Başörtüsü Onurumuzdur, Koruyacağız!!!

Başörtüsü Onurumuzdur, Koruyacağız!!!

Özgür-der Bursa şubesi devam ede gelen ve özellikle son zamanlarda arttırılan başörtüsü zulmünü protesto etmek için basın açıklaması düzenledi.

Özgür-der Bursa şubesi devam ede gelen ve özellikle son zamanlarda arttırılan başörtüsü zulmünü protesto etmek için basın açıklaması düzenledi. Açıklama sloganlar eşliğinde Orhangazi Parkında 12.30'da yapıldı. Mazlum-der genel yönetim kurulu üyesi Şakir Çalışkan'ın yaptığı konuşmada başörtüsünün halkın ortak ve vazgeçilemez değeri olduğunu, hükümeti tekrar iktidara getiren unsur olduğunu ve iktidarın bu sorunu çözmek için artık bir mazeretinin olamayacağını ifade etti.

"Yasakçılar yenilecek, direnenler kazanacak. Örtüne, inancına, kimliğine sahip çık 28 Şubat zorbalığına son, başörtüsüne özgürlük" dövizlerinin taşındığı eylemde. "Darbeye hayır, eğitime özgürlük… Başörtüsü onurumuzdur, koruyacağız." sloganları atıldı. Daha sonra halka Kur'an Meali dağıtıldı. Basın açıklamasını Özgür-der üyesi Sara Işıklar okudu.

Basın açıklamasının tam metni:

BAŞÖRTÜSÜ   ONURUMUZDUR   KORUYACAĞIZ!!!

Bugün inancımıza, kimliğimize, değerlerimize karşı başlatılan saldırıları kınamak için birçok şehirde olduğu gibi biz de bu meydandayız.

Cumhurbaşkanlığı seçimi ve anayasada yapılması gereken değişikliklerle yeniden alevlenen başörtüsü tartışmalarını esefle izliyoruz.

Rabbimizin Kur'an'da açıkça emrettiği başörtüsünün kâh küçümsenerek kâh aşağılanarak, batılı modacılar eliyle düzenleme teklifi küstahlığına kadar vardırılması yine dikkatle izlenmesi gereken bir durumdur.

Şu ana kadar yapılan bütün anketlerde başörtüsünün % 75 oranında gerek okullarda, gerek çalışma hayatında tamamen serbest olması gerçeği ortada duruyorken, bir avuç azınlığın bu yasağı sürdürmek istemesini de halkımızın insafına bırakıyoruz. Ki bu azınlık hayal ürünü korku psikolojisi yayarak, çatışma ihtimalini gündemde tutmaya çalışıyor.

Gerek bu despot mantığa, gerekse onların işbirlikçilerine soruyoruz: "Başörtüsünden dolayı bu güne kadar nerde bir gerginlik, nerde bir tartışma olmuştur?" Sadece zorbalıklarını gizlemek için bu tür yalan gerekçelere sığınıyorlar. Gerçek mutabakat söz ettiğimiz gibi halkımız açısından % 75 oranında sağlanmış durumdadır. Ama sizin istediğiniz mutabakat sadece bir avuç laikçi zorbayla yapılacak mutabakatsa bunun akılla, izanla ilgisinin olmadığını düşünüyoruz.

Darbeyi savunanların haricinde tüm partilerin seçim çalışmasında bu sorunu çözmek için söz vermelerine rağmen yasağın giderek çözümsüz hale gelmesi de bir avuç despotik azınlığın Türkiye üzerindeki etkisini göstermiş olmuyor mu?

Yine halkın % 47 ' sinin oyunu almış bir iktidarın en azından kendi deyimiyle bireysel haklar açısından çözmesi gereken(cumhurbaşkanının eşini de ilgilendiren) bu sorunu çözememesini anlamak mümkün olabilir mi?

Biz bütün bunların yıllardan beri tek tip insan üretme çabalarının bir ürünü olduğunu biliyoruz. Bununla beraber Allah'ın emri olan başörtümüzü, kimliğimizi, ibadetimiz olduğundan dolayı savunacağız ve bu dayatmalara karşı yılmayacağız.

Biz kimsenin dininin, hayat sisteminin zorbalıkla oluşturulacağını benimsemiyoruz. Aynı zamanda biz kendi değerlerimize zorbaca yaklaşımları reddediyoruz.

Ve buradan iktidara sesleniyoruz:

Darbeci mantığın ürettiği YÖK ve benzeri oluşumların beklentilerine değil, sizi oraya getiren halkın beklentilerine cevap vermelisiniz

Son söz olarak da yasakçı, darbeci sistemin taraflarına sesleniyoruz:

Biz peygamberlerden gelen, zalime karşı direniş mektebinin öğrencileriyiz. Zorba güçlerin dayatmaları karşısında yılmadan direneceğiz.

ZULME ASLA BOYUN EĞMEYECEĞİZ.

BAŞÖRTÜSÜ ONURUMUZDUR KORUYACAĞIZ!

 

ÖZGÜR-DER BURSA ŞUBESİ

Önceki ve Sonraki Haberler