü. Tutulduğu günden bu yana kendisinden hiçbir haber alınamadı.

Abudurrahman Kuerwanjiang, Ocak 1977 doğumlu bir mimardır. Mart 2017'de Çin polisi tarafından evinden alınıp götürüldü. Hiçbir suçlama yargılama , isnad ya da gerekçe sunulmadan toplama kampına götürüldüğü bilinmektedir. Tutulduğu günden bu yana kendisinden haber alınamadı. Kuerwanjiang'ın sağlığına ilişkin ciddi endişeler mevcuttur.

Paliden Yasheng, 1989 doğumlu bir ev hanımıdır. Ekim 2016'da Aksu Şehrindeki ailesinin evinden, Çin polisi tarafından keyfi olarak alınıp götürülmüştür. Paliden Yasheng'in tutulmasının ardından ağır işkenceye maruz kaldığı bilinmektedir. Küçük çocuğu da dahil olmak üzere ailesinin geri kalanının neredeyse tamamı toplama kamplarına gönderildi ve hâlâ tutuluyor.

Mevlude Hilal, 1986 doğumludur. Türk vatandaşıdır. Türkiye'de üniversite okudu.Samsun 19 Mayıs Üniversitesi İngilizce öğretmenliğini kazandı. Sonrasında üniversite ve bölüm değişikliği yaparak İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ne geçti. Buradan 2011 yılı sonlarında mezun oldu. Çin’de yaşayan annesi hastalanınca acilen 2012 yılı sonlarında Gulca’ya gitti. Buradayken Çinli polisler tarafından alındı ve toplama kamplarına götürüldü. Türk Vatandaşı olan Mevlüde Hilal'den bir daha haber alınamadı.

Dört Uygur mağdur için, Mayıs 2022'de BM İnsan Hakları Konseyi Keyfi Gözaltı Çalışma Grubu’na yapmış olduğumuz başvuruya, Çin Halk Cumhuriyeti resmi olarak savunmasını yapmıştır. Savunmanın ardından karşılıklı beyan ve savunmalar süreci tamamlandıktan sonra 08.12.2023 tarihinde karar açıklanmıştır.

WGAD kararına göre "Halemaimaiti Yiliyasi, Abudureheman Kuerwanjiang, Mevlüde Hilal ve Paliden Yasheng'in özgürlüklerinden yoksun bırakılması, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 7, 9, 10 ve 11. maddelerine aykırı olup, keyfidir ve I, III ve V kategorilerine girmektedir. Dördünün de derhal serbest bırakılması gerekmektedir."

Çalışma Grubu (WGAD), kararda Çin Hükümetinin, Halemaimaiti Yiliyasi, Abudureheman Kuerwanjiang, Mevlude Hilal ve Paliden Yasheng'in keyfi olarak özgürlüklerinden mahrum bırakılmalarını çevreleyen koşulların tam ve bağımsız bir şekilde soruşturulması ve mağdurların haklarının ihlal edilmesinden sorumlu olanlara karşı gerekli önlem ve cezaların uygulanmasını sağlamasına hükmetti.

Bugün yapmış olduğumuz basın toplantısı ile aileler ve avukatları olarak BM Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu’na yaptığımız bu başvurularla, Müvekkillerimiz için özgürlük ve adalet arıyoruz. Öte yandan bir nebze de olsa üç milyondan fazla Uygur Türkünü temsilen Çin Halk Cumhuriyeti’nin keyfi tutuklama, zorla kaybettirme ve sistematik ihlallerini teyit eden bu emsal kararları İslam dünyasının ve uluslararası topluluğun dikkatine sunuyoruz.

Son kararda yer alan Türk vatandaşı Mevlüde Hilal’in Çin Hükümetinden talep edilmesi ve küçük kızı Aişe ile Türkiye’ye getirilmesi için Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığına başvuru yaptık. Dışişleri Bakanlığımızı ve Pekin Büyükelçiliğini, Mevlüde Hilal için acilen resmi girişimleri yapmaya davet ediyoruz.

Aileleri onları hiç bırakmadı. Bizler de sadece avukat olarak değil, insan olarak onlara karşı sorumluluğumuzu yerine getirmeye çalışıyoruz. Masum bir insanı kurtarmak tüm insanlığı kurtarmak gibidir. Biz buna iman ederiz. Bu inançla onlar özgür oluncaya dek çabamızı sürdüreceğiz. Bu mücadeleye ne kadar çok insan destek verirse onların ailesine kavuşma imkanı o oranda güçlenecektir. Umut ve emek, zulmü yener ve hiçbir zulüm ilelebet sürmez."

Basın açıklamasının tamamı:

 

Önceki ve Sonraki Haberler