“Genelkurmay Elini Başörtüsünden Çek!”

“Genelkurmay Elini Başörtüsünden Çek!”

Genelkurmay imzalı kitapçıkta başörtüsüyle ilgili yer alan ibareler hakkında bir açıklama yapan Özgür-Der, başörtüsü düşmanlığında ordunun ne mantık ne de hukuk tanıdığının altını çizdi ve Genelkurmay ile hesaplaşmada gevşek davranan yetkilileri eleştirdi

Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, yaptığı açıklamada, militarizmin İslami ilke ve usullere uygun bir hayat yaşamak isteyen insanlara tahammülsüzlüğünün, düşmanlığının ürettiği çarpık mantığın ülkeyi boğduğunu ve toplumu gerdiğini belirtti. "Genelkurmay'ın ülkede çift başlı iktidar görüntüsüne yol açan, başına buyruk uygulamaları, ideolojik dayatmaları, hukuk ilkeleri yerine keyfiliği esas alan zihniyeti ile hesaplaşmanın vakti çoktan gelmiş ve geçmektedir. Bu noktada sorumlu pozisyonda bulunanlar harekete geçmek zorundadırlar." denen açıklamada AİHM'in verdiği tazminat cezası nedeniyle askeri yargı mantıksızlığının faturasının halka kesilmesinin de hesabı soruldu.

Özgür-Der Genel Merkezi'nden yapılan açıklama:

GENELKURMAY ELİNİ BAŞÖRTÜSÜNDEN ÇEK!

30 Eylül 2009

Yıllardır sergilediği çeşitli icraatlarıyla başörtüsü düşmanlığını adeta "değişmez, değiştirilmesi düşünülemez" bir sabite haline getirmiş Genelkurmay'ın konuya ilişkin çarpık tutumunu açığa çıkaran yeni bir belge ile karı karşıyayız. Ergenekon sanıklarından Org. Hurşit Tolon'da ele geçirilen ve Vakit gazetesinin bugünkü manşetinden duyurduğu Genelkurmay imzalı kitapçık başörtüsü düşmanlığında ordunun ne mantık ne de hukuk tanıdığının yeni bir göstergesini sunmaktadır.

"Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Kıyafet Düzenlemesi" başlığıyla ve Hizmete Özel notuyla yayınlanmış söz konusu kitapçıkta Türkiye'de uygulanmakta olan başörtüsü yasağının gerekçelendirilmesine çalışıldığı gözlenmekte. Yasakçıların yıllardır seslendirdiği bayat ve tutarsız tezler üşenilmemiş, bu kitapçıkta da sıralanmış: Başörtüsü ile türbanın ayrı şeyler olduğu; evde, tarlada kimsenin kıyafetine karışılmadığı ama laikliğin korunması için kamusal alanda farklı bir tutumun gerektiği; yasağın vatandaşların tek tipleşmemesi için de elzem olduğu; zaten Kur'an'da da örtünmenin emredilmediği ve benzeri bir dizi saçmalık göze çarpmakta.

Halktan toplanan vergilerle finans edilen bir kamu kurumunun halkın inancını, kimliğini, tercihini bu şekilde hedef alan bir yayına imza atması tipik bir yetki aşımı ve hukuksuzluk halidir. Daha temelde de Türkiye'de egemen sistemin ve resmi ideolojik yapılanmanın halkın iradesini ve taleplerini hiçe sayan, dayatmacı işleyişinin bir göstergesidir.

Militarizmin İslam'a ve İslami ilke ve usullere uygun bir hayat yaşamak isteyen insanlara tahammülsüzlüğünün, düşmanlığının ürettiği bu çarpık mantık ülkeyi boğmakta, toplumu germektedir. Genelkurmay'ın ülkede çift başlı iktidar görüntüsüne yol açan, başına buyruk uygulamaları, ideolojik dayatmaları, hukuk ilkeleri yerine keyfiliği esas alan zihniyeti ile hesaplaşmanın vakti çoktan gelmiş ve geçmektedir. Bu noktada sorumlu pozisyonda bulunanlar harekete geçmek zorundadırlar.

Askeri Yargı Mantıksızlığının Faturası Neden Halka Ödetiliyor?

İşte bugünkü basında yer alan ve AİHM'in Türkiye'yi ülkede cari askeri yargı mantıksızlığından ötürü cezalandırdığına dair taze bir örnek önümüzde durmakta. Türkiye hukuk kuralları hiçe sayılarak TSK'dan ve askeri okullardan ihraç edilen 21 kişiye 120.000 Avro ceza ödemeye mahkûm edilmiş. Önceki mahkûmiyetlerde olduğu üzere bu paralar da halkın cebinden çıkacak. Bu durumda sormak gerekmez mi, militarizmin hukuksuzluğunun bedelini niye halk ödüyor? Hiç kuşkusuz askeri yargı adı altında kendisi için bütünüyle özerk, başına buyruk bir işleyiş tesis eden ordu zihniyeti bu durumun kaynağıdır. Mamafih askerlerle ilgili düzenlemeler söz konusu olduğunda cesur davranmayarak hukuk dışılığı ayyuka çıkmış konularda dahi gerekli düzenlemeleri yapmaktan kaçınan ve sonuçta faturayı halka ödeten siyasiler de sorumludurlar, suçludurlar!

Özgür-Der

Önceki ve Sonraki Haberler