Tatvan’da “Tevhid Bilinci” Semineri

Tatvan’da “Tevhid Bilinci” Semineri

Tatvan Özgür-Der tarafından düzenlenen Bilinç Seminerlerinde bu hafta A. Beyazyüz ‘Tevhid Bilinci’ni anlattı.

HAKSÖZ-HABER

Abdulhakim BEYAZYÜZ, Tatvan Özgür-Der’de “Tevhid Bilinci” başlıklı bir seminer verdi.

İbrahim Aykan’ın okuduğu Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda Beyazyüz, özetle şunları söyledi:

Kur’an’da tevhid defalarca tekrar edilerek anlatılır. Bütün peygamberlerin gönderiliş amacı tevhiddir. Peygamberler kendilerini terbiye eden Rablerinin istediği şekilde toplumları ve insanları terbiye etmeye çalışmışlardır. “Allah’a ibadet edin sizin Ondan başka ilahınız yoktur.” diyor Rabbimiz. Rabbimiz tevhidi çok önemsediği içindir ki kendisine şirk koşanı yanı tevhid konusunda yanlış yapanı affetmez. Tevhidi anlamayan bir insanı namaz, oruç ve zekat kurtaramaz. İman ancak tevhidle gerçekleşir. Her kim ki hayatında Allah’ı tek mabud olarak görse ve ona göre yaşarsa kurtulur. İnsanları çoğu Allah’a ortak koşmadan iman etmezler. İstisnalar olsa da gerçek budur. Allah’ı inkar eden yoktur. Allah’ı birlememek ve tevhid sorunu vardır. Bu sorun her zaman ve her dönemde olmuştur. Allah tek ilahtır. Ondan başka İlah yoktur. Kur‘an bizlere Allah’ın vahid ve ehed olduğunu söylüyor. Ehed olmak, eşi benzerinin ve tekinin olmamasıdır.

Rabbimizin ilah olmasının vasıfları:

1-Yaratcı olmak:

Ondan başka ilah edinen her şey yaratılmıştır. Yaratılmayan tek varlık Allah’tır. Onun için O, ilah olmayı hak edendir. Hiç yaratılan bir varlık ilah olur mu? Eğer yaratılan bir varlık ilah edinilse o varlığın ne kendisine nede kendisine tapana faydası yoktur. Tek fayda verici Allah’tır.

2-Malik olmak:

Her şeyin sahibi olmaktır. Evrende bulunan her şeyin sahibi olan varlık ancak İlah olabilir. Her şeyin sahibi ancak ve ancak Allah olduğu için ilah olmayı hak ediyor. O’nun Malikiliği ölçülemez. Kendini malik olarak görenlerin tüm varlıklar dünya ile sınırlı olduğunu görüyoruz. Oysa Allah sınırsız bir Malikiliğe sahip olduğundan, bizim acizliğimiz O’nun Malikliğini ölçemez ortaya çıkaramaz. Evrende bulunan her şey güneş, ay, yıldız, su, bitkiler, hayvanlar sadece O’na secde ederler. Malik olan Allah mıdır yoksa firavunlar, nemrutlar, tağutlar, Ümeyye Bin Halef’ler mi? Sadece Allah maliktir.

3-Alim omak:

O, her şeyi bilendir. Her şey O’nun ilmi ile kuşatılır. İnsana verilen ilim sınırlıdır. Oysa Allah’ın ilmi sınırsızdır. Sonsuz ilme sahip olduğu içindir ki O, ilah olmayı hak edendir. Yeryüzündeki tüm ağaçlar kalem olsa, tüm denizler mürekkep olsa, yedi kat o kadar yine gelse Allah’ın ilmini yazmaya yetmez eksik kalır. Bizler geleceği bilemeyiz. Yanımızdaki bir insanın kalbinde ve aklında geçeni bilemeyiz. Ancak Allah bunları bilir. O’nun ilminden izinsiz yaprak düşmez. O,zahir olan ve batin olandır. Evrende mükemmel olan sadece O’dur.

4-Kudretli olmak:

Allah bir şeye ’ol’ demesi yeterlidir. ‘Ol’ dese deniz ikiye yarılır, ateş gül bahçesine döner, ölüden diriyi, diriden ölü çıkarır. Onun için Allah tek ilah olmayı hak edendir. Allah‘a hiçbir şey güç gelmez. O’nun gücü her şeye yetendir.

5-Hüküm sahibi olmak:

Yaratıcı olan aynı zamanda hüküm sahibi olur. Evreni yaratan Allah ise hüküm veren de Allah olur. Allah’ın hükümlerine uymayanlar ziyanda olurlar. Allah’ın dışında başka birilerinin hükmü altında olanlar sürekli zelil ve perişan olurlar. Allah’ın koyduğu hükümleri ve kanunları kabul etmeyenler yeryüzünde hüsrana uğradıkları gibi yarın hesap gününde de hüsrana uğrarlar. Hiç kimsenin makamı, parası, aşireti, kavmi ve ırkı onu kurtaramaz. Kurtuluş ancak Allah’ın hükümlerine uymakla mümkün olur. Eğer bize verilen akıl bu hükümlere göre işlemese bizler kayıp eden cahillerden oluruz. Onun için Allah’ın hükümlerine uymayanlar ister zengin olsun isterse profesör olsun cahil olarak bilinir.

Her kim Allah’ın hükümleri ile hüküm etmiyorsa, kendi hükümlerini dayatıyorsa, o kişi Allah katında kafir, zalim ve fasıklardan sayılır. Allah’ın hükmü ile hüküm etmeyenler tağutturlar. Tağutlar insanı nurdan karanlıklara götürür. Irkçılık, ahlaksızlık, yalan, zina v.b. bataklıklar tağutların işidir.

Allah bizleri seviyor ve bizlerden razı olmak istiyor. Allah cömerttir, bizlerden cömert olmamızı istiyor. O adildir, bizlerden adil olmamızı ister. Temizdir, temiz olmamızı ister. Merhametlidir, merhametli olmamızı ister. Onun için insan ancak, Allah’ın istediği şekilde yani vahiyle kendini inşa ederse kurtulabilir.

Tevhidin zıddı şirktir. İnsanların çoğu şirk koşmadan yaşayamazlar. İnsanlar en çok şefaat ve yardım istemede şirk koşarlar. İnsanoğlu yaratış icabı zayıf ve güçsüz yaratıldığından, kendinden güçlü olan Allah ile arasına aracılar koyar. Bu aracılardan şefaat, yardım ve merhamet beklerler. Günahlarımızı ancak Allah affeder. Allah’tan başka kimse bize merhamet etmez ve yardım edemez. Babalarımız zengin ve fakir olması hatta peygamber a bile olması bizi kurtaramaz.

“Onlar Allah'ı bırakıp hahamlarını, papazlarını ve Meryem oğlu Mesih'i rableri olarak kabul ettiler.” (Tevbe, 31) Oysa insanlar yalnız Allah’ı rab edinmeleri gerekir. Allah’ın izni olmadan kimse bize şefaat edemez yardım edemez.

Bu nedenle Tevhid en iyi Allah’ın kelamı olan Kur’an ile anlayabiliriz. Kur’an doğru yolu gösterir. Hayatımızı Kur’an’la inşa edelim. Her gün Kur’an okuyalım. Kur’an’ı anlamaya çalışalım. Allah’la buluşmak ve konuşmak için Kur’an’la buluşalım.

tatvan-seminer0.jpg

tatvan-seminer01.jpg 

Önceki ve Sonraki Haberler