02.03.2019 23:54
“Yozlaşma Tehdidi Altında Müslümanca Duruş”
Yazı boyutunu büyütmek için : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Özgür-Der İzmir Şubesi alternatif eğitim seminerleri, Özgür-Der Genel Sekreteri Musa Üzer tarafından sunulan “Yozlaşma Tehdidi Altında Müslümanca Duruş” başlıklı konuyla devam etti.

Musa Üzer, konuşmasında özetle şunları anlattı:

"Batılı paradigmanın, küçücük bir coğrafyada bir yüz yılda meydana getirdiği gelişmeler, bütün bir dünyanın kaderi oldu. Batı dışı bütün toplumlar, bu standartlara göre yaşamak zorunda kaldılar. Müslümanlar, Hrıstiyanlar, Museviler, Budistler, Hindular, Şintoistler vs.

Bütün dinler evrensellik iddiasındadırlar. Modernizm ise, "tanrı"nın merkezde olduğu bir hayat yerine, insanın merkezde olduğu bir hayat öngörüyor. Bu bağlamda, İslam ya da İslam dediğimiz şey, hayattan kovuldu. Problemin aslı, daha varoluşsal bir temele dayanıyor. Nefes aldığımız dünya, bizi ilahî, gaybî olandan uzaklaştıran bir sisteme dayalı. Kültür, aile, medya, sanat, spor, siyaset, ekonomi; bizi daha fazla Müslüman olmaya çağıran bir sisteme dayalı değil. Bu kurulmuş düzeneği sorgulamamız lazım. Borç-alacak, okul, eşlerle problem, geçim, gündem; hepsi birer zindan gibi.

Batılı hayatın her şeyi, hepimizin her şeyi oldu. Ev, giyim, üniversite, toplum kurgusu, oturuş, kalkış…

Hakikatin belirleyicisi olarak kendini ortaya koyması empoze ediliyor insana. Dinin vaad ettiği cenneti, yeryüzünde oluşturmaya çalışıyor post-modernizm. "Beş duyu ile algılayamadığım şey yoktur" denmesi isteniyor. Hümanizm, insan sevgisi değil, insan aklını merkezîleştirmedir. Bizim hakikat tasavvurumuzda, nassı ortadan kaldırınca, boş konuşmuş olursun aslında. Yeryüzünden yaratıcıyı çekerseniz, insan ne yapar? Krize girip, uyuşturucu ile mutlu olmaya çalıştılar. Maalesef biz, işte bu adamların dününe sahibiz.

Sen neyi nasıl anlamlandırıyorsan, o, odur dediler. Hakikat odur. Kişi sayısı kadar hakikatin olduğu bir evrene geçtik. Ve biz Müslümanlar, bu sürecin için de girdik.

İnsanın, insanlık tarihinde olmadığı kadar çözüldüğü bir dönemdeyiz. İnsanın kendi tutkularının, heveslerinin, isteklerinin önemli olduğu; onların peşinden giderse mutlu ve özgür olacağı mesajı veriliyor.

Merkezsiz merkezîliktir aslında bu. Merkeze bir şeyi koymama durumu, merkez haline gelmiş. Özgürleştiğini zannettikçe girdaba giren insanlıkla karşı karşıyayız.

Biz bunları en çok, çocuklarımızla yaşayacağımız tartışmalarda göreceğiz.

Asi ruh, yeni baştan kuşanmamız gereken ruhtur. Hayatın bütün ünitelerine yönelik "LÂ" bilincini kuşanmalıyız.

"Örgütlendirilmiş hayat"ın hiçbir ünitesine din karışmıyor. Oysa biz, bütün mevcudatın hakkını korumakla görevliyiz.

Unutmayalım ki post-modernizm, en çok Asr Suresi'nden nefret eder!"

Program, soru-cevap ve katkı faslının ardından sona erdi.

DİĞER HABERLER