Özgür-Der: "Yargı Tam Olarak Çürümüştür!"

Özgür-Der: "Yargı Tam Olarak Çürümüştür!"

Ergenekon ve Balyoz davalarındaki tahliyeler üzerine Özgür-Der Genel Merkezi bir açıklama yaptı.

BU OLAN BİTEN YARGI BAĞIMSIZLIĞININ DEĞİL, ÇÜRÜMÜŞLÜĞÜNÜN GÖSTERGESİDİR!

18 Haziran 2010

Ergenekon davalarında ardı ardına yaşanan gelişmeler Türkiye'de yargının nasıl bir ideolojik kuşatma altında olduğunun belgesi niteliğindedir. Sadece şu son birkaç gün içinde yaşanan olaylara bakmak bile ülkede yargı bağımsızlığı adı altında açık bir biçimde yargıçlar diktatörlüğü tesis edilmiş olduğunu gözler önüne sermektedir.

15 Haziran'da Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Ergenekon sanığı Mehmet Haberal'in tahliye taleplerini geri çeviren tam 9 hâkime tazminat cezası yağdırmıştır. Ardından, uzun süredir hummalı bir tarzda sürdürülen Erzincan Savcısı İlhan Cihaner'i kurtarma operasyonunda sona gelinmiş ve bugün sabah Yargıtay 11. Ceza Dairesi İlhan Cihaner'le birlikte tüm tutuklu sanıkları koşulsuz tahliye etmiştir. Ve bugün akşama doğru tablo Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 14 Balyoz sanığının tutukluluğuna yapılan itirazın 9. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmesiyle tamamlanmıştır.

Bu gelişmelerden sonra bir kez daha son günlerde internete düşen ses kayıtlarına, medyada yer alan görüşme tutanaklarını hatırlamakta yarar var. 18 Mayıs'ta internete düşen ve Yargıtay 8. Ceza Dairesi üyesi Hamdi Yaver Aktan'a ait olduğu söylenen kayıtta, sesin sahibi 11. Ceza Dairesi reisi Ersan Ülker'e "Cihaner'i tahliye et, Yargıtay Başkanlığını kap!" dediğini ifade ediyordu.

Adalet eski Bakanı Seyfi Oktay'ın görüşme tutanakları ise zaten Türkiye'de yargının işleyişinin adeta Seyfi Dede kriterlerine tabi olduğunun belgesi gibiydi. Günlerdir Seyfi Oktay'ın Yargıtay'dan HSYK'ya, çete sanıklarından uyuşturucu davalarına kadar her konuya dâhil olduğuna; bu arada başka Ergenekon sanıklarıyla birlikte Mehmet Haberal'in da tahliyesi için zemin oluşturmaya çalıştığına; daha Meclis'ten geçmemiş anayasa değişikliklerinin AYM tarafından iptali için AYM üyeleri nezdinde kulis yaptığına dair ifadelerini okuyoruz. 

Ne var ki sanki herkes kış uykusuna yatmış! İsimleri geçen, bağlantıları  açığa çıkan kurumlar, şahıslar adeta sağır olmuş, hiçbir şey söyleme ihtiyacı hissetmiyorlar. Bilakis operasyon, plan doğrultusunda işliyor; sanıklar tahliye ediliyor, adaylar netleşiyor ve AYM giyotini referandum sürecini kesmek ve Meclis'e haddini bildirmek için hazırlanıyor.  

Tüm bu manzara dört dörtlük bir çürümüşlük manzarasıdır. Tevil edilemeyecek, gizlenemeyecek, örtülemeyecek bir yozlaşma tablosudur. Bu kadar açığa  çıkmış, netleşmiş irtibatlara, kirli bağlantıların, karanlık hesapların açığa çıkmasına rağmen halen yargının bağımsızlığından dem vuranlar, gerçekleştirilmek istenen anayasa değişikliklerini iptal etmek için bahaneler üretenler halkın düşmanı oligarşik düzen savunucularıdır.

Bilinmelidir ki, bu saatten sonra ne Ergenekon davasında Yargıtay'ın vereceği kararların ne de AYM'nin anayasa değişiklikleri hakkında vereceği iptal kararının bir meşruiyeti vardır. Hukuk devleti kriterleriyle ilgisi bulunmayan bu kararların olsa olsa "Seyfi Dede kriterleri"ni yansıtacağı açıktır. Asla hukuk diye bir kaygısı olmayan laik-Kemalist oligarşik düzene, Ergenekon ruhu ve Seyfi Dede kriterlerinin çok yakıştığını görüyor, hayırlı olsun diyoruz!

Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya

Önceki ve Sonraki Haberler