“ODTÜ, JİTEM Üssüdür; Dokunulamaz!”

“ODTÜ, JİTEM Üssüdür; Dokunulamaz!”

ODTÜ’de JİTEM kimliğine sahip bir görevliyi deşifre eden 5 öğrenciye tutuklama kararı çıkması üzerine bir açıklama yapan Özgür-Der, JİTEM’in varlığı bir yandan yalanlanırken bir yandan da hukuki dokunulmazlıkla korunduğunun altını çizdi.

Özgür-Der Genel Merkezi'nden yapılan açıklama:

 

ODTÜ, JİTEM'İN ÜSSÜ İSE

ÖĞRENCİLERİN YERİ DOĞAL OLARAK HAPİSHANELERDİR!

 

03 Mart 2009

Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde yaşanan bir olay, varlığı resmen ve ısrarla reddedilen JİTEM'in kirli ve karanlık işleyişini kamuoyunun gözleri önünde, üniversite yönetimlerinin ve mahkemelerin de desteği ile sürdürdüğünü göstermektedir.

 

19 Ocak 2009 tarihinde ODTÜ kampusunda öğrenciler, resimlerini çekip takip eden şüpheli bir şahsı durdurmuşlar; şüphelinin çelişkili beyanları üzerine, üzerini aradıklarında biri jandarma istihbarat elemanı kimliği olmak üzere iki ayrı kimliği olduğunu tespit etmişlerdi. İstihbaratçı kimliği taşıyan şahsın aynı zamanda telefonunda öğrencilere ait birçok resmin hafızaya kayıtlı olduğu, çok sayıda askeri personele ait telefon numarasının kayıtlı olduğu da tespit edilmişti. ODTÜ'lü öğrenciler, jandarma kimliği taşıyan şüpheli şahsın amacı ve görevinin üniversite yönetimince açıklanmasını talep etmişler ve bu açıklama yapılıncaya kadar şüphelinin kampustan çıkışına izin vermeyeceklerini söylemişlerdi.

 

JİTEM elemanı ve istihbaratçı kimliği taşıyan kişiyi öğrencilerin elinden almak için Jandarma birlikleri kantin ve yemekhane mahallini kuşatarak operasyona hazırlanmışlardı. ODTÜ idaresi adına Genel Sekreter Tanju Mehmetoğlu'nun araya girmesiyle öğrenciler tarafından bir tutanak tutulmuş ve şahıs jandarma birlik komutanına teslim edilmişti. Öğrencilerin suç duyurusu yapmaları üzerine OTDÜ yönetimi, söz konusu şüphelinin jandarma istihbaratçı olarak savcılık tarafından verilen izinle üniversite kampusunda faaliyet yürüttüğünü kabul etmişti.

 

Sonuç olarak JİTEM elemanının faaliyetlerini engellemek suçlamasıyla ODTÜ'lü 16 öğrenci Ankara Cumhuriyet Savcılığı'nın emriyle jandarma birlikleri tarafından gözaltına alınmış ve sevk edildikleri mahkeme tarafından 5 öğrencinin tutuklanmasına ve 6 öğrencinin adli kontrole tabi tutulmasına hükmedilmiştir. "JİTEM elemanını alıkoymak" suçlaması ile öğrencileri tutuklayan mahkeme ve bu duruma sessiz kalan üniversite yönetimi hem JİTEM'in varlığını tescil etmiş hem de üniversitelerin JİTEM'in doğal çalışma alanı olduğunu teyit etmişlerdir.

 

Devlet bir yandan JİTEM'in varlığını yalanlayadursun diğer yandan da örtülü veya açık her türlü istihbarat ve operasyonu mahkeme kararlarıyla garanti altına alıp, dokunulmaz ilan etsin. JİTEM istikrarlı bir biçimde Türkiye'nin dört bir tarafını faili meçhul cinayet ve sabotajlarla korku atmosferine boğuyor. Aynı JİTEM, Ergenekon Cuntası adına her türlü istihbarat ve operasyonu darbeye uygun bir zemin oluşturmak ve hükümeti devirmek üzere işlerlik kazandırıyor. Bütün bu kirli ve kanlı planlarını elini kolunu sallaya sallaya tezgahlayan Ergenekon ve JİTEM kadrolarından hesap sormak bir tarafa, yargı kurumları marifetiyle darbeci çetelerin siyasete ve topluma yönelik itirazları cezalandırılıyor.

 

Hukuk adına, kanun adına hukuksuzluk ve kanunsuzluk resmen devlet eliyle tahkim ediliyor. Siyaseti, toplumu, eğitimi Ergenekon, JİTEM vs gibi darbeci çetelerin tasallutuna kurban eden, askeri cuntalara karşı edilgen ve müsamahakâr tutumu içselleştiren yargı kurumlarının temel hak ve özgürlüklerini korumaya çalışan topluma karşı bu kadar cevval ve acımasız tutumu kabul edilemez. Hukuka, adalete, özgürlüklere ve topluma mesafe koyan, tavır alan, ve bunlar aleyhine çalışan bir mekanizmanın bağımsız yargı olduğuna inanmak için aklını ve vicdanını kaybetmiş olmak başlıca şart olsa gerektir.

 

Hülya Şekerci

Özgür-Der Genel Başkanı

Önceki ve Sonraki Haberler